# Neml Sûresi, 75. Âyet (27:75)

> وَمَا مِنْ غَآئِبَةٍ فِى ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ إِلَّا فِى كِتَـٰبٍ مُّبِينٍ

*Vemâ min ġâ-ibetin fî-ssemâ-i vel-ardi illâ fî kitâbin mubîn(in)*

**Meal (Diyanet):** Gökte ve yerde gaib (gizli) hiçbir şey yoktur ki apaçık bir Kitap'ta (Levh-i Mahfuz'da) olmasın.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/27/75

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Neml Suresi 75. ayet, Allah'ın ilminin kuşatıcılığını ve her şeyin ilahi bir kayıtta mevcut olduğunu vurgular. Ayet, 'gayb' ve 'kitab-ı mübin' kavramları üzerinden, evrendeki hiçbir şeyin Allah'ın bilgisinden gizli kalmadığını ve her şeyin önceden belirlenmiş bir düzene tabi olduğunu ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"غَآئِبَةٍ","root":"غ-ي-ب","rootLatin":"ğayn-ye-be","meaning":"Göklerde ve yerde gizli kalmış, bilinmeyen, görünmeyen her şey.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'gayb' kelimesini 'gözden kaybolan, idrak edilemeyen' olarak tanımlar. Ayetteki 'gâibe' ise, göklerde ve yerde insan idrakinin ötesinde kalan, Allah'tan başka kimsenin bilemediği her şeyi ifade eder. Bu, Allah'ın ilminin mutlaklığını ve her şeyi kuşatıcılığını gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'gayb'ı 'duyularla idrak edilemeyen, gizli olan' şeklinde açıklar. Ayetteki 'mâ min gâibetin' ifadesi, göklerde ve yerde hiçbir gizli şeyin istisna olmaksızın, Allah'ın ilminden ve kaydından hariç tutulamayacağını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'gayb' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın mutlak bilgisiyle ilişkili olduğunu belirtir. Ayetteki 'gâibe', insan için bilinmez olanın, Allah için tamamen açık ve kayıtlı olduğunu ifade ederek, Allah'ın her şeyi kuşatan ilmini pekiştirir."}]},{"word":"ٱلسَّمَآءِ","root":"س-م-و","rootLatin":"sin-mim-vav","meaning":"Yeryüzünün üzerindeki her şey, gökler, uzay.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'semâ' kelimesini 'yüksek olan, yukarıda bulunan' olarak açıklar. Ayetteki 'fî's-semâi' ifadesi, Allah'ın ilminin sadece yeryüzüyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda göklerdeki tüm varlıkları ve olayları da kapsadığını belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'semâ'yı 'yüksek ve yüce olan' şeklinde mecazi bir anlamda da kullanır. Ayetteki bağlamda ise, göklerin genişliğini ve içerdiklerini ifade ederek, Allah'ın ilminin evrensel boyutunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'semâ' kelimesinin 'yüksek olan her şey' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle yeryüzünün zıttı olarak kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'semâ' ve 'ard' (yer) ikilisi, Allah'ın ilminin tüm evreni kuşattığını gösterir."}]},{"word":"ٱلْأَرْضِ","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"elif-ra-dad","meaning":"Yeryüzü, üzerinde yaşadığımız gezegen.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ard' kelimesini 'üzerinde durulan, yeryüzü' olarak tanımlar. Ayetteki 've'l-ard' ifadesi, Allah'ın ilminin göklerle birlikte yeryüzündeki her şeyi, görünen ve görünmeyen tüm varlıkları ve olayları kapsadığını vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ard' kelimesinin 'yeryüzü' anlamında kullanıldığını ve Kur'an'da sıkça 'semâ' ile birlikte zikredilerek evrenin bütünlüğünü ifade ettiğini belirtir. Ayetteki bu kullanım, Allah'ın ilminin kapsamının sınırsızlığını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ard' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'semâ' ile birlikte kullanılarak yaratılışın iki temel boyutunu temsil ettiğini ifade eder. Ayetteki 'semâ ve ard' ikilisi, Allah'ın ilminin ve kudretinin tüm kâinatı kapsadığını vurgular."}]},{"word":"كِتَـٰبٍ","root":"ك-ت-ب","rootLatin":"kaf-te-be","meaning":"Yazılı belge, kayıt, ilahi kader defteri.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kitab' kelimesini 'yazmak, bir araya getirmek' kökünden türemiş olarak açıklar. Ayetteki 'kitâbin mübîn' ifadesi, Allah katında her şeyin eksiksiz ve açık bir şekilde kaydedildiği, ilahi bir defteri veya kaderi ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'kitab'ın Kur'an'da farklı anlamlarda kullanıldığını, ancak bu ayetteki bağlamda 'Levh-i Mahfuz'u veya Allah'ın ilminin kayıt altına alındığı ezeli defteri ifade ettiğini belirtir. Bu, hiçbir şeyin Allah'ın ilminden kaçamayacağını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kitab' kavramının Kur'an'da sadece yazılı bir metin değil, aynı zamanda ilahi bir planı, kaderi ve evrensel düzeni ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'kitâbin mübîn', her şeyin önceden belirlenmiş ve açıkça kaydedilmiş olduğunu vurgular."}]},{"word":"مُّبِينٍ","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"be-ye-nun","meaning":"Apaçık, net, açıklayıcı.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'mübîn' kelimesini 'açıkça görünen, açıklayan' olarak tanımlar. Ayetteki 'kitâbin mübîn' ifadesi, bu ilahi kaydın gizli veya anlaşılmaz olmadığını, aksine her şeyi açıkça ortaya koyduğunu ve Allah için hiçbir belirsizlik taşımadığını belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'mübîn' kelimesinin 'açıklayıcı, ortaya koyucu' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'kitâbin mübîn', Allah'ın ilminin ve kaydının, gizli hiçbir şeyi bırakmayacak şekilde her şeyi kuşattığını ve net bir şekilde ortaya koyduğunu ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'mübîn'in 'açık ve net olan, başkasına açıklayan' anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'kitâbin mübîn' tamlaması, Allah'ın ilminde hiçbir şeyin gizli kalmadığını, her şeyin açıkça bilindiğini ve kaydedildiğini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["gayb","ilahi-kitaplar","kader"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf ve Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve, yoktur"},{"position":2,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"den/dan"},{"position":3,"surface":"غَآئِبَةٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"غ-ي-ب","rootLatin":"ğ-y-b","lemma":"غَائِبَة","form":"Fâile","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gizli şey"},{"position":4,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"içinde"},{"position":5,"surface":"ٱلسَّمَآءِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-م-و","rootLatin":"s-m-w","lemma":"سَمَاء","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gök"},{"position":6,"surface":"وَٱلْأَرْضِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"ʾ-r-ḍ","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"yer"},{"position":7,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstisna","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ancak, hariç"},{"position":8,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"içinde"},{"position":9,"surface":"كِتَـٰبٍۢ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ك-ت-ب","rootLatin":"k-t-b","lemma":"كِتَاب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kitap"},{"position":10,"surface":"مُّبِينٍ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"مُبِين","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"apaçık"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Neml Suresi 75. Âyetinde*
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Neml Suresi 75. Âyetinde*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/75*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/75*
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/75*
- **A'yân-ı Sâbite** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/75*
