# Kasas Sûresi, 83. Âyet (28:83)

> تِلْكَ ٱلدَّارُ ٱلْـَٔاخِرَةُ نَجْعَلُهَا لِلَّذِينَ لَا يُرِيدُونَ عُلُوًّا فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فَسَادًا ۚ وَٱلْعَـٰقِبَةُ لِلْمُتَّقِينَ

*Tilke-ddâru-l-âḣiratu nec'aluhâ lilleżîne lâ yurîdûne ‘uluvven fî-l-ardi velâ fesâdâ(en)(c) vel'âkibetu lilmuttekîn(e)*

**Meal (Diyanet):** İşte ahiret yurdu. Biz, onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmayanlara has kılarız. Sonuç, Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/28/83

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kasas Suresi'nin 83. ayeti, ahiret yurdunun kimlere verileceğini ve bu yurdun temel niteliklerini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır. Ayet, 'uluvv' (böbürlenme) ve 'fesad' (bozgunculuk) kavramlarını reddederek, 'muttakin' (sakınanlar) için 'âkıbet'in (sonuç) güzelliğini vurgular. Bu kavramlar, Kur'an'ın ahlaki ve sosyal düzenine dair temel ilkeleri içermektedir.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْـَٔاخِرَةُ","root":"أ خ ر","rootLatin":"e-h-r","meaning":"Bu kelime, dünya hayatından sonraki ebedi yurdu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'âhiret' kelimesinin 'sonra gelen, son' anlamındaki 'âhir' kökünden türediğini belirtir. Kur'an'da bu kelime, dünya hayatının zıddı olarak, ebedi kalış yeri olan öteki dünyayı ifade eder. Ayetteki kullanımı, dünya hayatındaki davranışların sonucunda elde edilecek olan nihai yurdu işaret eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'âhiret' kavramının Kur'an'da 'dünya' (ed-dünyâ) kavramıyla zıtlık içinde kullanıldığını ve bu zıtlığın, Kur'an'ın temel dünya görüşünü oluşturduğunu vurgular. Ayetteki 'ed-dâru'l-âhiret', dünya hayatının geçiciliğine karşılık, kalıcı ve gerçek yurdu temsil eder."}]},{"word":"عُلُوًّا","root":"ع ل و","rootLatin":"a-l-v","meaning":"Bu kelime, yeryüzünde haksız yere üstünlük taslamayı, böbürlenmeyi ve kibirlenmeyi ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'uluvv' kelimesini 'yükselmek, üstün gelmek' anlamında açıklar. Ancak ayetteki bağlamda, bu yükselişin haksız ve zulme dayalı bir üstünlük taslama olduğunu, başkalarına karşı kibirlenme ve tahakküm etme arzusunu ifade ettiğini belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'uluvv' kelimesinin mecazi olarak 'büyüklenme, kibir' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'lâ yürîdûne uluvven' ifadesi, yeryüzünde başkalarına karşı üstünlük taslama, makam ve mevki ile övünme arzusundan uzak durmayı ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'uluvv' kelimesinin hem maddi hem de manevi yükselişi ifade ettiğini, ancak Kur'an'da genellikle 'yeryüzünde haksız yere büyüklük taslama, kibir ve zulüm' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın kullarına karşı kibirlenme ve onlara tahakküm etme arzusunun reddini vurgular."}]},{"word":"فَسَادًا","root":"ف س د","rootLatin":"f-s-d","meaning":"Bu kelime, yeryüzünde bozgunculuk yapmayı, düzeni bozmayı ve zararlı işler işlemeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'fesad' kelimesini 'salâh' (iyilik, düzen) kelimesinin zıddı olarak açıklar. Her türlü bozulma, kötüleşme ve düzenin dışına çıkma halini ifade eder. Ayetteki 'lâ yürîdûne fesâden' ifadesi, yeryüzünde toplumsal düzeni bozan, ahlaki değerleri zedeleyen ve zarara yol açan her türlü eylemden uzak durmayı amaçlar."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'fesad'ın bir şeyin asıl halinden çıkıp bozulması olduğunu belirtir. Kur'an'da bu kelime, genellikle yeryüzünde işlenen günahlar, zulümler ve toplumsal düzensizlikler için kullanılır. Ayetteki bağlamda, insanların huzurunu bozan, adaletsizliğe yol açan her türlü eylemi kapsar."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'fesad' kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu, maddi ve manevi her türlü bozulmayı içerdiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, özellikle toplumsal barışı ve düzeni tehdit eden, ahlaki çöküntüye yol açan davranışları reddetmeyi ifade eder."}]},{"word":"ٱلْعَـٰقِبَةُ","root":"ع ق ب","rootLatin":"a-k-b","meaning":"Bu kelime, bir şeyin sonunu, sonucunu veya akıbetini ifade eder; ayetteki bağlamda güzel ve hayırlı sonucu vurgular.","sources":[{"author":"Ebû'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'âkıbet' kelimesinin bir şeyin sonu, nihayeti anlamına geldiğini belirtir. Kur'an'da genellikle iyi veya kötü bir eylemin sonucunu ifade etmek için kullanılır. Ayetteki 'el-âkıbetü li'l-muttakîn' ifadesi, takva sahipleri için hayırlı ve güzel bir sonun olacağını müjdeler."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'âkıbet' kelimesinin 'bir şeyin ardından gelen' anlamındaki 'akab' kökünden türediğini ve genellikle bir işin sonucunu ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, dünya hayatında 'uluvv' ve 'fesad'dan kaçınanların ahirette elde edecekleri güzel ve övgüye değer sonucu işaret eder."