# Ankebût Sûresi, 18. Âyet (29:18)

> وَإِن تُكَذِّبُوا۟ فَقَدْ كَذَّبَ أُمَمٌ مِّن قَبْلِكُمْ ۖ وَمَا عَلَى ٱلرَّسُولِ إِلَّا ٱلْبَلَـٰغُ ٱلْمُبِينُ

*Ve-in tukeżżibû fekad keżżebe umemun min kablikum(s) vemâ ‘alâ-rrasûli illâ-lbelâġu-lmubîn(u)*

**Meal (Diyanet):** "Eğer siz yalanlarsanız bilin ki, sizden önce geçen birtakım ümmetler de yalanlamışlardı. Peygambere düşen apaçık tebliğden başka bir şey değildir."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/29/18

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Ankebût Suresi'nin 18. ayeti, inkarcılığın tarihsel bir olgu olduğunu vurgularken, peygamberin görevinin sadece açık bir tebliğ olduğunu belirtir. Ayet, 'yalanlamak' ve 'tebliğ' kavramları üzerinden peygamberlik misyonunun temelini ve muhatapların sorumluluğunu dilbilimsel bir derinlikle ele alır.","keyConcepts":[{"word":"تُكَذِّبُوا۟","root":"ك ذ ب","rootLatin":"k-z-b","meaning":"Siz yalanlıyorsanız, inkâr ediyorsanız anlamındadır ve geçmiş ümmetlerin tutumuna atıfta bulunur.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kezeb' (كذب) kelimesinin asıl anlamının, bir şeyin gerçeğe aykırı olduğunu söylemek veya inanmak olduğunu belirtir. Ayetteki 'tükezzibû' (تُكَذِّبُوا۟) fiili, peygamberin getirdiği mesajı ve dolayısıyla Allah'ın ayetlerini yalanlama, inkâr etme anlamında kullanılmıştır. Bu, sadece sözlü bir yalanlama değil, aynı zamanda kalben reddetmeyi de içerir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'tekzîb' (تكذيب) kelimesini, bir şeyi inkâr etmek ve ona inanmamak olarak açıklar. Ayetteki 'tükezzibû' (تُكَذِّبُوا۟) ifadesi, muhatapların peygamberin getirdiği hakikatleri reddetme eylemini mecazi olarak değil, doğrudan bir inkâr fiili olarak ortaya koyar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'k-z-b' kökünden türeyen kelimelerin Kur'an'da genellikle 'hakikati reddetmek', 'Allah'ın ayetlerini inkâr etmek' ve 'peygamberleri yalanlamak' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'tükezzibû' (تُكَذِّبُوا۟) ifadesi, muhatapların peygamberin tebliğ ettiği ilahi mesajı kasıtlı olarak inkâr etme durumunu vurgular ve bu eylemin geçmiş ümmetlerde de görüldüğüne dikkat çeker."}]},{"word":"كَذَّبَ","root":"ك ذ ب","rootLatin":"k-z-b","meaning":"Yalanladı, inkâr etti anlamındadır ve geçmiş ümmetlerin peygamberlerini yalanlama eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'kezzebe' (كذب) fiilinin, bir şeyi yalan saymak, onu doğru kabul etmemek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'kezzebe ümemün' (كذب أمم) ifadesi, önceki toplulukların kendi peygamberlerinin getirdiği hakikatleri ve mucizeleri reddetme, onlara inanmama eylemini açıkça ortaya koyar."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'tekzîb' (تكذيب) kelimesinin, bir sözü veya haberi yalanlamak, onu doğru kabul etmemek olduğunu ifade eder. Ayetteki 'kezzebe' (كذب) fiili, geçmiş ümmetlerin peygamberlerin tebliğ ettiği ilahi mesajları ve uyarıları inkâr etme, onları asılsız bulma tavrını vurgular."}]},{"word":"أُمَمٌ","root":"أ م م","rootLatin":"e-m-m","meaning":"Ümmetler, topluluklar anlamındadır ve geçmişte yaşamış, peygamberlere muhatap olmuş insan gruplarını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ümmet' (أمة) kelimesinin, aynı zaman diliminde yaşayan veya aynı dine mensup olan insan topluluğu anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ümemün' (أُمَمٌ) ifadesi, farklı zamanlarda yaşamış, kendilerine peygamber gönderilmiş ve bu peygamberleri yalanlamış çeşitli toplulukları kapsar, böylece inkarcılığın tarihsel bir süreklilik arz ettiğini gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ümmet' (أمة) kelimesinin, bir peygamberin davetine muhatap olan veya belirli bir inanç etrafında toplanan cemaat anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'ümemün' (أُمَمٌ) kelimesi, geçmişte yaşamış ve peygamberlerin tebliğine karşı inkarcı bir tutum sergilemiş farklı insan topluluklarını ifade ederek, şimdiki muhataplara bir uyarı niteliği taşır."}]},{"word":"ٱلرَّسُولِ","root":"ر س ل","rootLatin":"r-s-l","meaning":"Peygamber, elçi anlamındadır ve Allah'ın mesajını insanlara iletmekle görevli kişiyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'resûl' (رسول) kelimesinin, bir mesajı veya haberi iletmek üzere gönderilen kişi anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'er-Resûl' (ٱلرَّسُولِ) ifadesi, Hz. Muhammed'i kasteder ve onun görevinin sadece Allah'tan aldığı vahyi insanlara ulaştırmak olduğunu, hidayet veya saptırmanın kendi elinde olmadığını vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'resûl' (رسول) kelimesinin, Allah tarafından insanlara gönderilen, vahiy alan ve bunu tebliğ eden kişi olduğunu açıklar. Ayetteki 'er-Resûl' (ٱلرَّسُولِ) kelimesi, peygamberin misyonunun sınırlarını çizerek, onun sadece bir aracı olduğunu ve muhatapların inkârından sorumlu olmadığını belirtir."}]},{"word":"ٱلْبَلَـٰغُ","root":"ب ل غ","rootLatin":"b-l-ğ","meaning":"Tebliğ, ulaştırma anlamındadır ve peygamberin görevinin ilahi mesajı eksiksiz bir şekilde insanlara iletmek olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'belâğ' (بلاغ) kelimesinin, bir şeyin hedefine ulaşması veya bir mesajın muhatabına eksiksiz bir şekilde iletilmesi anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'el-belâğu' (ٱلْبَلَـٰغُ) ifadesi, peygamberin görevinin, Allah'ın vahyini insanlara açık ve anlaşılır bir biçimde ulaştırmakla sınırlı olduğunu, hidayetin Allah'a ait olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'belâğ' (بلاغ) kelimesinin Kur'an'da 'mesajı ulaştırma', 'tebliğ etme' ve 'yeterli olma' anlamlarında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'el-belâğu' (ٱلْبَلَـٰغُ) kelimesi, peygamberin sorumluluğunun sadece ilahi mesajı insanlara açıkça duyurmak olduğunu, bu mesajın kabul edilip edilmemesinin muhatapların iradesine bağlı olduğunu belirtir."