# Kasas Sûresi, 37. Âyet (28:37)

> وَقَالَ مُوسَىٰ رَبِّىٓ أَعْلَمُ بِمَن جَآءَ بِٱلْهُدَىٰ مِنْ عِندِهِۦ وَمَن تَكُونُ لَهُۥ عَـٰقِبَةُ ٱلدَّارِ ۖ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلظَّـٰلِمُونَ

*Vekâle mûsâ rabbî a'lemu bimen câe bilhudâ min ‘indihi vemen tekûnu lehu ‘âkibetu-ddâr(i)(s) innehu lâ yuflihu-zzâlimûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Musa, "Katından kimin hidayet getirdiğini ve bu yurdun (güzel) sonucunun kimin olacağını Rabbim daha iyi bilir. Doğrusu zalimler kurtuluşa eremezler" dedi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/28/37

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kasas Suresi 37. ayet, Hz. Musa'nın Firavun'a karşı mücadelesinde hakikatin ve akıbetin Allah katında olduğunu vurguladığı bir diyalogu içermektedir. Ayet, 'hüdâ' (doğruluk rehberi), 'âkıbetü'd-dâr' (dünyanın sonu/nihai akıbet) ve 'zâlimûn' (zalimler) gibi temel kavramlar üzerinden ilahi adaleti ve zalimlerin başarısızlığını dile getirmektedir.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْهُدَىٰ","root":"هـ د ي","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Allah katından gelen doğru yolu gösteren rehberlik, hidayet.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hüdâ (هدى), lütuf ve inayetle doğru yola iletmek demektir. Ayetteki 'bi'l-hüdâ' ifadesi, Allah'tan gelen, insanları hakikate ulaştıran, şüpheleri gideren ve doğruyu yanlıştan ayıran ilahi rehberliği ifade eder. Bu, Hz. Musa'nın getirdiği mucizeler ve tebliğ ettiği mesajdır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Hüdâ (هدى), burada 'beyan' (açıklama) ve 'burhan' (delil) anlamındadır. Hz. Musa'nın Allah katından getirdiği şey, Firavun'a karşı hakikati ortaya koyan açık deliller ve açıklamalardır. Bu, Firavun'un iddialarını çürüten ve ilahi mesajın doğruluğunu kanıtlayan bir rehberliktir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Hüdâ (هدى) Kur'an'da genellikle 'doğru yolu gösterme', 'rehberlik etme' anlamında kullanılır ve Allah'ın insanlara bahşettiği bir lütuf olarak karşımıza çıkar. Ayetteki bağlamda, Hz. Musa'nın Allah'tan getirdiği, insanları sapkınlıktan kurtarıp doğru yola ileten ilahi mesaj ve öğretidir."}]},{"word":"عَـٰقِبَةُ","root":"ع ق ب","rootLatin":"a-q-b","meaning":"Bir şeyin sonu, neticesi, akıbeti.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Akıbet (عاقبة), bir şeyin sonu ve neticesidir. Ayetteki 'âkıbetü'd-dâr' (evin/yurdun akıbeti) ifadesi, bu dünyadaki yaşamın veya belirli bir durumun nihai sonucunu, yani kimin zafer kazanacağını ve kimin helak olacağını belirtir. Hz. Musa, bu akıbetin Allah tarafından bilindiğini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Akıbet (عاقبة), bir işin veya durumun ardından gelen sonuçtur. 'Âkıbetü'd-dâr' ifadesi, bu dünyadaki mücadelenin nihai sonucunu, yani kimin yeryüzüne varis olacağını ve kimin helak edileceğini ifade eder. Bu, Firavun ve kavminin sonu ile Hz. Musa ve inananların akıbeti arasındaki farkı ortaya koyar."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Akıbet (عاقبة), bir şeyin sonu ve nihai durumudur. Ayetteki kullanımıyla 'âkıbetü'd-dâr', Firavun ve Hz. Musa arasındaki çekişmenin sonucunu, yani kimin bu dünyada üstün geleceğini ve kimin sonunun kötü olacağını ifade eder. Bu, ilahi adaletin tecellisinin bir göstergesidir."}]},{"word":"ٱلدَّارِ","root":"د و ر","rootLatin":"d-w-r","meaning":"Ev, yurt, dünya; burada 'dünya hayatı' veya 'bu dünya' anlamında.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Dâr (دار), genellikle 'ev' veya 'yurt' anlamına gelir. Ancak Kur'an'da bazen 'dünya' veya 'ahiret' gibi geniş anlamlarda da kullanılır. Ayetteki 'âkıbetü'd-dâr' ifadesinde 'dâr', bu dünya hayatını ve onun nihai sonucunu ifade eder. Yani, bu dünyada kimin galip geleceği ve kimin helak olacağı kastedilir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Dâr (دار), 'ikamet edilen yer' demektir. 'Âkıbetü'd-dâr' terkibinde ise 'dâr', bu dünya hayatını ve onun sonunu ifade eder. Hz. Musa, Firavun'a karşı mücadelesinde, bu dünyanın nihai akıbetinin Allah tarafından bilindiğini ve zalimlerin sonunun hüsran olacağını belirtir."}]},{"word":"يُفْلِحُ","root":"ف ل ح","rootLatin":"f-l-h","meaning":"Kurtuluşa ermek, başarıya ulaşmak, umduğuna kavuşmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Felâh (فلاح), hayra ulaşmak ve şerden kurtulmaktır. Ayetteki 'lâ yüflihu' (başarıya ulaşamazlar) ifadesi, zalimlerin ne bu dünyada ne de ahirette gerçek kurtuluşa ve başarıya erişemeyeceklerini vurgular. Onların çabaları ve zulümleri nihayetinde hüsranla sonuçlanacaktır."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Felâh (فلاح), 'zafer kazanmak' ve 'umduğuna kavuşmak' anlamlarına gelir. Ayetteki olumsuz kullanımıyla, zalimlerin hiçbir zaman gerçek bir zafer elde edemeyeceklerini, aksine sonlarının hüsran olacağını belirtir. Bu, ilahi adaletin bir tecellisidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Felâh (فلاح) kavramı Kur'an'da genellikle dünya ve ahiret saadetini kapsayan geniş bir başarı ve kurtuluş anlamı taşır. Ayetteki 'lâ yüflihu' ifadesi, zalimlerin bu geniş anlamdaki başarıya ve kurtuluşa asla ulaşamayacaklarını, aksine hüsrana uğrayacaklarını kesin bir dille ifade eder."