# Neml Sûresi, 68. Âyet (27:68)

> لَقَدْ وُعِدْنَا هَـٰذَا نَحْنُ وَءَابَآؤُنَا مِن قَبْلُ إِنْ هَـٰذَآ إِلَّآ أَسَـٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

*Lekad vu'idnâ hâżâ nahnu ve âbâunâ min kablu in hâżâ illâ esâtîru-l-evvelîn(e)*

**Meal (Diyanet):** "Andolsun, bizler de bizden önce babalarımız da bununla tehdit edilmiştik. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/27/68

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Neml Suresi 68. ayet, inkarcıların ahiret inancına karşı takındıkları alaycı ve reddedici tavrı, 'vaat', 'atalar' ve 'masallar' gibi kavramlar üzerinden dile getirmektedir. Ayet, dirilişin imkansızlığını iddia edenlerin, bu inancı geçmişin uydurma hikayeleri olarak görmesini dilbilimsel olarak ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"وُعِدْنَا","root":"و ع د","rootLatin":"v-a-d","meaning":"Bize vaat edildi, tehdit edildi veya söz verildi anlamında kullanılmıştır, burada diriliş vaadine atıf vardır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Va'd (الوعد), hayır ve şer için kullanılan bir sözdür. Hayır için kullanıldığında 'vaat', şer için kullanıldığında 'tehdit' anlamına gelir. Ayetteki 'وُعِدْنَا' ifadesi, inkarcıların alaycı bir dille, kendilerine ve atalarına dirilişin vaat edildiğini, ancak bunu bir tehdit veya boş bir söz olarak algıladıklarını gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'وُعِدْنَا' kelimesinin burada 'tehdit edildik' anlamında kullanıldığını belirtir. İnkar edenler, diriliş vaadini kendilerine yöneltilmiş bir tehdit olarak görmekte ve bu vaadin gerçekleşmeyeceğine inanmaktadırlar. Bu, Kur'an'ın mecazi anlatımında bir vaadin olumsuz bir bağlamda tehdit olarak algılanabileceğini gösterir."}]},{"word":"ءَابَآؤُنَا","root":"أ ب و","rootLatin":"e-b-v","meaning":"Atalarımız, babalarımız demektir ve geçmiş nesillerin diriliş inancına dair şüphelerini ifade etmek için kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ءَابَآؤُنَا' kelimesinin 'babalarımız' ve daha geniş anlamda 'atalarımız' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanım, inkarcıların, kendileri gibi atalarının da bu tür bir diriliş vaadiyle karşılaştığını ve bunun gerçekleşmediğini ima ederek, bu inancı reddetme gerekçesi olarak sunduklarını gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'أب' (eb) kelimesinin hem gerçek babayı hem de ataları kapsayan geniş bir anlam taşıdığını ifade eder. Ayetteki 'ءَابَآؤُنَا' ifadesi, inkarcıların, diriliş inancının sadece kendilerine değil, geçmiş nesillerine de söylendiğini ve bunun bir 'masal' olduğunu iddia ederek, bu inancın köklü bir yanılgı olduğunu vurgulamak istediklerini gösterir."}]},{"word":"أَسَـٰطِيرُ","root":"س ط ر","rootLatin":"s-t-r","meaning":"Masallar, efsaneler veya öncekilerin yazıları anlamına gelir ve inkarcıların diriliş inancını küçümsemek için kullandıkları bir ifadedir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Esâtîr (أساطير), 'ustûre' kelimesinin çoğuludur ve 'yazılmış şeyler', 'masallar' veya 'öncekilerin hikayeleri' anlamına gelir. Râgıb, bu kelimenin genellikle asılsız ve uydurma hikayeler için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'أَسَـٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ' ifadesi, inkarcıların Kur'an'ın diriliş ve ahiretle ilgili ayetlerini, geçmişten kalma boş ve gerçek dışı hikayeler olarak gördüklerini açıkça ortaya koyar."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Es-Sicistânî, 'esâtîr' kelimesinin 'yazılmış, derlenmiş hikayeler' anlamına geldiğini ve genellikle 'yalan' veya 'uydurma' anlamı taşıdığını ifade eder. Ayetteki kullanımı, inkarcıların Kur'an'ın getirdiği mesajı, özellikle de ahiret inancını, ciddiye alınmaması gereken, eski zamanlardan kalma uydurma hikayeler olarak nitelendirdiklerini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'esâtîr' kelimesinin Kur'an'da genellikle inkarcılar tarafından peygamberlerin getirdiği ilahi mesajı değersizleştirmek ve onu insan ürünü, uydurma hikayeler olarak göstermek amacıyla kullanıldığını belirtir. Bu ayette de 'أَسَـٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ' ifadesi, diriliş inancının ilahi kökenini reddetmek ve onu sıradan, eski masallar seviyesine indirmek için kullanılmıştır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["dirilis","musrikler","kiyamet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"Andolsun ki","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":1,"surface":"قَدْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tahkîk","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"قَدْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"gerçekten","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Tahkîk edatı"},{"position":2,"surface":"وُعِدْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"و-ع-د","rootLatin":"w-'-d","lemma":"وَعَدَ","form":"Fe'ale","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"vaat edildik","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":2,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nâib-i Fâil olduğu için mahallen merfû","gloss":"biz","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Nâib-i fâil"},{"position":3,"surface":"هَـٰذَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَـٰذَا","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"bu","binaDurumu":"Mebnî (ism-i işaret)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":4,"surface":"نَحْنُ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Tekid zamiri olduğu için mahallen merfû","gloss":"biz","binaDurumu":"Mebnî (munfasıl zamir)","gorev":"Te'kîd"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":5,"surface":"ءَابَآؤُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ب-و","rootLatin":"a-b-w","lemma":"أَب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Atıf olduğu için merfû","gloss":"babalarımız","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Ma'tûf","izafet":"Muzâf"},{"position":5,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"bizim","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":6,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":7,"surface":"قَبْلُ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"q-b-l","lemma":"قَبْل","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh hazfedildiği için mebnî","gloss":"önce","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Zaman zarfı"},{"position":8,"surface":"إِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değildir","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":9,"surface":"هَـٰذَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَـٰذَا","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"bu","binaDurumu":"Mebnî (ism-i işaret)","gorev":"Mübteda"},{"position":10,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Hasr","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ancak","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":11,"surface":"أَسَـٰطِيرُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ط-ر","rootLatin":"s-t-r","lemma":"أُسْطُورَة","form":"Efâ'îl","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"masallarıdır","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Haber","izafet":"Muzâf"},{"position":12,"surface":"ٱلْأَوَّلِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ا-و-ل","rootLatin":"a-w-l","lemma":"أَوَّل","form":"Ef'al","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"öncekilerin","irabMarker":"yâ ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Lekad"},{"position":2,"translit":"vu'idnâ"},{"position":3,"translit":"hâżâ"},{"position":4,"translit":"nahnu"},{"position":5,"translit":"ve"},{"position":6,"translit":"âbâunâ"},{"position":7,"translit":"min"},{"position":8,"translit":"kablu"},{"position":9,"translit":"in"},{"position":10,"translit":"hâżâ"},{"position":11,"translit":"illâ"},{"position":12,"translit":"esâtîru-l-evvelîn(e)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/68*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/68*
