# Neml Sûresi, 90. Âyet (27:90)

> وَمَن جَآءَ بِٱلسَّيِّئَةِ فَكُبَّتْ وُجُوهُهُمْ فِى ٱلنَّارِ هَلْ تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

*Vemen câe bi-sseyyi-eti fekubbet vucûhuhum fî-nnâri hel tuczevne illâ mâ kuntum ta'melûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Kimler de kötü amel getirirse, yüzüstü ateşe atılırlar. (Onlara), "Ancak yaptıklarınızın karşılığını görüyorsunuz" (denir.)

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/27/90

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Neml Suresi 90. ayet, kıyamet gününde amellerin karşılığının verileceğini, özellikle kötülük işleyenlerin akıbetini vurgulamaktadır. Ayet, 'seyyie' kavramı üzerinden günahın ağırlığını ve 'kübbet' fiiliyle cezanın şiddetini dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"جَاءَ","root":"ج ي ء","rootLatin":"c-y-e","meaning":"Bir şeyi getirmek, ortaya koymak veya yapmak anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"C-y-e kökü, bir şeyin bir yerden başka bir yere intikal etmesi veya bir durumun ortaya çıkması anlamındadır. Ayetteki 'men câe bi's-seyyi'e' ifadesi, kötülüğü işleyen, onu beraberinde getiren veya ortaya koyan kişi anlamında kullanılmıştır. Bu, sadece kötülüğe niyetlenmek değil, onu fiilen gerçekleştirmek ve sonuçlarını beraberinde getirmek demektir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"C-y-e fiili, Kur'an'da bazen mecazi anlamda bir şeyi 'yapmak' veya 'işlemek' anlamında kullanılır. Burada 'kötülüğü getirmek', kötülüğü işlemek ve onunla birlikte gelmek demektir. Bu, kişinin amelleriyle birlikte haşr olunmasını ima eder."}]},{"word":"بِٱلسَّيِّئَةِ","root":"س و ء","rootLatin":"s-v-e","meaning":"Kötülük, günah, çirkin ve zararlı fiil anlamına gelir.","sources":[{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Seyyi'e (سَيِّئَة), Kur'an'da 'hasene'nin (iyilik) zıttı olarak kullanılan temel ahlaki kavramlardan biridir. Genellikle Allah'ın hoşnut olmadığı, çirkin ve zararlı olan her türlü fiil, söz veya düşünceyi ifade eder. Bu ayette, kişinin ahirette karşılığını göreceği kötü amelleri kapsar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"S-v-e kökünden türeyen seyyi'e, 'kötü olmak, çirkin olmak' anlamlarına gelir. Kur'an'da genellikle günah, hata, musibet ve ceza gibi anlamlarda kullanılır. Ayetteki 'bi's-seyyi'e' ifadesi, kişinin işlediği ve beraberinde getirdiği her türlü kötü fiili ve günahı ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Seyyi'e, 'kötü iş' veya 'günah' demektir. Bu kelime, kişinin ahirette hesabını vereceği, Allah'ın rızasına aykırı olan her türlü fiili kapsar. Ayetteki kullanımı, bu kötü fiillerin sonuçlarının kaçınılmaz olduğunu vurgular."}]},{"word":"فَكُبَّتْ","root":"ك ب ب","rootLatin":"k-b-b","meaning":"Yüzüstü veya baş aşağı atmak, devirmek, düşürmek anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"K-b-b kökü, bir şeyi yüzüstü veya baş aşağı şiddetle yere atmak anlamındadır. 'Fekübbet vucûhuhum' ifadesi, onların yüzleri üzerine atılacaklarını, yani aşağılayıcı ve şiddetli bir şekilde ateşe düşürüleceklerini belirtir. Bu, cezanın hem fiziksel şiddetini hem de manevi aşağılamasını gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"K-b-b fiili, 'yüzüstü düşürmek' veya 'ters çevirmek' anlamında kullanılır. Ayetteki pasif formda (kübbet) kullanılması, bu eylemin başkaları tarafından, yani melekler tarafından gerçekleştirileceğini ve cezanın kaçınılmazlığını vurgular. Yüzlerin ateşe atılması, en şiddetli ve aşağılayıcı ceza biçimlerinden biridir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"K-b-b, bir şeyi şiddetle yere çarpmak veya düşürmek demektir. 'Kübbet vucûhuhum' ifadesi, onların yüzlerinin ateşe atılacağını, bu durumun onların acılarını artıracağını ve utanç verici bir ceza olduğunu gösterir. Bu, cehennemdeki azabın dehşetini tasvir eder."}]},{"word":"تُجْزَوْنَ","root":"ج ز ي","rootLatin":"c-z-y","meaning":"Karşılığını vermek, ödüllendirmek veya cezalandırmak anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"C-z-y kökü, bir fiilin karşılığını vermek, mükafatlandırmak veya cezalandırmak anlamındadır. Ayetteki 'hel tüczevne illâ mâ küntüm ta'melûn' ifadesi, kişilerin sadece kendi amellerinin karşılığını göreceklerini, adaletin tam tecelli edeceğini ve kimseye haksızlık yapılmayacağını vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Ceza (جزاء) kavramı, Kur'an'da hem olumlu (mükafat) hem de olumsuz (azap) karşılıklar için kullanılır. Bu ayette 'tüczevne' fiili, olumsuz bir bağlamda, yani kötü amellerin karşılığı olarak azap görme anlamında kullanılmıştır. Bu, ilahi adaletin bir gereği olarak, her fiilin bir sonucunun olduğunu gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"C-z-y, bir fiilin sonucunu elde etmek veya bir karşılık görmek demektir. Ayetteki soru cümlesi, 'yaptıklarınızdan başka bir şeyle mi cezalandırılacaksınız?' şeklinde, kişilerin kendi elleriyle işledikleri amellerin karşılığını görecekleri gerçeğini pekiştirir. Bu, sorumluluğun bireysel olduğunu ve adaletin şaşmazlığını ifade eder."