# Ankebût Sûresi, 36. Âyet (29:36)

> وَإِلَىٰ مَدْيَنَ أَخَاهُمْ شُعَيْبًا فَقَالَ يَـٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱرْجُوا۟ ٱلْيَوْمَ ٱلْـَٔاخِرَ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

*Ve-ilâ medyene eḣâhum şu'ayben fekâle yâkavmi-'budû(A)llâhe vercû-lyevme-l-âḣira velâ ta'śev fî-l-ardi mufsidîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Şu'ayb, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Ahiret gününe ümit besleyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın" dedi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/29/36

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Ankebût Suresi'nin 36. ayeti, Medyen halkına gönderilen Şuayb peygamberin tevhidi davetini ve ahlaki uyarılarını içermektedir. Ayet, Allah'a kulluk, ahiret inancı ve yeryüzünde fesattan kaçınma gibi temel dini ve ahlaki kavramlar etrafında şekillenmektedir.","keyConcepts":[{"word":"ٱعْبُدُوا۟","root":"ع ب د","rootLatin":"a-b-d","meaning":"Allah'a kulluk etmek, ibadet etmek, boyun eğmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'abd' kökünü, tevazu ve boyun eğmenin son noktası olarak tanımlar. Ayetteki 'u'budû' emri, Allah'a tam bir teslimiyetle kulluk etmeyi, O'nun emirlerine itaat etmeyi ve O'na ibadet etmeyi ifade eder. Bu, sadece ritüelistik ibadetleri değil, aynı zamanda hayatın her alanında Allah'ın rızasını gözetmeyi de kapsar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'abd' kavramının Kur'an'daki merkeziyetine dikkat çeker. Ona göre 'ubudiyet', insanın Allah karşısındaki mutlak bağımlılığını ve O'na karşı sorumluluğunu ifade eder. Ayetteki 'u'budû' emri, Medyen halkının Allah'ı birleyerek O'na yönelmesini ve O'nun ilahlığını kabul etmesini talep etmektedir, bu da onların şirkten uzaklaşmasını gerektirir."}]},{"word":"ٱرْجُوا۟","root":"ر ج و","rootLatin":"r-c-v","meaning":"Umut etmek, beklemek, arzu etmek.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'recâ' kelimesini 'tameh' (arzu etmek) ve 'intizâr' (beklemek) anlamlarıyla açıklar. Ayetteki 'urcû' emri, ahiret gününe dair bir umut beslemeyi, o günün mükafatını beklemeyi ve o güne hazırlık yapmayı ifade eder. Bu, sadece bir beklenti değil, aynı zamanda o günün getireceği hayırlara yönelik aktif bir arzu ve çabayı da içerir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'recâ'nın, istenilen bir şeyin gerçekleşmesini beklemek olduğunu belirtir. Ayette 'el-yevme'l-âhire' ile birlikte kullanılması, müminlerin ahiret gününün hayrını ve Allah'ın rahmetini umut etmeleri gerektiğini vurgular. Bu, aynı zamanda ahiret azabından korkmayı ve ona karşı tedbir almayı da dolaylı olarak içerir."}]},{"word":"ٱلْـَٔاخِرَ","root":"أ خ ر","rootLatin":"a-h-r","meaning":"Son, sonraki, dünya hayatından sonraki hayat.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'âhir' kelimesini 'evvel'in zıddı olarak açıklar ve dünya hayatından sonra gelen, son olan hayatı ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'el-yevme'l-âhire' ifadesi, kıyamet gününü ve sonrasında gerçekleşecek olan ebedi hayatı kasteder. Bu, Medyen halkına dünya hayatının geçiciliğini ve ahiretin kalıcılığını hatırlatır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'âhir' kelimesinin bir şeyin sonu anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle dünya hayatının sonu olan ahiret hayatını ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, 'el-yevme'l-âhire', insanların amellerinin karşılığını göreceği, hesap ve ceza/mükafat gününü ifade eder. Bu, insanları dünya hayatında sorumlu davranmaya teşvik eder."}]},{"word":"تَعْثَوْا۟","root":"ع ث و","rootLatin":"a-s-v","meaning":"Bozgunculuk yapmak, fesat çıkarmak, yoldan çıkmak.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'asâ' fiilini 'fesâd' (bozgunculuk) ve 'şer' (kötülük) anlamlarıyla açıklar. Ayetteki 'lâ ta'sev' emri, Medyen halkının yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan, düzeni bozmaktan ve kötülük yaymaktan kaçınmasını emreder. Bu, onların ticari hileleri ve ölçü-tartıda yaptıkları haksızlıklar gibi eylemlerine bir göndermedir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'asâ' fiilinin 'fesâd' ve 'ifsâd' (bozgunculuk çıkarma) anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'lâ ta'sev fi'l-ardı mufsidîn' ifadesi, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayı yasaklar. Bu, sadece bireysel eylemleri değil, aynı zamanda toplumsal düzeni bozan her türlü davranışı da kapsar."