}]},{"word":"ٱلْمُبِينُ","root":"ب ي ن","rootLatin":"b-y-n","meaning":"Apaçık, açıkça belli olan anlamındadır ve tebliğin net, anlaşılır ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde yapıldığını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'mübîn' (مبين) kelimesinin, 'açıklayan, açıklığa kavuşturan' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'el-mübîn' (ٱلْمُبِينُ) ifadesi, peygamberin tebliğinin sadece bir ulaştırma değil, aynı zamanda hakikati açıkça ortaya koyan, şüpheleri gideren ve anlaşılır bir tebliğ olduğunu vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'mübîn' (مبين) kelimesini, 'açık ve belli olan' olarak açıklar. Ayetteki 'el-mübîn' (ٱلْمُبِينُ) ifadesi, peygamberin tebliğinin, muhatapların anlayabileceği, delilleriyle birlikte sunulan, hiçbir kapalılık içermeyen bir tebliğ olduğunu gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tebligh","peygamberlik","musrikler","kissa-gecmis-kavimler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":1,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِن","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"eğer","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Şart edatı"},{"position":2,"surface":"تُكَذِّبُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-dh-b","lemma":"كَذَّبَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Şart edatı (إِن) tarafından meczûm edildiği için","gloss":"yalanlarsanız","irabMarker":"nûnun hazfi ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":3,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Rabıt","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o halde","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":3,"surface":"قَدْ","pos":"harf","posDetail":"Tahkik Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"قَدْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"muhakkak","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Tahkîk edatı"},{"position":4,"surface":"كَذَّبَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-dh-b","lemma":"كَذَّبَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yalanladı","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":5,"surface":"أُمَمٌ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-م-م","rootLatin":"a-m-m","lemma":"أُمَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"ümmetler","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Fâil"},{"position":6,"surface":"مِّن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":7,"surface":"قَبْلِ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"q-b-l","lemma":"قَبْل","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden (مِن) sonra geldiği için mecrûr","gloss":"önce","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru","izafet":"Muzâf"},{"position":7,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"sizin","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":8,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":8,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değildir","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":9,"surface":"عَلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"üzerine","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":10,"surface":"ٱلرَّسُولِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","lemma":"رَسُول","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden (عَلَى) sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Resul'ün","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":11,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"İstisna Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ancak","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":12,"surface":"ٱلْبَلَـٰغُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ب-ل-غ","rootLatin":"b-l-gh","lemma":"بَلَاغ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda-i muahhar olduğu için merfû","gloss":"tebliğ","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mübteda"},{"position":13,"surface":"ٱلْمُبِينُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"مُبِين","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin (ٱلْبَلَـٰغُ) sıfatı olduğu için merfû","gloss":"apaçık","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Sıfat"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Ve-in"},{"position":2,"translit":"tukeżżibû"},{"position":3,"translit":"fekad"},{"position":4,"translit":"keżżebe"},{"position":5,"translit":"umemun"},{"position":6,"translit":"min"},{"position":7,"translit":"kablikum(s)"},{"position":8,"translit":"vemâ"},{"position":9,"translit":"‘alâ"},{"position":10,"translit":"rrasûli"},{"position":11,"translit":"illâ"},{"position":12,"translit":"lbelâġu"},{"position":13,"translit":"lmubîn(u)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/18*
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/18*
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/18*
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/18*