}]},{"word":"ٱلظَّـٰلِمُونَ","root":"ظ ل م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Zulmedenler, haksızlık edenler, haddi aşanlar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zulüm (ظلم), bir şeyi ait olduğu yerden başka bir yere koymak, haddi aşmak ve haksızlık etmektir. Ayetteki 'zâlimûn' (zalimler) ifadesi, Allah'ın emirlerine karşı gelen, insanlara haksızlık eden ve Firavun gibi kibirlenip haddi aşan kimseleri ifade eder. Onların başarıya ulaşamayacakları kesin bir hükümdür."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Zulüm (ظلم) Kur'an'da sadece başkalarına haksızlık etmek değil, aynı zamanda Allah'a karşı gelmek ve O'nun koyduğu sınırları aşmak anlamında da kullanılır. 'Zâlimûn' kavramı, Firavun'un ve onun gibi ilahi mesajı reddeden, insanlara eziyet eden ve kendilerini ilahlaştıran kimseleri kapsar. Ayet, bu tür zalimlerin nihai başarısızlığını ilan eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Zulüm (ظلم), 'bir şeyi yerinden etmek' ve 'haksızlık yapmak' demektir. 'Zâlimûn' ise bu fiili işleyenlerdir. Ayetteki bağlamda, Firavun ve onun destekçileri gibi Allah'ın ayetlerini inkar eden, Hz. Musa'ya karşı çıkan ve insanlara zulmeden kimseler kastedilir. Onların felaha (başarıya) ulaşamayacakları açıkça belirtilir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["hidayet-dalalet","kissa-musa","ahiret-mukafat","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"Ve"},{"position":1,"surface":"قَالَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dedi"},{"position":2,"surface":"مُوسَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i A'cem","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مُوسَىٰ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Musa"},{"position":3,"surface":"رَبِّىٓ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"Rabbim"},{"position":3,"surface":"ىٓ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ي","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"benim"},{"position":4,"surface":"أَعْلَمُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"أَعْلَم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"daha iyi bilir"},{"position":5,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":5,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kim"},{"position":6,"surface":"جَآءَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ي-ء","rootLatin":"j-y-'","lemma":"جَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"getirdi"},{"position":7,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":7,"surface":"ٱلْهُدَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"هُدَى","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"doğruluk rehberini"},{"position":8,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"den"},{"position":9,"surface":"عِندِهِۦ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ع-ن-د","rootLatin":"'-n-d","lemma":"عِنْد","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"katından"},{"position":9,"surface":"هِۦ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":10,"surface":"وَمَن","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":10,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Atıf ile mecrûr","gloss":"kim"},{"position":11,"surface":"تَكُونُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"olur"},{"position":12,"surface":"لَهُۥ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":12,"surface":"هُۥ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ona"},{"position":13,"surface":"عَـٰقِبَةُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ق-ب","rootLatin":"'-q-b","lemma":"عَاقِبَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Tekûnu'nun ismi olduğu için merfû","gloss":"sonu"},{"position":14,"surface":"ٱلدَّارِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-و-ر","rootLatin":"d-w-r","lemma":"دَار","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"dünyanın"},{"position":15,"surface":"إِنَّهُۥ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müşebbehe Bil-Fiil","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"Doğrusu"},{"position":15,"surface":"هُۥ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"o"},{"position":16,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":17,"surface":"يُفْلِحُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ف-ل-ح","rootLatin":"f-l-ḥ","lemma":"أَفْلَحَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"başarıya erişir"},{"position":18,"surface":"ٱلظَّـٰلِمُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"ẓ-l-m","lemma":"ظَالِم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"zalimler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kasas Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *28/37*
- **Kasas Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *28/37*
