# Kasas Sûresi, 30. Âyet (28:30)

> فَلَمَّآ أَتَىٰهَا نُودِىَ مِن شَـٰطِئِ ٱلْوَادِ ٱلْأَيْمَنِ فِى ٱلْبُقْعَةِ ٱلْمُبَـٰرَكَةِ مِنَ ٱلشَّجَرَةِ أَن يَـٰمُوسَىٰٓ إِنِّىٓ أَنَا ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

*Felemmâ etâhâ nûdiye min şâti-i-lvâdi-l-eymeni fî-lbuk'ati-lmubâraketi mine-şşecerati en yâ mûsâ innî ena(A)llâhu rabbu-l'âlemîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Musa, ateşin yanına gelince, o mübarek yerdeki vadinin sağ tarafındaki ağaçtan şöyle seslenildi: "Ey Musa! Şüphesiz ben, evet, ben alemlerin Rabbi olan Allah'ım."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/28/30

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kasas Suresi'nin 30. ayeti, Hz. Musa'ya ilk vahyin geldiği anı tasvir eder. Ayet, ilahi bir seslenişin gerçekleştiği mekanın kutsiyetini ve bu seslenişin kaynağının Allah olduğunu vurgulayarak, peygamberlik görevinin başlangıcına işaret eden önemli kavramlar içermektedir.","keyConcepts":[{"word":"أَتَىٰهَا","root":"أ ت ي","rootLatin":"e-t-y","meaning":"Hz. Musa'nın ateşi görmek için o yere varması, ulaşması.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'etâ' fiilini bir yere gelmek, ulaşmak, varmak olarak açıklar. Ayetteki 'etâhâ' ifadesi, Musa'nın ateşi gördüğü yere, yani Tur Dağı'na veya yakınındaki kutsal alana ulaşmasını ifade eder. Bu, olayın başlangıç noktasını belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'etâ' fiilinin bazen bir şeyin gerçekleşmesi, vuku bulması anlamında da kullanılabileceğini belirtir. Burada ise daha çok fiziksel bir varış, bir yere intikal etme anlamındadır ve ilahi seslenişin bu varışın hemen ardından gerçekleştiğini gösterir."}]},{"word":"نُودِىَ","root":"ن د و","rootLatin":"n-d-v","meaning":"Hz. Musa'ya ilahi bir sesle çağrı yapılması, seslenilmesi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'nûdiye' fiilinin 'nidâ' kökünden geldiğini ve yüksek sesle çağırmak, seslenmek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın Hz. Musa'ya doğrudan ve işitilebilir bir şekilde hitap etmesini ifade eder, bu da peygamberlik görevinin başlangıcındaki ilahi iletişimin gücünü gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'nûdiye' fiilinin pasif formda kullanılmasının, seslenenin yüceliğini ve seslenilenin (Musa'nın) bu çağrıya muhatap oluşunun önemini vurguladığını belirtir. Bu, sıradan bir çağrıdan ziyade, ilahi bir emrin tebliği niteliğindedir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'nidâ' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın peygamberlerine veya insanlara yaptığı önemli çağrılar için kullanıldığını ifade eder. Buradaki 'nûdiye' ifadesi, Musa'nın hayatında bir dönüm noktası olan, ilahi iradenin tecelli ettiği bir çağrıyı temsil eder."}]},{"word":"ٱلْبُقْعَةِ","root":"ب ق ع","rootLatin":"b-k-a","meaning":"Hz. Musa'ya seslenilen özel ve kutsal yer, alan.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'buk'a' kelimesinin bir yer parçası, bir alan anlamına geldiğini ve genellikle belirli bir özelliği olan yerler için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'el-buk'ati'l-mubâraketi' ifadesi, bu yerin sıradan bir yer olmadığını, ilahi bir kutsiyetle donatıldığını vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'buk'a' kelimesinin, üzerinde bir şeyin meydana geldiği, belirli bir olayla özdeşleşen bir toprak parçası olduğunu açıklar. Burada, Allah'ın Musa ile konuştuğu, vahyin indiği özel ve mübarek bir mekanı ifade eder."}]},{"word":"ٱلْمُبَـٰرَكَةِ","root":"ب ر ك","rootLatin":"b-r-k","meaning":"Allah tarafından kutsanmış, bereketli kılınmış yer.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'bereket' kelimesinin Allah'tan gelen hayrın artması ve devam etmesi anlamına geldiğini belirtir. 'Mubârake' ise bu hayır ve bereketi taşıyan, kutsanmış olan demektir. Ayetteki 'el-buk'ati'l-mubâraketi' ifadesi, o yerin ilahi lütufla özel bir konuma sahip olduğunu ve bu lütfun sürekli olduğunu gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'mubârake' kelimesinin, Allah'ın rahmetinin ve feyzinin tecelli ettiği, dolayısıyla manevi değeri yüksek olan yerler için kullanıldığını açıklar. Bu, vahyin indiği yerin sadece coğrafi bir nokta olmadığını, aynı zamanda manevi bir merkez olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'bereket' kavramının Kur'an'da genellikle ilahi bir ihsan, bolluk ve süreklilik anlamında kullanıldığını belirtir. 'Mubârake' sıfatı, bu yerin Allah'ın özel ilgisine mazhar olduğunu ve bu ilginin kalıcı olduğunu ifade eder."}]},{"word":"ٱلشَّجَرَةِ","root":"ش ج ر","rootLatin":"ş-c-r","meaning":"Hz. Musa'nın ateşi gördüğü ve ilahi sesin geldiği ağaç.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'şecere' kelimesinin bilinen ağaç anlamında olduğunu belirtir. Ayetteki bağlamda, bu ağaç, ilahi sesin geldiği ve Musa'nın dikkatini çeken bir işaret olarak özel bir rol oynamıştır. Bu, Allah'ın kudretinin sıradan bir nesne aracılığıyla tecelli ettiğini gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'min eş-şecereti' ifadesinin, sesin ağacın cihetinden, ağacın olduğu yerden geldiğini belirtir. Bu, sesin kaynağının fiziksel olarak ağaçtan değil, ağacın bulunduğu yönden veya ağaç vasıtasıyla geldiği mecazını taşır, ilahi bir mucizeye işaret eder."