# Neml Sûresi, 72. Âyet (27:72)

> قُلْ عَسَىٰٓ أَن يَكُونَ رَدِفَ لَكُم بَعْضُ ٱلَّذِى تَسْتَعْجِلُونَ

*Kul ‘asâ en yekûne radife lekum ba'du-lleżî testa'cilûn(e)*

**Meal (Diyanet):** De ki: "Belki de acele gelmesini istediğiniz şeyin bir kısmı size çok yaklaşmıştır."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/27/72

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Neml Suresi 72. ayet, inkarcıların azap taleplerine karşı bir uyarı niteliğindedir. Ayet, acele ettikleri azabın bir kısmının yakın zamanda başlarına gelebileceğini ifade ederek, ilahi takdirin ve zamanlamanın önemini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"عَسَىٰٓ","root":"ع س ى","rootLatin":"a-s-y","meaning":"Umut, beklenti veya ihtimal ifade eden bir fiil olup, ayette 'belki, umulur ki' anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'asâ' kelimesinin Kur'an'da Allah'a nispet edildiğinde kesinlik ifade ettiğini, insanlara nispet edildiğinde ise umut ve beklenti anlamına geldiğini belirtir. Bu ayette, Allah'ın sözü olarak geldiği için, acele edilen azabın gerçekleşme ihtimalinin güçlü olduğunu ima eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'asâ'nın 'teraccî' (umut etme) ve 'işfâk' (korkma) manalarına geldiğini, ancak Kur'an'da Allah'tan bahsedildiğinde 'tahkîk' (gerçekleşme) anlamı taşıdığını ifade eder. Ayetteki kullanımı, inkarcıların alaycı taleplerine karşılık, azabın yakınlığını ve kaçınılmazlığını vurgular."}]},{"word":"رَدِفَ","root":"ر د ف","rootLatin":"r-d-f","meaning":"Bir şeyin arkasından gelmek, takip etmek veya hemen ardından yetişmek anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'redife' kelimesinin 'bir şeyin arkasından gelmek, onu takip etmek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'redife lekum' ifadesi, acele edilen azabın, inkarcıların peşinden gelerek onlara yetişeceğini, yani gerçekleşeceğini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'redife' fiilinin 'bir şeye yakın olmak, hemen ardından gelmek' manasında kullanıldığını açıklar. Bu ayette, inkarcıların alaycı bir şekilde talep ettikleri azabın, ummadıkları bir anda ve hızla kendilerine ulaşacağını mecazi bir dille anlatır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'redf'in bir şeyin arkasına binmek veya bir şeyi takip etmek olduğunu söyler. 'Redife lekum' ifadesi, azabın onlara arkadan yetişeceğini, yani kaçınılmaz bir şekilde onları bulacağını ve onlara musallat olacağını gösterir."}]},{"word":"تَسْتَعْجِلُونَ","root":"ع ج ل","rootLatin":"a-j-l","meaning":"Acele etmek, bir şeyin çabucak olmasını istemek veya hızlandırmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'acele' kelimesinin bir şeyin vaktinden önce gerçekleşmesini istemek olduğunu belirtir. Ayetteki 'testa'cilûn' ifadesi, inkarcıların alaycı bir tavırla, kendilerine vaat edilen azabın hemen gelmesini talep etmelerini ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'acele'nin bir şeyin vaktinden önce gerçekleşmesini istemek olduğunu ve bu fiilin Kur'an'da genellikle olumsuz bir bağlamda, sabırsızlık veya alaycılıkla kullanıldığını açıklar. Ayette, inkarcıların azabı küçümseyerek ve alay ederek acele etmelerine bir cevap niteliğindedir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'acele' kavramının Kur'an'da genellikle insanın sabırsızlığını, dünya hayatına olan düşkünlüğünü ve ahiret azabını hafife almasını ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, inkarcıların azabı ciddiye almayıp acele etmeleri, onların yanlış bir beklenti içinde olduklarını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["imtihan-bela","musrikler","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قُلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"De ki"},{"position":2,"surface":"عَسَىٰٓ","pos":"fiil","posDetail":"Nakıs Fiil","root":"ع-س-ى","rootLatin":"ʿ-s-y","lemma":"عَسَى","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"belki"},{"position":3,"surface":"أَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَن","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ki"},{"position":4,"surface":"يَكُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Harf-i nasb olan 'أن'den sonra geldiği için mansûb","gloss":"olur"},{"position":5,"surface":"رَدِفَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر-د-ف","rootLatin":"r-d-f","lemma":"رَدِفَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"hemen başınıza geldi"},{"position":6,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":6,"surface":"كُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":7,"surface":"بَعْضُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-ع-ض","rootLatin":"b-ʿ-ḍ","lemma":"بَعْض","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Fiil-i nakıs 'كان'nin ismi olduğu için merfû","gloss":"bir kısmı"},{"position":8,"surface":"ٱلَّذِى","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِى","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh konumunda olduğu için mebnî","gloss":"şey"},{"position":9,"surface":"تَسْتَعْجِلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ج-ل","rootLatin":"ʿ-j-l","lemma":"اِسْتَعْجَلَ","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"acele ettiğiniz"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/72*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/72*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/72*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/72*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/72*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *27/72*
