# Ankebût Sûresi, 3. Âyet (29:3)

> وَلَقَدْ فَتَنَّا ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۖ فَلَيَعْلَمَنَّ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ صَدَقُوا۟ وَلَيَعْلَمَنَّ ٱلْكَـٰذِبِينَ

*Velekad fetennâ-lleżîne min kablihim(s) feleya'lemenna(A)llâhu-lleżîne sadekû veleya'lemenne-lkâżibîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Andolsun, biz onlardan öncekileri de imtihan etmiştik. Allah, doğru söyleyenleri de mutlaka bilir, yalancıları da mutlaka bilir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/29/3

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Ankebût Suresi'nin 3. ayeti, imanın sadece sözden ibaret olmadığını, aksine denemelerle sınanacağını vurgular. Ayet, 'fetnâ' (denemek), 'sadakû' (doğru söyleyenler) ve 'kâzibîn' (yalancılar) gibi anahtar kavramlar üzerinden, Allah'ın hakikati ortaya çıkarıcı kudretini ve insanların imtihan edilişinin kaçınılmazlığını dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"فَتَنَّا","root":"ف-ت-ن","rootLatin":"f-t-n","meaning":"Allah'ın insanları çeşitli zorluklarla, musibetlerle veya imtihanlarla sınaması, denemesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Fetn (فتن) kelimesinin aslı, altını ateşe sokarak saflığını ortaya çıkarmaktır. Daha sonra bu kelime, insanın iyi ve kötü hallerinin ortaya çıkması için maruz kaldığı her türlü sınama ve imtihan için kullanılmıştır. Ayetteki 'fetennâ' ifadesi, Allah'ın insanları iman iddialarında ne kadar samimi olduklarını ortaya çıkarmak için çeşitli zorluklarla denediğini belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Fetn (فتن) kelimesi, burada 'imtihan etmek, sınamak' anlamındadır. Allah'ın kullarını denemesi, onların sabırlarını, imanlarını ve teslimiyetlerini ölçmek içindir. Ayetteki kullanım, geçmiş ümmetlerin de benzer sınavlardan geçtiğini ve bu durumun bir sünnetullah olduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'fitne' kavramı, genellikle bir tür sınama, deneme veya kargaşa anlamında kullanılır. Bu ayetteki 'fetennâ' fiili, Allah'ın insanları iman iddialarında samimiyetlerini ortaya koymaları için bir dizi zorluğa tabi tuttuğunu ifade eder. Bu, imanın sadece sözle değil, eylem ve sabırla da ispatlanması gerektiğini vurgular."}]},{"word":"صَدَقُوا۟","root":"ص-د-ق","rootLatin":"s-d-q","meaning":"İman iddialarında samimi ve doğru olanlar, sözleri ile fiilleri uyumlu olanlar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sıdk (صدق) kelimesi, sözün veya fiilin gerçeğe uygun olmasıdır. 'Sadakû' fiili, iman ettiklerini söyleyenlerin bu iddialarında samimi olmaları, sözlerinin özleriyle örtüşmesi anlamına gelir. Ayette, Allah'ın bu denemelerle kimlerin gerçekten iman ettiğini, yani sözlerinde sadık olduğunu ortaya çıkaracağını belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Sıdk (صدق), bir şeyin hakikate mutabık olmasıdır. İman bağlamında 'sadakû', kalben tasdik ettiklerini dilleriyle ikrar eden ve bu ikrarlarını amelleriyle de tasdik eden kimselerdir. Ayet, Allah'ın bu denemelerle kimlerin imanlarında samimi olduğunu, yani 'doğru söyleyenler' olduğunu açığa çıkaracağını ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Sıdk kavramı, Kur'an'da genellikle doğruluk, samimiyet ve ahde vefa anlamlarında kullanılır. 'Sadakû' fiili, iman iddiasında bulunanların bu iddialarının arkasında durduklarını, sözleriyle fiillerinin çelişmediğini gösterir. Ayetteki bağlamda, imtihanlar karşısında sebat göstererek imanlarının doğruluğunu ispat edenleri ifade eder."}]},{"word":"ٱلْكَـٰذِبِينَ","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-z-b","meaning":"İman ettiklerini iddia etmelerine rağmen bu iddialarında samimi olmayan, sözleri ile fiilleri çelişen yalancılar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kizb (كذب), sözün veya fiilin gerçeğe aykırı olmasıdır. 'Kâzibîn' ise yalan söyleyenler, yani iman ettiklerini iddia etmelerine rağmen kalben tasdik etmeyen veya amelleriyle bu iddialarını yalanlayan kimselerdir. Ayette, Allah'ın denemelerle kimlerin imanlarında yalancı olduğunu ortaya çıkaracağını belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kizb (كذب), haberin veya sözün gerçeğe muhalif olmasıdır. 'Kâzibîn' terimi, iman iddiasında bulunup da bu iddialarını fiilen yalanlayan, yani imtihanlar karşısında sebat göstermeyen veya münafıklık eden kimseleri ifade eder. Ayet, Allah'ın bu denemelerle kimlerin yalancı olduğunu açığa çıkaracağını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'kizb' kavramı, sadece sözlü yalanı değil, aynı zamanda bir kişinin içsel inancıyla dışsal davranışları arasındaki tutarsızlığı da ifade eder. 'Kâzibîn' bu bağlamda, iman ettiklerini söyleyen ancak zorluklar karşısında bu iddialarından vazgeçen veya ikiyüzlü davranan kişilerdir. Ayet, Allah'ın bu tür yalancıları imtihanlar aracılığıyla ifşa edeceğini belirtir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["imtihan-bela","iman","sidk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لَقَدْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tahkik","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَقَدْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"andolsun ki"},{"position":2,"surface":"فَتَنَّا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ف-ت-ن","rootLatin":"f-t-n","lemma":"فَتَنَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"denedik"},{"position":3,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb, ism-i mevsûl olduğu için mebnî","gloss":"o kimseleri ki"},{"position":4,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":5,"surface":"قَبْلِ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"q-b-l","lemma":"قَبْل","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"önce"},{"position":5,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr, zamir olduğu için mebnî","gloss":"onların"},{"position":6,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":6,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"elbette"},{"position":6,"surface":"يَعْلَمَنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"ʿ-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Te'kîd nûnu ile bitiştiği için mebnî","gloss":"bilecektir"},{"position":7,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"ʾ-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":8,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb, ism-i mevsûl olduğu için mebnî","gloss":"o kimseleri ki"},{"position":9,"surface":"صَدَقُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ص-د-ق","rootLatin":"ṣ-d-q","lemma":"صَدَقَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"doğru söylediler"},{"position":10,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":10,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"elbette"},{"position":10,"surface":"يَعْلَمَنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"ʿ-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Te'kîd nûnu ile bitiştiği için mebnî","gloss":"bilecektir"},{"position":11,"surface":"ٱلْكَـٰذِبِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-dh-b","lemma":"كَاذِب","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"yalancıları"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Zümer Sûresi** · *29/2-3*
- **Ankebût Sûresi** · *29/3*
- **Zümer Sûresi** · *29/2-3*
- **Ankebût Sûresi** · *29/3*
- **Sohbet Arası Sohbetler (25)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/3*
- **Sohbet Arası Sohbetler (25)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/3*