}]},{"word":"لِلْمُتَّقِينَ","root":"و ق ي","rootLatin":"v-k-y","meaning":"Bu kelime, Allah'a karşı gelmekten sakınan, O'nun emirlerine uyan ve yasaklarından kaçınan kimseleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'muttakîn' kelimesinin 'vikaye' (korunma, sakınma) kökünden geldiğini ve Allah'ın azabından, gazabından korunmak için O'nun emirlerine uyan ve yasaklarından kaçınan kimseleri ifade ettiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, 'uluvv' ve 'fesad' gibi kötü davranışlardan sakınan, Allah'ın rızasını gözeten kişilerdir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'takva' kavramının Kur'an'da merkezi bir yere sahip olduğunu ve 'muttakîn'in, Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle hareket eden, O'nun sınırlarını aşmaktan sakınan kişiler olduğunu vurgular. Ayetteki 'el-âkıbetü li'l-muttakîn' ifadesi, bu ahlaki duruşun nihai mükafatını belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'takva'nın sadece korku değil, aynı zamanda Allah'a karşı derin bir saygı ve O'nun hoşnutluğunu kazanma arzusuyla hareket etme olduğunu ifade eder. 'Muttakîn', bu bilinçle hareket ederek yeryüzünde 'uluvv' ve 'fesad'dan uzak duran, böylece ahiret yurduna layık görülen kimselerdir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["ahiret-mukafat","takva","kibir-hased","dunya-ahiret-dengesi"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"تِلْكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"تِلْكَ","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnî; mübteda konumunda","gloss":"işte o"},{"position":2,"surface":"ٱلدَّارُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-و-ر","rootLatin":"d-w-r","lemma":"دَار","form":"-","features":{"state":"Marife","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"İsm-i işaretten sonra gelen ve elif-lam takısı alan bedel olduğu için merfû","gloss":"yurt"},{"position":3,"surface":"ٱلْـَٔاخِرَةُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ء-خ-ر","rootLatin":"'-kh-r","lemma":"آخِرَة","form":"Fâ'ile","features":{"state":"Marife","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki ismin (الدَّارُ) sıfatı olduğu için merfû","gloss":"ahiret"},{"position":4,"surface":"نَجْعَلُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ج-ع-ل","rootLatin":"j-'-l","lemma":"جَعَلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"kılarız, veririz"},{"position":4,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahalde mebnî","gloss":"onu"},{"position":5,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"-","gloss":"için, ait"},{"position":5,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِي","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahalde mebnî","gloss":"kimseler"},{"position":6,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"-","gloss":"değil, -mez"},{"position":7,"surface":"يُرِيدُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-و-د","rootLatin":"r-w-d","lemma":"أَرَادَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû (ef'âl-i hamse'den)","gloss":"isterler"},{"position":8,"surface":"عُلُوًّا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ل-و","rootLatin":"'-l-w","lemma":"عُلُوّ","form":"-","features":{"state":"Nekre","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"yücelik, böbürlenme"},{"position":9,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"-","gloss":"içinde, -de"},{"position":10,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"'-r-d","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"state":"Marife","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yer, yeryüzü"},{"position":11,"surface":"وَلَا","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"-","gloss":"ve"},{"position":11,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"-","gloss":"değil, -mez"},{"position":12,"surface":"فَسَادًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ف-س-د","rootLatin":"f-s-d","lemma":"فَسَاد","form":"-","features":{"state":"Nekre","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki kelimeye (عُلُوًّا) atfedildiği için mansûb","gloss":"bozgunculuk"},{"position":13,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"-","gloss":"ve"},{"position":13,"surface":"ٱلْعَـٰقِبَةُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ق-ب","rootLatin":"'-q-b","lemma":"عَاقِبَة","form":"Fâ'ile","features":{"state":"Marife","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"sonuç"},{"position":14,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"-","gloss":"için, ait"},{"position":14,"surface":"لْمُتَّقِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"و-ق-ي","rootLatin":"w-q-y","lemma":"مُتَّقِي","form":"İfti'âl","features":{"state":"Marife","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"takva sahipleri, sakınanlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kasas Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *28/83*
- **Sâd Sûresi** · *28/83*
- **Kasas Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *28/83*
- **Sâd Sûresi** · *28/83*
