# Neml Sûresi, 66. Âyet (27:66)

> بَلِ ٱدَّٰرَكَ عِلْمُهُمْ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ ۚ بَلْ هُمْ فِى شَكٍّ مِّنْهَا ۖ بَلْ هُم مِّنْهَا عَمُونَ

*Beli-ddârake ‘ilmuhum fî-l-âḣira(ti)(c) bel hum fî şekkin minhâ(s) bel hum minhâ ‘amûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Ahiret (gününün gerçekleşeceği) hakkında bilgi (peygamberler aracılığı ile) onlara peş peşe gelmiştir. Fakat onlar bu konuda şüphe içindedirler. Daha doğrusu onlar ahiretten yana kördürler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/27/66

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Neml Suresi 66. ayet, ahiret inancına sahip olmayanların bu konudaki bilgi eksikliklerini, şüphelerini ve körlüklerini vurgular. Ayet, 'idderake', 'şekk' ve 'amûn' kavramları üzerinden ahirete dair kesin bilgiye ulaşamama, tereddüt ve hakikati görememe durumlarını dilbilimsel bir derinlikle ele alır.","keyConcepts":[{"word":"ٱدَّٰرَكَ","root":"د ر ك","rootLatin":"d-r-k","meaning":"Ahiret hakkındaki bilgilerinin yetersiz kalması, tamamlanamaması veya birbirini tutmaması anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'idderake' fiilinin 'tedâruke' kökünden geldiğini ve 'birbirini takip etmek, yetişmek, tamamlanmak' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımıyla, ahiret hakkındaki bilgilerinin birbirini tamamlamadığı, eksik kaldığı veya çeliştiği, dolayısıyla kesin bir bilgiye ulaşamadıkları ifade edilir. (s. 325)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'derk' kökünün bir şeye ulaşmak, onu idrak etmek anlamına geldiğini açıklar. 'İdderake' (tedâruke) ise, bir şeyin peşinden gitmek, ona yetişmek veya bir şeyin eksik kalması, tamamlanamaması anlamında kullanılır. Ayetteki bağlamda, ahiret hakkındaki bilgilerinin yetersiz kalması, onu tam olarak kavrayamamaları ve bu konuda kesin bir sonuca ulaşamamaları kastedilir. (s. 176)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki bilgi ve idrak kavramlarını incelerken, 'derk' kökünün 'bir şeyi tam olarak kavramak, ona ulaşmak' anlamını taşıdığını belirtir. 'İdderake' fiilinin bu ayetteki kullanımı, ahiret bilgisinin eksik, yetersiz ve tamamlanmamış olduğunu, dolayısıyla hakikate ulaşmaktan uzak olduklarını gösterir. (s. 150-152)"}]},{"word":"شَكٍّ","root":"ش ك ك","rootLatin":"ş-k-k","meaning":"Ahiret konusunda kesin bir inanca sahip olmamaları, tereddüt ve kuşku içinde bulunmalarıdır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'şekk' kelimesinin 'tereddüt, kuşku' anlamına geldiğini ve bir konuda iki ihtimal arasında kalma durumunu ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'bel hum fî şekkin minhâ' ifadesi, ahiret konusunda kesin bir bilgiye sahip olmamaları ve bu konuda tereddüt içinde olmaları mecazını taşır. (c. 2, s. 104)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'şekk'in 'bir şeyin hakikatini bilmemek, iki zıt şey arasında tereddüt etmek' olduğunu açıklar. Kur'an'da genellikle iman ve yakin zıddı olarak kullanılır. Bu ayette, ahiretin varlığı ve mahiyeti hakkında kesin bir inanç yerine, belirsizlik ve tereddüt içinde olmaları vurgulanır. (c. 3, s. 367)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'şekk' kavramının Kur'an'da genellikle imanın zıddı olarak kullanıldığını ve 'kesin bilgiye ulaşamama, tereddüt etme' anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'şekk' ifadesi, ahiret konusunda kesin bir bilgiye sahip olmamaları ve bu konuda tereddüt içinde olmaları durumunu net bir şekilde ortaya koyar. (s. 210)"}]},{"word":"عَمُونَ","root":"ع م ي","rootLatin":"a-m-y","meaning":"Ahiret gerçeğini göremeyen, idrak edemeyen, manevi körlük içinde olan kimselerdir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'amâ' kelimesinin hem göz körlüğü hem de kalp körlüğü, yani hakikati idrak edememe anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'hum minhâ amûn' ifadesi, ahiret gerçeğini göremeyen, onu idrak edemeyen, manevi olarak kör olan kimseleri tanımlar. (s. 320)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'amâ'nın 'basiret körlüğü' anlamına geldiğini ve hakikati görmekten aciz olmayı ifade ettiğini açıklar. Bu ayetteki 'amûn' kelimesi, ahiret konusunda sadece bilgi eksikliği değil, aynı zamanda bu gerçeği idrak etme ve kabul etme noktasında bir tür manevi körlük yaşadıklarını vurgular. (s. 675)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'körlük' (amâ) kavramının genellikle fiziksel körlükten ziyade, hakikati görememe, manevi idrakten yoksun olma anlamında kullanıldığını vurgular. Bu ayetteki 'amûn' ifadesi, ahiret gerçeğine karşı olan bu manevi körlüğü, yani hakikati idrak edememe ve kabul edememe durumunu çok güçlü bir şekilde ifade eder. (s. 180-182)"}]}]}

## Tefsir

{"topics":["ahiret-mukafat","gayb","kufur-sirk","dirilis"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"بَلِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İbtidâ","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بَل","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"bilakis"},{"position":2,"surface":"ٱدَّٰرَكَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"د-ر-ك","rootLatin":"d-r-k","lemma":"إِدَّارَكَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yetişti/tamamlandı"},{"position":3,"surface":"عِلْمُهُمْ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عِلْم","form":"-","features":{"number":"Müfred","gender":"Müzekker","state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"bilgileri"},{"position":3,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":4,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":5,"surface":"ٱلْـَٔاخِرَةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-خ-ر","rootLatin":"'-ḫ-r","lemma":"آخِرَة","form":"-","features":{"number":"Müfred","gender":"Müennes","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ahiret"},{"position":6,"surface":"بَلْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İbtidâ","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بَلْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"bilakis"},{"position":7,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"onlar"},{"position":8,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":9,"surface":"شَكٍّ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ش-ك-ك","rootLatin":"ş-k-k","lemma":"شَكّ","form":"-","features":{"number":"Müfred","gender":"Müzekker","state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şüphe"},{"position":10,"surface":"مِّنْهَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":10,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَا","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ondan"},{"position":11,"surface":"بَلْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İbtidâ","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بَلْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"bilakis"},{"position":12,"surface":"هُم","pos":"harf","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"onlar"},{"position":13,"surface":"مِّنْهَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":13,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَا","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ondan"},{"position":14,"surface":"عَمُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ع-م-ي","rootLatin":"'-m-y","lemma":"عَمٍ","form":"-","features":{"number":"Cemi","gender":"Müzekker","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"kördürler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/66*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/66*