}]},{"word":"ٱلْعَـٰلَمِينَ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Allah'ın yaratmış olduğu tüm varlıklar, evrenler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'âlem' kelimesinin, kendisiyle bir şeyin bilindiği her şey anlamına geldiğini ve çoğulu olan 'âlemîn'in ise Allah'ın dışındaki tüm varlıkları kapsadığını belirtir. Ayetteki 'Rabbu'l-âlemîn' ifadesi, Allah'ın tüm evrenlerin, tüm varlıkların yegane yaratıcısı, yöneticisi ve sahibi olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'âlemîn' kavramının Kur'an'da Allah'ın mutlak egemenliğini ve yaratıcılığını ifade etmek için kullanıldığını belirtir. 'Rabbu'l-âlemîn' ifadesi, Allah'ın sadece insanlığın değil, tüm varoluşun Rabbi olduğunu, dolayısıyla Musa'ya seslenenin evrensel bir kudret olduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'âlemîn' kelimesinin Kur'an'da genellikle Allah'ın yüceliğini ve kudretini pekiştiren bir ifade olarak kullanıldığını açıklar. Bu bağlamda, Musa'ya seslenen ilahi varlığın, tüm varoluşun Rabbi olması, çağrının ve verilecek görevin evrensel önemini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-musa","tevhid","peygamberlik","vahiy-kuran"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve, o zaman"},{"position":1,"surface":"لَمَّا","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمَّا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf olduğu için mebnî","gloss":"ne zaman ki, olunca"},{"position":2,"surface":"أَتَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"a-t-y","lemma":"أَتَى","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"geldi"},{"position":2,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"ona"},{"position":3,"surface":"نُودِىَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ن-د-و","rootLatin":"n-d-w","lemma":"نَادَى","form":"Mufâ'ale","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"seslenildi"},{"position":4,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":5,"surface":"شَـٰطِئِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ط-أ","rootLatin":"ş-ṭ-ʾ","lemma":"شَاطِئ","form":"Fâ'il","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kıyı, yan"},{"position":6,"surface":"ٱلْوَادِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"و-د-ي","rootLatin":"w-d-y","lemma":"وَادِي","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"vadi"},{"position":7,"surface":"ٱلْأَيْمَنِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ي-م-ن","rootLatin":"y-m-n","lemma":"أَيْمَن","form":"Ef'al","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"sağ, en sağ"},{"position":8,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde, -de"},{"position":9,"surface":"ٱلْبُقْعَةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-ق-ع","rootLatin":"b-q-ʿ","lemma":"بُقْعَة","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yer, bölge"},{"position":10,"surface":"ٱلْمُبَـٰرَكَةِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"ب-ر-ك","rootLatin":"b-r-k","lemma":"مُبَارَك","form":"Mufâ'ale","features":{"state":"Marife","gender":"Müennes","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"mübarek, kutlu"},{"position":11,"surface":"مِنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":12,"surface":"ٱلشَّجَرَةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ج-ر","rootLatin":"ş-j-r","lemma":"شَجَرَة","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ağaç"},{"position":13,"surface":"أَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tefsîr","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ki, yani"},{"position":14,"surface":"يَـٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nidâ","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"يَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ey"},{"position":14,"surface":"مُوسَىٰٓ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مُوسَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Münâdâ olduğu için mahallen mansûb","gloss":"Musa"},{"position":15,"surface":"إِنِّىٓ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz ki"},{"position":15,"surface":"ى","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"ben"},{"position":16,"surface":"أَنَا","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"ben"},{"position":17,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":18,"surface":"رَبُّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"Rab"},{"position":19,"surface":"ٱلْعَـٰلَمِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ل-م","rootLatin":"ʿ-l-m","lemma":"عَالَم","form":"Fâ'il","features":{"state":"Marife","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"âlemler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *28/30*
- **Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *28/30*
- **Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *28/30*
- **TB. Kelime-i Îseviyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *28/30*
- **Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *28/30*
- **Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *28/30*
- **Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *28/30*
- **Haşr Sûresi** · *28/30*
- **Haşr Sûresi** · *28/30*
- **Kelime-i Îseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *28/30*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4** — Ahmed Avni Konuk · *28/30*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12** — Ahmed Avni Konuk · *28/30*
