# Neml Sûresi, 83. Âyet (27:83)

> وَيَوْمَ نَحْشُرُ مِن كُلِّ أُمَّةٍ فَوْجًا مِّمَّن يُكَذِّبُ بِـَٔايَـٰتِنَا فَهُمْ يُوزَعُونَ

*Veyevme nahşuru min kulli ummetin fevcen mimmen yukeżżibu bi-âyâtinâ fehum yûze'ûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Her ümmetten ayetlerimizi yalanlayanlarından bir grubu toplayacağımız ve bunların (topluca hesap yerine) sevk edilecekleri günü hatırla.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/27/83

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Neml Suresi 83. ayet, kıyamet gününde inkarcıların toplanmasını ve bir araya getirilmesini konu edinir. Ayet, 'haşr', 'ümmet', 'tekzib' ve 'vez'' gibi kavramlar üzerinden ilahi adaletin tecellisini ve inkarcıların akıbetini dilbilimsel bir derinlikle tasvir etmektedir.","keyConcepts":[{"word":"نَحْشُرُ","root":"ح ش ر","rootLatin":"h-ş-r","meaning":"Kıyamet günü insanları bir araya toplamak, sevk etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'haşr' kelimesini, bir topluluğu bulundukları yerden zorla çıkarıp başka bir yere sevk etmek olarak tanımlar. Ayetteki 'nahşuru' ifadesi, Allah'ın inkarcıları kıyamet günü hesap vermek üzere bir araya getirmesini, onların iradeleri dışında toplanmasını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'haşr' kelimesinin mecazi olarak bir araya getirme, toplama anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın kudretiyle inkarcıların zorla toplanıp hesap yerine sevk edilmesini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'haşr' kavramının Kur'an'da genellikle kıyamet günü diriliş ve hesap için insanların toplanması bağlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki 'nahşuru' fiili, ilahi bir eylem olarak, inkarcıların kaçınılmaz sonunu ve ilahi adaletin tecellisini gösterir."}]},{"word":"أُمَّةٍ","root":"أ م م","rootLatin":"ü-m-m","meaning":"Belirli bir zaman diliminde yaşayan veya belirli bir inanç etrafında toplanmış insan topluluğu, millet.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ümmet' kelimesinin farklı anlamlara gelebileceğini, bu ayette ise belirli bir peygambere tabi olan veya belirli bir dönemde yaşayan insan topluluğunu ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'min külli ümmetin' ifadesi, her bir topluluktan inkarcıların seçilerek toplanacağını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ümmet' kelimesinin 'imam' (önder) kelimesiyle aynı kökten geldiğini ve bir önder etrafında toplanan cemaati ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, her bir peygamberin tebliğ ettiği topluluktan, o peygamberin ayetlerini yalanlayanların kastedildiğini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ümmet' kavramının Kur'an'da hem zaman dilimi hem de belirli bir inanç veya yaşam tarzı etrafında toplanmış insan grubu anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayette, her bir peygamberin gönderildiği topluluktan, ilahi mesajı reddedenlerin ayrıştırılmasını ve toplanmasını ifade eder."}]},{"word":"يُكَذِّبُ","root":"ك ذ ب","rootLatin":"k-z-b","meaning":"Yalanlamak, doğru olmadığını iddia etmek, inkâr etmek.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'tekzib' kelimesinin bir şeyi yalan saymak, doğru olmadığını söylemek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'yükezzibu bi-âyâtinâ' ifadesi, Allah'ın ayetlerini, yani delillerini, mucizelerini ve vahyini yalanlayanları kasteder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'tekzib'in sadece sözle yalanlamak değil, aynı zamanda fiilen reddetmek ve inkâr etmek anlamına da geldiğini açıklar. Bu ayette, Allah'ın ayetlerine karşı takınılan inkarcı tutumu ve bu tutumun kıyamet günündeki sonucunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'tekzib' kavramının Kur'an'da genellikle peygamberlerin getirdiği mesajı ve Allah'ın ayetlerini reddetme, inkâr etme anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'yükezzibu' fiili, ilahi hakikatlere karşı gösterilen direnişi ve bunun ahiretteki karşılığını ifade eder."}]},{"word":"يُوزَعُونَ","root":"و ز ع","rootLatin":"v-z-'-","meaning":"Bir araya getirilmek, toplanmak, düzenli bir şekilde sevk edilmek veya durdurulmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'vez'' kelimesinin bir topluluğu bir araya getirmek, onları düzenlemek ve dağılmalarını engellemek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'yûze'ûn' ifadesi, inkarcıların kıyamet günü bir araya toplanıp, dağılmalarına izin verilmeksizin hesap yerine sevk edilmelerini tasvir eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'vez'' fiilinin, bir topluluğu durdurmak, onları bir yerde tutmak veya düzenli bir şekilde sevk etmek anlamında kullanıldığını açıklar. Bu ayette, inkarcıların ilahi bir emirle kontrol altına alınarak, hesap için bekletilmelerini ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'vez'' kelimesinin, bir topluluğu bir araya toplamak ve onları belirli bir düzene sokmak anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'yûze'ûn' ifadesi, inkarcıların kıyamet günü başıboş bırakılmayıp, ilahi otorite altında disiplinli bir şekilde toplanıp hesap yerine yönlendirilmelerini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","dirilis","hesap-mizan","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"يَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zaman zarfı olduğu için mansûb","gloss":"gün"},{"position":2,"surface":"نَحْشُرُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-ش-ر","rootLatin":"h-ş-r","lemma":"حَشَرَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"toplarız"},{"position":3,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":4,"surface":"كُلِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ك-ل-ل","rootLatin":"k-l-l","lemma":"كُلّ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"her"},{"position":5,"surface":"أُمَّةٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-م-م","rootLatin":"a-m-m","lemma":"أُمَّة","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"ümmet"},{"position":6,"surface":"فَوْجًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ف-و-ج","rootLatin":"f-w-j","lemma":"فَوْج","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir grup"},{"position":7,"surface":"مِّمَّن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":7,"surface":"مَّن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahallen","gloss":"kimse"},{"position":8,"surface":"يُكَذِّبُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-dh-b","lemma":"كَذَّبَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"yalanlayan"},{"position":9,"surface":"بِـَٔايَـٰتِنَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-ile"},{"position":9,"surface":"ءَايَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ي-ي","rootLatin":"a-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife","number":"Cemi"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ayetler"},{"position":9,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahallen","gloss":"bizim"},{"position":10,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"böylece"},{"position":10,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû mahallen","gloss":"onlar"},{"position":11,"surface":"يُوزَعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ز-ع","rootLatin":"w-z-'-","lemma":"وَزَعَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"bir arada tutulurlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Neml suresi 80-85. ayetler*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Neml suresi 80-85. âyetler*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Neml suresi 80-85. âyetler*
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Neml suresi 80-85. ayetler*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/83*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/83*
