# Ankebût Sûresi, 42. Âyet (29:42)

> إِنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍ ۚ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

*İnna(A)llâhe ya'lemu mâ yed'ûne min dûnihi min şey-/(in)(c) vehuve-l'azîzu-lhakîm(u)*

**Meal (Diyanet):** Şüphesiz Allah, onların, kendini bırakıp da başka ne tür şeylere taptıklarını biliyor. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/29/42

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Ankebût Suresi 42. ayet, Allah'ın mutlak ilmini, Kendisi dışındaki varlıklara yönelen ibadetleri dahi kuşattığını ve O'nun 'Azîz' ve 'Hakîm' isimleriyle bu bilginin ve kudretin pekiştirildiğini vurgulamaktadır. Ayet, tevhid inancının temelini oluşturan, ibadetin yalnızca Allah'a has kılınması gerektiğini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"يَعْلَمُ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Allah'ın her şeyi kuşatan, mutlak ve eksiksiz bilgisi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlim, bir şeyin hakikatini idrak etmektir. Allah Teâlâ'nın ilmi ise, her şeyi kuşatan, gizli ve açık hiçbir şeyin kendisinden gizlenmediği, ezelî ve ebedî olan bilgidir. Bu ayette 'ya'lemu' fiili, müşriklerin Allah'tan başka taptıkları şeylerin dahi Allah'ın bilgisi dahilinde olduğunu ifade eder, bu da O'nun mutlak ilminin bir göstergesidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'ilm' kavramı, Allah'ın en temel sıfatlarından biri olarak karşımıza çıkar ve O'nun her şeyi bilmesini, geçmişi, şimdiyi ve geleceği kuşatmasını ifade eder. Bu ayetteki 'ya'lemu' fiili, Allah'ın, insanların Kendisi dışında taptıkları varlıkların ne olduğunu ve bu tapınmanın mahiyetini dahi bildiğini, dolayısıyla hiçbir şeyin O'nun bilgisinden kaçamayacağını vurgular."}]},{"word":"يَدْعُونَ","root":"د ع و","rootLatin":"d-a-v","meaning":"Allah'tan başka varlıklara yönelerek ibadet etmek, yardım dilemek veya tapınmak.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Arapçada 'da'â' fiili, çağırmak, davet etmek anlamına gelir. Ancak Kur'an'da bazen 'ibadet etmek' veya 'tapınmak' anlamında mecazi olarak kullanılır. Bu ayette 'yed'ûne', Allah'ı bırakıp da taptıkları, yalvardıkları putları veya ilahları ifade eder. Bu, onların Allah'a ortak koşma eylemlerini dile getirir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Du'a, bir şeyi talep etmek, çağırmak ve ibadet etmek anlamlarına gelir. Kur'an'da 'yed'ûne' fiili, Allah'tan başkasına yönelerek yapılan ibadet ve yakarışları ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, müşriklerin Allah'ın dışında taptıkları varlıklara yönelttikleri ibadet ve duaların Allah tarafından bilindiğini ve bunların batıl olduğunu ima eder."}]},{"word":"شَىْءٍ","root":"ش ى ء","rootLatin":"ş-y-'-","meaning":"Allah'tan başka ibadet edilen, varlığı veya yokluğu fark etmeksizin her türlü nesne veya varlık.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"'Şey', Arapçada genel bir isim olup, var olan veya var olabilecek her şeyi kapsar. Bu ayette 'min şey'in' ifadesi, Allah'tan başka tapılan her türlü varlığı, ister put olsun, ister melek, ister peygamber, isterse başka bir varlık olsun, genelleştirerek ifade eder. Bu, Allah'ın dışında ibadete layık hiçbir şeyin olmadığını vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"'Şey', varlığı sabit olan veya zihinde tasavvur edilebilen her türlü mevcudu ifade eder. Kur'an'da 'şey' kelimesi, bazen küçümseme veya önemsizliği belirtmek için de kullanılır. Bu ayetteki 'min şey'in' ifadesi, Allah'tan başka tapılan varlıkların gerçekte hiçbir şeye sahip olmadığını, aciz ve önemsiz olduğunu ima ederken, aynı zamanda bu tapınmanın kapsamını da genişletir."}]},{"word":"ٱلْعَزِيزُ","root":"ع ز ز","rootLatin":"a-z-z","meaning":"Mutlak güç ve kudret sahibi, yenilmez, üstün ve yüce olan Allah.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"'Azîz', galip gelinemeyen, üstün ve yüce olan demektir. Allah'ın 'el-Azîz' ismi, O'nun mutlak kudretini, hiçbir şeye muhtaç olmadığını ve her şeye galip geldiğini ifade eder. Ayetteki bağlamda, Allah'ın Kendisi dışında tapılan her şeyi bilmesi ve bu tapınmanın batıl olduğunu ortaya koyması, O'nun 'Azîz' sıfatının bir tecellisidir; zira O'nun kudreti karşısında hiçbir şey duramaz."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"'Azîz' ismi, Allah'ın izzet, şeref ve yüceliğini, O'nun her şeye gücü yeten, yenilmeyen ve her zaman üstün gelen varlık olduğunu gösterir. Bu ayette 'el-Azîz' isminin zikredilmesi, Allah'ın, Kendisi dışındaki varlıklara yönelen ibadetleri bilmesinin ve bu ibadetlerin anlamsızlığını ortaya koymasının, O'nun mutlak gücünün ve üstünlüğünün bir kanıtı olduğunu pekiştirir."