# Neml Sûresi, 79. Âyet (27:79)

> فَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ ۖ إِنَّكَ عَلَى ٱلْحَقِّ ٱلْمُبِينِ

*Fetevekkel ‘ala(A)llâh(i)(s) inneke ‘alâ-lhakki-lmubîn(i)*

**Meal (Diyanet):** Öyle ise Allah'a tevekkül et. Çünkü sen apaçık bir hak üzere bulunuyorsun.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/27/79

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Neml Suresi 79. ayet, Peygamber'e Allah'a tevekkül etmesini ve hakikat üzere olduğunu vurgulamaktadır. Ayet, 'tevekkül' ve 'hakikat' kavramları üzerinden ilahi desteğe güveni ve peygamberlik misyonunun doğruluğunu dilbilimsel olarak pekiştirmektedir.","keyConcepts":[{"word":"فَتَوَكَّلْ","root":"و ك ل","rootLatin":"v-k-l","meaning":"Allah'a güvenmek, işlerini O'na havale etmek ve O'na dayanmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vekâlet, bir işi başkasına havale etmektir. Tevekkül ise, bir işi başkasına havale edip ona güvenmektir. Ayetteki 'فَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ' ifadesi, Peygamber'in tüm işlerinde Allah'a güvenmesini, O'na dayanmasını ve O'nu vekil tayin etmesini emretmektedir, zira Allah en iyi vekildir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Tevekkül, bir şeye itimat etmek ve ona güvenmektir. Bu ayetteki tevekkül, Peygamber'in Allah'a tam bir teslimiyetle güvenmesini ve O'nun yardımına itimat etmesini ifade eder, zira O'nun davası hak üzeredir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Tevekkül, Kur'an'da 'Allah'a güvenmek, O'na dayanmak ve O'nun iradesine teslim olmak' anlamında merkezi bir kavramdır. Bu ayette, Peygamber'in karşılaştığı zorluklar karşısında Allah'a tam bir güvenle hareket etmesi gerektiği vurgulanır, çünkü O, hakikat yolundadır."}]},{"word":"ٱللَّهِ","root":"أ ل ه","rootLatin":"e-l-h","meaning":"Tapınılan, ibadet edilen, tek ve yüce yaratıcı varlık.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Allah ismi, bütün kemal sıfatları kendinde toplayan, bütün noksan sıfatlardan münezzeh olan, ibadete layık tek varlığın özel ismidir. Ayetteki 'عَلَى ٱللَّهِ' ifadesi, tevekkülün sadece bu yüce ve eşsiz varlığa yöneltilmesi gerektiğini belirtir, çünkü O, her şeye kadirdir ve güvenilmeye en layık olandır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Allah ismi, zat-ı vacibü'l-vücud'un özel ismidir ve hiçbir şeye benzemez. Bu ayette, Peygamber'in tevekkül edeceği, yani güveneceği ve işlerini havale edeceği tek merciin, bu eşsiz ve yüce Allah olduğu vurgulanır, zira O'nun gücü ve kudreti sınırsızdır."}]},{"word":"ٱلْحَقِّ","root":"ح ق ق","rootLatin":"h-k-k","meaning":"Gerçek, doğru, hakikat, sabit ve değişmez olan şey.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hak, doğru ve sabit olan şeydir. Ayetteki 'عَلَى ٱلْحَقِّ' ifadesi, Peygamber'in getirdiği dinin, mesajın ve yolun mutlak doğru ve gerçek olduğunu, hiçbir şüphe taşımadığını belirtir. Bu, Peygamber'in misyonunun temelini oluşturur."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hak, bir şeyin sabit ve doğru olmasıdır. Kur'an'da genellikle Allah'ın sıfatı olarak veya Allah'tan gelen vahiy ve din için kullanılır. Bu ayette, Peygamber'in 'hak' üzere olması, onun tebliğ ettiği mesajın ve izlediği yolun Allah katından gelen mutlak gerçeklik olduğunu ifade eder, bu da ona güven ve sebat verir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Hak (al-haqq), Kur'an'da 'gerçeklik, doğruluk, adalet' gibi anlamlara gelir ve genellikle Allah'ın kendisiyle veya O'nun vahyettiği dinle ilişkilendirilir. Ayetteki 'عَلَى ٱلْحَقِّ ٱلْمُبِينِ' ifadesi, Peygamber'in misyonunun ve tebliğ ettiği mesajın, Allah'tan gelen apaçık ve tartışılmaz bir gerçeklik olduğunu vurgular, bu da onun konumunu sağlamlaştırır."}]},{"word":"ٱلْمُبِينِ","root":"ب ي ن","rootLatin":"b-y-n","meaning":"Apaçık, net, belirgin, açıklayıcı.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Mübîn, açıklayan, açıklığa kavuşturan veya kendisi apaçık olan demektir. Ayetteki 'ٱلْحَقِّ ٱلْمُبِينِ' terkibi, Peygamber'in üzerinde bulunduğu hakkın, yani dinin ve mesajın, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar açık ve net olduğunu, herkes tarafından anlaşılabilecek bir gerçeklik olduğunu ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Mübîn, hem açıklayan hem de kendisi açık olan anlamlarına gelir. Bu ayette, 'hak' kelimesini niteleyerek, Peygamber'in tebliğ ettiği gerçeğin, delilleriyle, mucizeleriyle ve mantığıyla apaçık olduğunu, gizli veya kapalı olmadığını vurgular. Bu, Peygamber'in davasının sağlamlığını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevekkul","sidk","iman"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"o halde","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":1,"surface":"تَوَكَّلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"و-ك-ل","rootLatin":"w-k-l","lemma":"تَوَكُّل","form":"Tefa''ul","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"güven","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Emir fiil"},{"position":2,"surface":"عَلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":3,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah'a","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":4,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müşebbehe bi'l-Fiil","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Nâsih harf"},{"position":4,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"sen","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Nâsih harfin ismi"},{"position":5,"surface":"عَلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerinde","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":6,"surface":"ٱلْحَقِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ق-ق","rootLatin":"h-q-q","lemma":"حَقّ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gerçeğin","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":7,"surface":"ٱلْمُبِينِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"مُبِين","form":"İf'âl","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"apaçık","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Sıfat"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Fetevekkel"},{"position":2,"translit":"‘ala(A)"},{"position":3,"translit":"llâh(i)(s)"},{"position":4,"translit":"inneke"},{"position":5,"translit":"‘alâ"},{"position":6,"translit":"lhakki"},{"position":7,"translit":"lmubîn(i)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/79*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/79*
- **Altı Peygamber — Hz. Muhammed (s.a.v.)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/79*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/79*
