# Neml Sûresi, 85. Âyet (27:85)

> وَوَقَعَ ٱلْقَوْلُ عَلَيْهِم بِمَا ظَلَمُوا۟ فَهُمْ لَا يَنطِقُونَ

*Ve veka'a-lkavlu ‘aleyhim bimâ zalemû fehum lâ yentikûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/27/85

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Neml Suresi 85. ayet, kıyamet gününde zalimlerin durumunu tasvir ederken, ilahi hükmün gerçekleşmesi ve onların acizliğini vurgulamaktadır. Ayet, 'sözün gerçekleşmesi', 'zulüm' ve 'konuşamama' gibi temel kavramlar üzerinden ilahi adaletin tecellisini ve zalimlerin çaresizliğini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"وَوَقَعَ","root":"و ق ع","rootLatin":"v-k-a","meaning":"İlahi hükmün veya vaadin kesinleşip gerçekleşmesi, vuku bulması.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vaka' (وقوع), bir şeyin meydana gelmesi, düşmesi veya gerçekleşmesi anlamına gelir. Ayetteki 've vaka'l-kavlu' ifadesi, Allah'ın zalimler hakkındaki hükmünün veya azap vaadinin kesinleşip üzerlerine düşmesi, yani gerçekleşmesi anlamındadır. Bu, kaçınılmaz bir akıbeti ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Buradaki 'vaka' fiili, 'vacib oldu, sabit oldu' anlamındadır. Yani, Allah'ın onlar hakkındaki sözü, hükmü kesinleşti ve üzerlerine vacip oldu. Bu, mecazi bir anlatım olup, ilahi takdirin tecellisini gösterir."}]},{"word":"ٱلْقَوْلُ","root":"ق و ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"Allah'ın zalimler hakkındaki hükmü, vaadi veya tehdidi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول), söz, kelam anlamına gelir. Kur'an'da bazen Allah'ın hükmü, vaadi veya tehdidi için kullanılır. Bu ayetteki 'el-kavl', Allah'ın zalimler hakkındaki azap vaadinin veya hükmünün gerçekleşmesi anlamındadır. Bu, sadece bir söz değil, aynı zamanda kesinleşmiş bir ilahi iradedir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'kavl' kelimesi, sadece konuşma eylemini değil, aynı zamanda bir hükmü, bir emri veya bir vaadi de ifade edebilir. Bu bağlamda 'el-kavl', Allah'ın zalimler için takdir ettiği akıbeti, yani azap hükmünü temsil eder. Bu, ilahi iradenin kesin ve geri dönülmez bir ifadesidir."}]},{"word":"ظَلَمُوا۟","root":"ظ ل م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Allah'ın koyduğu sınırları aşarak haksızlık etmek, zulmetmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zulüm (ظلم), bir şeyi ait olduğu yerden başka bir yere koymak, haddi aşmak demektir. Ayetteki 'bima zalemu' ifadesi, onların işledikleri haksızlıklar, Allah'a ve kullarına karşı yaptıkları zulümler sebebiyle bu akıbeti hak ettiklerini gösterir. Bu, ilahi adaletin bir sonucudur."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Zulüm, Kur'an'da temel bir ahlaki kavramdır ve genellikle Allah'ın sınırlarını aşma, O'nun haklarını veya insanların haklarını çiğneme anlamında kullanılır. Bu ayetteki 'zalemu' fiili, onların bu dünyadaki haksız eylemlerinin, ahiretteki cezalarının doğrudan nedeni olduğunu vurgular."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Zulüm, hakkı yerine koymamak, haksızlık etmek demektir. Ayetteki 'bima zalemu' ifadesi, onların kendi nefislerine ve başkalarına karşı işledikleri günahlar ve haksızlıklar yüzünden ilahi hükmün üzerlerine vacip olduğunu belirtir."}]},{"word":"يَنطِقُونَ","root":"ن ط ق","rootLatin":"n-t-k","meaning":"Kıyamet gününde kendilerini savunmak veya mazeret beyan etmek için konuşma yeteneğine sahip olamamak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nutk (نطق), sesli harflerle anlamlı söz söylemek, konuşmaktır. Ayetteki 'la yentikun' ifadesi, kıyamet gününde zalimlerin kendilerini savunmak veya mazeret beyan etmek için konuşma yeteneğinden mahrum bırakılacaklarını ifade eder. Bu, onların çaresizliğini ve suçlarının kesinliğini gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Buradaki 'la yentikun' ifadesi, onların şaşkınlık ve dehşet içinde kalmaları sebebiyle konuşamayacaklarını veya kendilerini savunacak bir delil bulamayacakları için konuşmaya cesaret edemeyeceklerini belirtir. Bu, onların durumunun vahametini ve ilahi adaletin tecellisini pekiştirir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["ahiret-mukafat","hesap-mizan","dirilis","kufur-sirk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"وَقَعَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"و-ق-ع","rootLatin":"w-q-ʿ","lemma":"وَقَعَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"gerçekleşti"},{"position":2,"surface":"ٱلْقَوْلُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَوْل","form":"-","features":{"state":"Marife","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"söz"},{"position":3,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":3,"surface":"هِم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":4,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"sebebiyle"},{"position":4,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Masdariyye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ki"},{"position":5,"surface":"ظَلَمُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"ẓ-l-m","lemma":"ظَلَمَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"zulmettiler"},{"position":6,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"artık"},{"position":6,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"onlar"},{"position":7,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":8,"surface":"يَنطِقُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ن-ط-ق","rootLatin":"n-ṭ-q","lemma":"نَطَقَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"konuşurlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Neml suresi 80-85. ayetler*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Neml suresi 80-85. âyetler*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Neml suresi 80-85. âyetler*
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Neml suresi 80-85. ayetler*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/85*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/85*
