# Ankebût Sûresi, 43. Âyet (29:43)

> وَتِلْكَ ٱلْأَمْثَـٰلُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ ۖ وَمَا يَعْقِلُهَآ إِلَّا ٱلْعَـٰلِمُونَ

*Vetilke-l-emśâlu nadribuhâ linnâsi vemâ ya'kiluhâ illâ-l'âlimûn(e)*

**Meal (Diyanet):** İşte bu temsilleri biz insanlar için getiriyoruz. Onları ancak bilginler düşünüp anlarlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/29/43

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Ankebut Suresi'nin 43. ayeti, Allah'ın insanlara verdiği misallerin derinliğini ve bu misallerin ancak ilim sahibi kişiler tarafından idrak edilebileceğini vurgular. Ayet, 'misal' kavramının önemini ve 'akletme' fiilinin ilimle olan sıkı bağını ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْأَمْثَـٰلُ","root":"م ث ل","rootLatin":"m-s-l","meaning":"Bu ayette 'el-emsâl', Allah'ın insanlara ibret almaları için sunduğu örnekler, benzetmeler ve hikmetli sözler anlamına gelmektedir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'misal' (مَثَل) kelimesini bir şeyin benzeri, dengi veya bir şeyi açıklamak için kullanılan örnek olarak tanımlar. Ayetteki 'el-emsâl' (misaller) ise, Allah'ın insanlara hakikatleri anlatmak, ibret vermek ve düşünmelerini sağlamak için kullandığı benzetmeler ve kıssalardır. Bu misaller, soyut gerçekleri somutlaştırarak anlaşılmasını kolaylaştırır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, Kur'an'daki 'emsâl'in mecazi anlatımlar ve hikmetli sözler olduğunu belirtir. Ayetteki 'nadrıbuhâ lil'n-nâs' (onları insanlara veriyoruz) ifadesiyle birlikte düşünüldüğünde, bu misallerin insanlara bir ders, bir öğüt veya bir hakikati açıklamak amacıyla sunulduğu anlaşılır. Bu, Kur'an'ın üslubunda önemli bir pedagojik araçtır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'mesel' kavramının sadece bir benzetme olmadığını, aynı zamanda bir hakikati açıklayan, bir durumu temsil eden ve dinleyiciyi düşünmeye sevk eden bir araç olduğunu vurgular. Ankebut 43'teki 'el-emsâl', Allah'ın mesajını insan zihnine yaklaştıran, soyut kavramları somutlaştıran ve böylece ilahi hakikatlerin idrak edilmesini sağlayan örneklerdir."}]},{"word":"نَضْرِبُهَا","root":"ض ر ب","rootLatin":"d-r-b","meaning":"Bu ayette 'nadrıbuhâ', Allah'ın misalleri insanlara sunması, ortaya koyması ve açıklaması anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'darabe' fiilinin Kur'an'da farklı anlamlarda kullanıldığını belirtir. 'Misal darbetmek' (darabe'l-mesel) ifadesi, bir misali ortaya koymak, açıklamak veya sunmak anlamına gelir. Ayetteki 'nadrıbuhâ' (onları veriyoruz/ortaya koyuyoruz) ifadesi, Allah'ın bu misalleri insanlara bir lütuf ve açıklama olarak sunduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'darabe' fiilinin 'beyan etmek, açıklamak' anlamında kullanılabileceğini ifade eder. Dolayısıyla 'nadrıbuhâ' ifadesi, Allah'ın bu misalleri insanlara açıkça beyan ettiğini, onları anlaşılır kıldığını ve böylece hakikati idrak etmeleri için bir yol sunduğunu belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'darabe' fiilinin 'bir şeyi bir şeye benzetmek, örnek vermek' anlamlarını da taşıdığını belirtir. Ayetteki 'nadrıbuhâ' fiili, Allah'ın bu misalleri insanlara birer örnek olarak sunduğunu, böylece soyut gerçekleri somutlaştırarak anlaşılmasını kolaylaştırdığını ifade eder."}]},{"word":"يَعْقِلُهَآ","root":"ع ق ل","rootLatin":"a-k-l","meaning":"Bu ayette 'ya'kıluhâ', misalleri derinlemesine düşünerek anlamak, idrak etmek ve kavramak anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'akl' (عقل) kelimesini, bir şeyi bağlamak, tutmak ve idrak etmek olarak tanımlar. Akıl, insanı hayvanlardan ayıran ve hakikatleri kavramasını sağlayan kuvvettir. Ayetteki 'ya'kıluhâ' (onları aklederler/anlarlar) ifadesi, bu misallerin sadece işitmekle değil, aynı zamanda derinlemesine düşünmek, muhakeme etmek ve idrak etmekle anlaşılabileceğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'akl'ı, nefsin ilimleri idrak etme gücü olarak tanımlar. Ayetteki 'ya'kıluhâ' fiili, misallerin yüzeysel bir bakışla değil, derinlemesine bir tefekkür ve muhakeme ile anlaşılabileceğini ifade eder. Bu, ilahi mesajın sadece bilgi birikimiyle değil, aynı zamanda bu bilgiyi işleme ve anlama yeteneğiyle de ilgili olduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'akletme'nin sadece entelektüel bir faaliyet olmadığını, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluk taşıdığını belirtir. 