# Kasas Sûresi, 50. Âyet (28:50)

> فَإِن لَّمْ يَسْتَجِيبُوا۟ لَكَ فَٱعْلَمْ أَنَّمَا يَتَّبِعُونَ أَهْوَآءَهُمْ ۚ وَمَنْ أَضَلُّ مِمَّنِ ٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ بِغَيْرِ هُدًى مِّنَ ٱللَّهِ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ

*Fe-in lem yestecîbû leke fa'lem ennemâ yettebi'ûne ehvâehum(c) vemen edallu mimmeni-ttebe'a hevâhu biġayri huden mina(A)llâh(i)(c) inna(A)llâhe lâ yehdî-lkavme-zzâlimîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Eğer (bu konuda) sana cevap veremezlerse, bil ki onlar sadece kendi nefislerinin arzularına uymaktadırlar. Kim, Allah'tan bir yol gösterme olmaksızın kendi nefsinin arzusuna uyandan daha sapıktır. Şüphesiz Allah, zalimler toplumunu doğruya iletmez.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/28/50

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kasas Suresi'nin 50. ayeti, vahye icabet etmeyenlerin heva ve heveslerine tabi olduklarını vurgulayarak, Allah'ın hidayeti olmaksızın kendi heveslerine uyanların sapkınlığını ve zalimlerin hidayete erdirilmeyeceğini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır. Ayet, 'istecâbû', 'yettebiûne', 'ehvâehum', 'edallu', 'hevâhu', 'huden' ve 'yuhdî' gibi kavramlar üzerinden insan iradesi, ilahi rehberlik ve sapkınlık arasındaki ilişkiyi ele alır.","keyConcepts":[{"word":"يَسْتَجِيبُوا۟","root":"ج و ب","rootLatin":"c-v-b","meaning":"Bir davete icabet etmek, karşılık vermek, kabul etmek anlamındadır ve ayette peygamberin çağrısına uymayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cevap (icâbet), bir çağrıya veya isteğe karşılık vermektir. 'İstecâbe' fiili, bir şeyi talep etmek ve ona karşılık bulmak anlamını taşır. Ayetteki kullanımı, peygamberin tebliğine kulak verip onu kabul etme, ona uyma manasındadır. (el-Müfredât, s. 195)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"İstecâbe, 'cevap verdi' demektir. Burada, 'eğer sana icabet etmezlerse' ifadesi, senin getirdiğin hakikati kabul etmezlerse, ona uymazlarsa anlamındadır. (Mecâzü'l-Kur'ân, I, 230)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'icâbet' kavramı, Allah'ın veya peygamberin çağrısına olumlu bir karşılık vermeyi, itaat etmeyi ve teslim olmayı ifade eder. Bu ayette, peygamberin tebliğine karşı gösterilen direnci ve kabul etmeyişi anlatır. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 178)"}]},{"word":"يَتَّبِعُونَ","root":"ت ب ع","rootLatin":"t-b-'-","meaning":"Bir şeyin peşinden gitmek, ona uymak, onu takip etmek demektir ve ayette heva ve heveslere tabi olmayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tebaa (takip etmek), bir şeyin izinden gitmektir. 'İttebaa' fiili, bir şeyi örnek alarak onun yolundan gitmek, ona tabi olmak anlamındadır. Ayetteki 'heva ve heveslerine uyduklarını' ifadesi, onların kendi arzularının peşinden gitmelerini, akıl ve vahiyden uzaklaşmalarını anlatır. (el-Müfredât, s. 102)"},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"İttebaa, bir şeyi izlemek, onun arkasından gitmektir. Burada, 'heva ve heveslerine uyduklarını' ifadesi, onların kendi istek ve arzularını rehber edinmelerini, ilahi rehberliği terk etmelerini vurgular. (Nüzhetü'l-Kulûb, s. 125)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da 'ittebaa' fiili, genellikle bir lideri, bir yolu veya bir prensibi takip etme anlamında kullanılır. Bu ayette, 'heva' kavramıyla birlikte kullanıldığında, kişinin kendi nefsanî arzularının kölesi haline gelmesini, ilahi emirlere sırt çevirmesini ifade eder. (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 210)"}]},{"word":"أَهْوَآءَهُمْ","root":"ه و ي","rootLatin":"h-v-y","meaning":"Nefsanî arzular, hevesler, tutkular anlamına gelir ve ayette ilahi rehberliğin zıttı olarak kişinin kendi eğilimlerini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Heva (çoğulu ehvâ), nefsin bir şeye meyletmesidir. Genellikle kötü ve şer olan şeylere meyletme anlamında kullanılır. Ayetteki 'ehvâehum' ifadesi, onların kendi sübjektif arzularına, ilahi vahiyden bağımsız eğilimlerine tabi olmalarını anlatır. (el-Müfredât, s. 845)"},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Heva, nefsin arzu ettiği şeydir. Kur'an'da genellikle kınanmış bir anlamda kullanılır; doğru yoldan saptıran, kişiyi batıla sürükleyen nefsanî istekler demektir. Bu ayette, Allah'ın hidayetine karşıt olarak, kişisel ve bencil arzuları temsil eder. