# Ankebût Sûresi, 16. Âyet (29:16)

> وَإِبْرَٰهِيمَ إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱتَّقُوهُ ۖ ذَٰلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

*Ve-ibrâhîme iżkâle likavmihi-'budû(A)llâhe vettekûh(u)(s) żâlikum ḣayrun lekum in kuntum ta'lemûn(e)*

**Meal (Diyanet):** İbrahim'i de peygamber olarak gönderdik. Hani o, kavmine şöyle demişti: "Allah'a kulluk edin, O'na karşı gelmekten sakının. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/29/16

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Ankebut Suresi 16. ayet, Hz. İbrahim'in kavmine yaptığı tevhidi çağrıyı ve Allah'a kulluk ile takvanın önemini vurgular. Ayet, temel dini emirleri ve bu emirlerin insan için taşıdığı faydayı dilbilimsel bir derinlikle sunar.","keyConcepts":[{"word":"ٱعْبُدُوا۟","root":"ع ب د","rootLatin":"a-b-d","meaning":"Allah'a itaat etmek, boyun eğmek ve O'na kulluk etmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'abd' kökünü, tevazu ve boyun eğme ile birlikte ibadet etme olarak tanımlar. Ayetteki 'u'budû' emri, Allah'a karşı tam bir teslimiyet ve itaatle kulluk etmeyi, O'nun emirlerine uymayı ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ibadet'i, kulun Allah'a karşı en üst düzeyde tevazu ve boyun eğmesi olarak açıklar. Bu ayetteki kullanımı, Hz. İbrahim'in kavmine, yaratıcılarına karşı tam bir teslimiyetle hareket etmeleri çağrısıdır."}]},{"word":"ٱللَّهَ","root":"أ ل ه","rootLatin":"e-l-h","meaning":"Yegane ibadet edilmeye layık olan, tüm kemal sıfatları kendinde toplayan yüce varlık, Tanrı.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'Allah' isminin, tüm kemal sıfatlarını kendinde toplayan, ibadete layık tek varlığın özel ismi olduğunu belirtir. Ayetteki 'Allah'a kulluk edin' ifadesi, ibadetin sadece O'na yöneltilmesi gerektiğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'Allah' kavramının Kur'an'daki merkeziyetini ve O'nun mutlak biricik Tanrı olarak konumunu inceler. Bu ayette 'Allah', Hz. İbrahim'in kavmine tevhidi tebliğ ettiği, ibadetin tek mercii olan yüce varlıktır."}]},{"word":"وَٱتَّقُوهُ","root":"و ق ى","rootLatin":"v-k-y","meaning":"Allah'ın azabından sakınmak, O'nun emirlerine uyup yasaklarından kaçınarak korunmak.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'takva'yı, kişinin kendisini korktuğu şeylerden koruması olarak açıklar. Ayetteki 'vettekûhu' emri, Allah'ın azabından sakınmak için O'nun emirlerine riayet etmeyi ve günahlardan uzak durmayı ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'takva'nın asıl anlamının, bir şeyi zararlı şeylerden korumak olduğunu belirtir. Dini bağlamda ise, nefsi günahlardan korumak ve Allah'ın emirlerine uyarak O'nun azabından sakınmaktır. Hz. İbrahim'in kavmine çağrısı, bu korunma halini benimsemeleridir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'takva'nın Kur'an'daki kullanımının, Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmek ve O'nun rızasını kazanmak için günahlardan kaçınmak olduğunu vurgular. Ayetteki 'vettekûhu', bu sorumluluk bilincinin bir gereğidir."}]},{"word":"خَيْرٌ","root":"خ ي ر","rootLatin":"h-y-r","meaning":"Daha iyi, daha hayırlı, faydalı ve üstün olan şey.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'hayr' kelimesinin, bir şeyin diğerine göre üstünlüğünü ve faydasını ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'zâliküm hayrun leküm' ifadesi, Allah'a kulluk ve takvanın, insanlar için dünyevi ve uhrevi açıdan daha iyi ve faydalı olduğunu vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'hayr'ın, hem maddi hem de manevi faydayı içeren geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu açıklar. Hz. İbrahim'in sözünde, Allah'a ibadet ve takvanın, kavmi için en üstün ve en faydalı yol olduğu kastedilmektedir."}]},{"word":"تَعْلَمُونَ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Bilmek, idrak etmek, bir şeyi kavramak ve anlamak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'ilm'i, bir şeyin hakikatini idrak etmek olarak tanımlar. Ayetteki 'in küntüm ta'lemûn' ifadesi, eğer bu gerçeği (Allah'a kulluk ve takvanın hayırlı olduğunu) gerçekten idrak ederseniz, anlamında bir şart cümlesidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ilm'in, bir şeyin mahiyetini kavramak ve ona vakıf olmak olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, Hz. İbrahim'in kavmine, eğer bu hakikati tam olarak kavrayıp idrak edebilirlerse, bunun kendileri için ne kadar hayırlı olduğunu anlayacaklarını ifade eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/16*
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/16*