}]},{"word":"تَعْمَلُونَ","root":"ع م ل","rootLatin":"a-m-l","meaning":"Bir işi yapmak, fiilde bulunmak, eylemde bulunmak anlamına gelir.","sources":[{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"'Amel' (عمل), Kur'an'da insanın iradi olarak gerçekleştirdiği her türlü fiili ifade eden merkezi bir kavramdır. Bu ayette 'mâ küntüm ta'melûn' ifadesi, kişilerin dünyada iken yaptıkları tüm iyi veya kötü işleri kapsar. Bu, ahiretteki karşılığın, dünyadaki amellerin bir sonucu olduğunu gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"A-m-l kökü, 'iş yapmak, fiilde bulunmak' anlamındadır. 'Amel', insanın bilinçli olarak yaptığı her türlü eylemi ifade eder. Ayetteki kullanımı, insanların dünyadaki eylemlerinin ahiretteki akıbetlerini belirleyeceğini, dolayısıyla her amelin bir karşılığı olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Amel kavramı, Kur'an'da insanın sorumluluğunu ve iradesini öne çıkaran bir kelimedir. 'Ta'melûn' fiili, kişilerin kendi tercihleriyle yaptıkları fiilleri ifade eder. Bu, ilahi adaletin, kişinin kendi eylemlerine göre tecelli edeceğini ve kimsenin başkasının günahından sorumlu tutulmayacağını belirtir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cehennem","ahiret-mukafat","hesap-mizan"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَمَن","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"kim"},{"position":2,"surface":"جَآءَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ي-ء","rootLatin":"j-y-ʾ","lemma":"جَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"getirdi"},{"position":3,"surface":"بِٱلسَّيِّئَةِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":3,"surface":"ٱلسَّيِّئَةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-و-ء","rootLatin":"s-w-ʾ","lemma":"سَيِّئَة","form":"Fa'île","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kötülük"},{"position":4,"surface":"فَكُبَّتْ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o zaman"},{"position":4,"surface":"كُبَّتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ب-ب","rootLatin":"k-b-b","lemma":"كَبَّ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"atıldı"},{"position":5,"surface":"وُجُوهُهُمْ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"و-ج-ه","rootLatin":"w-j-h","lemma":"وَجْه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Nâib-i Fâil olduğu için merfû","gloss":"yüzleri"},{"position":5,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":6,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"içinde"},{"position":7,"surface":"ٱلنَّارِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-و-ر","rootLatin":"n-w-r","lemma":"نَار","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ateş"},{"position":8,"surface":"هَلْ","pos":"harf","posDetail":"İstifham Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَلْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"mi"},{"position":9,"surface":"تُجْزَوْنَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ج-ز-ي","rootLatin":"j-z-y","lemma":"جَزَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"cezalandırılırsınız"},{"position":10,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"İstisna Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ancak"},{"position":11,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"şey"},{"position":12,"surface":"كُنتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idiniz"},{"position":13,"surface":"تَعْمَلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-م-ل","rootLatin":"ʿ-m-l","lemma":"عَمِلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"yapıyorsunuz"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk · *27/90*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk · *27/90*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/90*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk · *27/90*
- **Neml Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *27/90*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk · *27/90*