}]},{"word":"مُفْسِدِينَ","root":"ف س د","rootLatin":"f-s-d","meaning":"Bozgunculuk yapanlar, fesat çıkaranlar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'fesâd' kelimesini 'salâh'ın (iyilik, düzgünlük) zıddı olarak tanımlar ve bir şeyin itidalden çıkması anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'mufsidîn' kelimesi, yeryüzünde bozgunculuk yapan, düzeni bozan ve zararlı eylemlerde bulunan kişileri ifade eder. Bu, Medyen halkının ölçü ve tartıda hile yapma, yol kesme gibi kötü alışkanlıklarına işaret eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'fesâd'ın, bir şeyin asıl halinden sapması ve bozulması olduğunu açıklar. 'Mufsidîn' ise bu bozulmayı gerçekleştiren, yeryüzünde kargaşa ve düzensizlik yaratanlardır. Ayetteki 'lâ ta'sev fi'l-ardı mufsidîn' ifadesi, Medyen halkının zaten bozgunculuk yapan bir topluluk olduğunu ve bu eylemlerinden vazgeçmeleri gerektiğini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-diger-peygamberler","tevhid","kiyamet","emr-i-maruf"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"إِلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَىٰ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-e, -a"},{"position":2,"surface":"مَدْيَنَ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"م-د-ي-ن","rootLatin":"m-d-y-n","lemma":"مَدْيَن","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr, gayr-ı munsarıf olduğu için fetha ile mecrûr","gloss":"Medyen'e"},{"position":3,"surface":"أَخَا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-خ-و","rootLatin":"a-ḫ-w","lemma":"أَخ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb, esmâ-i hamse'den olduğu için elif ile mansûb","gloss":"kardeşlerini"},{"position":3,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":4,"surface":"شُعَيْبًۭا","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ش-ع-ب","rootLatin":"š-ʿ-b","lemma":"شُعَيْب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Bedel olduğu için mansûb","gloss":"Şuayb'ı"},{"position":5,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"böylece"},{"position":5,"surface":"قَالَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dedi"},{"position":6,"surface":"يَـٰ","pos":"harf","posDetail":"Nidâ Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"يَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ey"},{"position":6,"surface":"قَوْمِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Münâdâ olduğu için mansûb, yâ-i mütekellim hazfedildiği için kesra ile mansûb","gloss":"kavmim"},{"position":7,"surface":"ٱعْبُدُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ع-ب-د","rootLatin":"ʿ-b-d","lemma":"عَبَدَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî, nûn'un hazfi üzere mebnî","gloss":"kulluk edin"},{"position":8,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"ʾ-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"Allah'a"},{"position":9,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":9,"surface":"ٱرْجُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ر-ج-و","rootLatin":"r-j-w","lemma":"رَجَا","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî, nûn'un hazfi üzere mebnî","gloss":"umut edin"},{"position":10,"surface":"ٱلْيَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"günü"},{"position":11,"surface":"ٱلْـَٔاخِرَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ء-خ-ر","rootLatin":"ʾ-ḫ-r","lemma":"آخِر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mansûb","gloss":"son, ahiret"},{"position":12,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":12,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nehiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"yapmayın"},{"position":13,"surface":"تَعْثَوْا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ث-و","rootLatin":"ʿ-ṯ-w","lemma":"عَثَا","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Nehiy harfi (لَا) ile meczûm, nûn'un hazfi ile meczûm","gloss":"bozgunculuk yapmayın"},{"position":14,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde"},{"position":15,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"ʾ-r-ḍ","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yeryüzünde"},{"position":16,"surface":"مُفْسِدِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ف-س-د","rootLatin":"f-s-d","lemma":"مُفْسِد","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"bozguncular olarak"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ankebût Sûresi** · *29/36*
- **Ankebût Sûresi** · *29/36*
- **Ankebût Sûresi** · *29/36*
- **Ankebût Sûresi** · *29/36*