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 345)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"'Heva' kavramı, Kur'an'da genellikle olumsuz bir çağrışıma sahiptir ve 'hidayet'in zıttı olarak konumlandırılır. Akıl ve vahiyden bağımsız, kişisel ve bencil arzuları, tutkuları ifade eder. Bu ayette, peygamberin çağrısına icabet etmeyenlerin temel motivasyonunu açıklar. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 156)"}]},{"word":"أَضَلُّ","root":"ض ل ل","rootLatin":"d-l-l","meaning":"En sapık, en şaşkın anlamına gelir ve ayette Allah'ın hidayeti olmaksızın kendi hevesine uyanın durumunu niteler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Dalâl (sapıklık), doğru yoldan ayrılmaktır. 'Edallu' ise, en sapık, en çok yoldan çıkmış demektir. Ayette, Allah'tan bir rehberlik olmaksızın kendi hevesine uyan kişinin, sapıklığın en ileri derecesinde olduğunu vurgular. (el-Müfredât, s. 505)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Dalâl, yolunu kaybetmek, şaşırmaktır. 'Edallu' ifadesi, mukayeseli bir üstünlük belirterek, Allah'ın hidayeti olmadan kendi hevesine uyanın, diğer sapıklardan daha kötü bir durumda olduğunu anlatır. (Mecâzü'l-Kur'ân, II, 189)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Dalâl, hak yoldan sapmak, doğruyu bulamamaktır. 'Edallu' ise, sapıklıkta en ileri seviyede olanı ifade eder. Bu ayette, ilahi rehberlikten mahrum kalıp kendi nefsine tabi olanın, en büyük sapıklık içinde olduğunu belirtir. (el-Külliyyât, s. 532)"}]},{"word":"هُدًى","root":"ه د ي","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Doğru yol, rehberlik, kılavuzluk anlamına gelir ve ayette Allah'tan gelen ilahi rehberliği ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hüda (hidayet), lütuf ve incelikle doğru yola iletmektir. Ayetteki 'Allah'tan bir hidayet olmaksızın' ifadesi, ilahi vahiy ve peygamberler aracılığıyla gelen doğru yolu, rehberliği kasteder. Bu hidayet, insanı sapıklıktan kurtaran yegane kaynaktır. (el-Müfredât, s. 847)"},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Hüda, doğru yolu göstermek, yol göstermektir. Kur'an'da genellikle Allah'ın insanlara gönderdiği kitaplar ve peygamberler aracılığıyla gerçekleşen ilahi rehberliği ifade eder. Bu ayette, heva ve hevese uymanın zıttı olarak, Allah'tan gelen doğru yolu temsil eder. (Umdetü'l-Huffâz, IV, 205)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"'Hidayet' kavramı, Kur'an'ın temel kavramlarından biridir ve Allah'ın insanlara doğru yolu göstermesini, onları hakikate ulaştırmasını ifade eder. Bu ayette, 'heva'nın karşıtı olarak, ilahi kaynaklı, mutlak ve güvenilir rehberliği vurgular. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 145)"}]},{"word":"يَهْدِى","root":"ه د ي","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Doğru yola iletmek, rehberlik etmek anlamına gelir ve ayette Allah'ın zalimleri doğru yola iletmeyeceğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hidayet (yehdî), doğru yola iletmek, rehberlik etmektir. Allah'ın hidayeti, insanlara doğru yolu göstermesi ve onları bu yolda sabit kılmasıdır. Ayetteki 'Allah zalim milleti doğru yola eriştirmez' ifadesi, zalimlerin kendi tercihleri nedeniyle ilahi hidayetten mahrum kalacaklarını belirtir. (el-Müfredât, s. 847)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hidayet, yol göstermek ve doğruya ulaştırmaktır. Allah'ın 'yehdî' fiiliyle kullanımı, O'nun insanlara doğru yolu gösterme kudretini ve iradesini ifade eder. Ancak bu ayette, zalimlerin kendi zulümleri nedeniyle bu hidayetten istifade edemeyecekleri vurgulanır. (Basâiru Zevi't-Temyîz, V, 260)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da 'hidayet' fiili, Allah'ın insanlara doğru yolu göstermesi, onları hakikate yönlendirmesi anlamında kullanılır. Ancak bu hidayet, kişinin kendi iradesiyle zulüm ve sapıklıkta ısrar etmesi durumunda engellenebilir. Ayet, zalimlerin bu ilahi lütuftan mahrum kalacaklarını açıkça ifade eder. (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 315)"}]}]}