'Ya'kıluhâ' ifadesi, misalleri anlamanın, aynı zamanda onlardan ders çıkararak hayatına yön verme sorumluluğunu da içerdiğini ima eder. Bu, ilahi mesajın sadece zihinsel bir kavrayış değil, aynı zamanda pratik bir dönüşüm gerektirdiğini gösterir."}]},{"word":"ٱلْعَـٰلِمُونَ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Bu ayette 'el-âlimûn', Allah'ın misallerini derinlemesine anlayabilen, ilim ve hikmet sahibi kişiler anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ilm' (علم) kelimesini bir şeyi olduğu gibi idrak etmek olarak tanımlar. 'Âlim' ise bu idrak gücüne sahip kişidir. Ayetteki 'el-âlimûn' (bilenler), sadece bilgi sahibi olanlar değil, aynı zamanda bu bilgiyi derinlemesine anlayan, yorumlayan ve ondan ders çıkarabilen kişilerdir. Bu misallerin sırrını ancak bu tür ilim sahipleri çözebilir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ilm'in bir şeyi hakikatiyle bilmek olduğunu belirtir. 'El-âlimûn' ifadesi, bu misallerin ardındaki hikmeti, ilahi maksadı ve derin anlamları kavrayabilen, yani sadece zahiri değil, batıni anlamları da idrak edebilen kişileri işaret eder. Bu kişiler, ilahi mesajı yüzeysel değil, derinlemesine anlayanlardır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, Kur'an'da 'âlim' kavramının sadece dünyevi bilgiye sahip olanları değil, aynı zamanda Allah'ın ayetleri üzerinde düşünen, tefekkür eden ve bu ayetlerden ibret alan kişileri de kapsadığını belirtir. Ankebut 43'teki 'el-âlimûn', Allah'ın misallerini sadece okumakla kalmayıp, onların derinliklerine inerek hakikatleri keşfeden ve bu bilgiyi hayatına yansıtan kişilerdir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["ilim-hikmet","vahiy-kuran","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"تِلْكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"تِلْكَ","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"işte o"},{"position":2,"surface":"ٱلْأَمْثَـٰلُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"م-ث-ل","rootLatin":"m-th-l","lemma":"مِثَال","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"İsm-i işaretten sonra geldiği için bedel olup merfû","gloss":"misaller"},{"position":3,"surface":"نَضْرِبُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ض-ر-ب","rootLatin":"d-r-b","lemma":"ضَرَبَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"veriyoruz"},{"position":3,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onları"},{"position":4,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":4,"surface":"ٱلنَّاسِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-و-س","rootLatin":"n-w-s","lemma":"نَاس","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"insanlara"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":6,"surface":"يَعْقِلُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ق-ل","rootLatin":"'-q-l","lemma":"عَقَلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"anlar"},{"position":6,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onu"},{"position":7,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstisna","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"İstisna harfi olduğu için mebnî","gloss":"ancak"},{"position":8,"surface":"ٱلْعَـٰلِمُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَالِم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"bilenler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Zümer Sûresi** · *29/43*
- **Zümer Sûresi** · *29/43*
- **Ankebût Sûresi** · *29/43*
- **Ankebût Sûresi** · *29/43*
- **Ankebût Sûresi** · *29/43*
- **Ankebût Sûresi** · *29/43*