}]},{"word":"ٱلْحَكِيمُ","root":"ح ك م","rootLatin":"h-k-m","meaning":"Her şeyi hikmetle ve yerli yerince yapan, mutlak hüküm ve adalet sahibi Allah.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"'Hakîm', hikmet sahibi, her şeyi yerli yerince yapan, söz ve fiillerinde isabetli olan demektir. Allah'ın 'el-Hakîm' ismi, O'nun yaratmasındaki mükemmelliği, hükümlerindeki adaleti ve her işindeki derin anlamı ifade eder. Ayette 'el-Hakîm' isminin gelmesi, Allah'ın, Kendisi dışındaki varlıklara yönelen ibadetleri bilmesinin ve bu durumu ortaya koymasının, O'nun mutlak hikmetinin bir gereği olduğunu gösterir; zira O, her şeyi en doğru ve adil şekilde idare eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'Hakîm' ismi, Allah'ın evreni ve insanlığı yaratmasındaki mükemmel düzeni, koyduğu yasaların ve hükümlerin hikmetini vurgular. Bu ayette 'el-Hakîm' sıfatının kullanılması, Allah'ın, insanların Kendisi dışında taptıkları şeyleri bilmesinin ve bu gerçeği bildirmesinin, O'nun mutlak hikmetinin bir parçası olduğunu, yani bu bilginin ve ifşanın belirli bir amaç ve düzen içinde gerçekleştiğini ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevhid","musrikler","esma-i-husna"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Nâsih harf"},{"position":2,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"Allah","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Nâsih harfin ismi"},{"position":3,"surface":"يَعْلَمُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"bilir","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":4,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih konumunda olduğu için mahallen mansûb, mebnîdir","gloss":"şeyi","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":5,"surface":"يَدْعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"د-ع-و","rootLatin":"d-'-w","lemma":"دَعَا","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû (Nûn'un sübûtu ile)","gloss":"yalvarırlar","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":6,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":7,"surface":"دُونِهِۦ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-و-ن","rootLatin":"d-w-n","lemma":"دُون","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"dışında","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru","izafet":"Muzâf"},{"position":7,"surface":"هِۦ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr, mebnîdir","gloss":"O'nun","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":8,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer (Zâide)","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"bir","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":9,"surface":"شَىْءٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-ي-ا","rootLatin":"sh-y-'","lemma":"شَيْء","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Zâide harf-i cerden sonra geldiği için lafzen mecrûr, mahallen mansûb (mef'ûlün bih)","gloss":"şey","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":10,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":10,"surface":"هُوَ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû, mebnîdir","gloss":"O","binaDurumu":"Mebnî (munfasıl zamir)","gorev":"Mübteda"},{"position":11,"surface":"ٱلْعَزِيزُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Sıfat","root":"ع-ز-ز","rootLatin":"'-z-z","lemma":"عَزِيز","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"güçlüdür","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Haber"},{"position":12,"surface":"ٱلْحَكِيمُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Sıfat","root":"ح-ك-م","rootLatin":"h-k-m","lemma":"حَكِيم","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"Hakîm'dir","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Haber"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"İnna"},{"position":2,"translit":"(A)llâhe"},{"position":3,"translit":" ya'lemu"},{"position":4,"translit":" mâ"},{"position":5,"translit":" yed'ûne"},{"position":6,"translit":" min"},{"position":7,"translit":" dûnihi"},{"position":8,"translit":" min"},{"position":9,"translit":" şey-/(in)(c)"},{"position":10,"translit":" vehuve"},{"position":11,"translit":"l'azîzu"},{"position":12,"translit":"lhakîm(u)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/42*
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/42*
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/42*
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/42*