## Tefsir

{"topics":["hidayet-dalalet","musrikler","peygamberlik","kufur-sirk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî harf","gloss":"o zaman"},{"position":1,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî harf","gloss":"eğer"},{"position":2,"surface":"لَّمْ","pos":"harf","posDetail":"Cezm Edat","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî harf","gloss":"değil"},{"position":3,"surface":"يَسْتَجِيبُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ج-و-ب","rootLatin":"j-w-b","lemma":"اِسْتَجَابَ","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Cezm edatı 'lem'den sonra geldiği için meczûm","gloss":"cevap vermezlerse"},{"position":4,"surface":"لَكَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî harf","gloss":"sana"},{"position":4,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sen"},{"position":5,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî harf","gloss":"o zaman"},{"position":5,"surface":"ٱعْلَمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"bil"},{"position":6,"surface":"أَنَّمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّمَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî harf","gloss":"ancak"},{"position":7,"surface":"يَتَّبِعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ت-ب-ع","rootLatin":"t-b-'-","lemma":"اِتَّبَعَ","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"uyarlar"},{"position":8,"surface":"أَهْوَآءَهُمْ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ه-و-ي","rootLatin":"h-w-y","lemma":"هَوَى","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"heveslerini"},{"position":8,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":9,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî harf","gloss":"ve"},{"position":9,"surface":"مَنْ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَنْ","form":"-","features":{"irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"kim"},{"position":10,"surface":"أَضَلُّ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"d-l-l","lemma":"أَضَلّ","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"daha sapık"},{"position":11,"surface":"مِمَّنِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî harf","gloss":"-den"},{"position":11,"surface":"مَّنِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kimse"},{"position":12,"surface":"ٱتَّبَعَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ت-ب-ع","rootLatin":"t-b-'-","lemma":"اِتَّبَعَ","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"uydu"},{"position":13,"surface":"هَوَىٰهُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ه-و-ي","rootLatin":"h-w-y","lemma":"هَوَى","form":"-","features":{"number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"hevesine"},{"position":13,"surface":"هُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":14,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî harf","gloss":"ile"},{"position":14,"surface":"غَيْرِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"غ-ي-ر","rootLatin":"gh-y-r","lemma":"غَيْر","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"olmadan"},{"position":15,"surface":"هُدًۭى","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"هُدًى","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"hidayet"},{"position":16,"surface":"مِّنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî harf","gloss":"-den"},{"position":17,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"'-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah"},{"position":18,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî harf","gloss":"şüphesiz"},{"position":19,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"'-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"Allah"},{"position":20,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî harf","gloss":"değil"},{"position":21,"surface":"يَهْدِى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"هَدَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"hidayet etmez"},{"position":22,"surface":"ٱلْقَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قَوْم","form":"-","features":{"number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"kavmi"},{"position":23,"surface":"ٱلظَّـٰلِمِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"z-l-m","lemma":"ظَالِم","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mansûb","gloss":"zalimleri"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kasas Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *28/50*
- **Kasas Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *28/50*
