# Ankebût Sûresi, 49. Âyet (29:49)

> بَلْ هُوَ ءَايَـٰتٌۢ بَيِّنَـٰتٌ فِى صُدُورِ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ ۚ وَمَا يَجْحَدُ بِـَٔايَـٰتِنَآ إِلَّا ٱلظَّـٰلِمُونَ

*Bel huve âyâtun beyyinâtun fî sudûri-lleżîne ûtû-l'ilm(e)(c) vemâ yechadu bi-âyâtinâ illâ-zzâlimûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin kalplerindeki apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak zalimler inkar eder.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/29/49

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Ankebût Suresi'nin 49. ayeti, Kur'an'ın ilim sahiplerinin kalplerindeki apaçık ayetler olduğunu ve bu ayetleri ancak zalimlerin inkâr ettiğini vurgular. Ayet, 'ayet', 'ilim' ve 'zalim' kavramları üzerinden vahyin anlaşılması ve reddedilmesi arasındaki ilişkiyi dilbilimsel bir derinlikle ele alır.","keyConcepts":[{"word":"ءَايَـٰتٌۢ","root":"أ ي ي","rootLatin":"e-y-y","meaning":"Kur'an'ın mucizevi ve açık delillerini ifade eden işaretler, alametler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ayet' kelimesinin 'açık alamet, işaret' anlamına geldiğini belirtir. Bu ayetteki 'âyât' kelimesi, Kur'an'ın kendisinin apaçık bir mucize ve hakikatin delili olduğunu, ilim sahipleri için anlaşılır ve ikna edici olduğunu vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ayet' kelimesini 'delil' ve 'ibret' olarak açıklar. Ayetteki kullanımıyla, Kur'an'ın sadece lafızlardan ibaret olmadığını, aynı zamanda derin anlamlar taşıyan ve üzerinde düşünenler için yol gösterici deliller olduğunu ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ayet' kavramının Kur'an'da hem evrendeki işaretleri hem de vahyedilen metnin kendisini ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'âyât' kelimesi, Kur'an'ın ilahi kökenli, açık ve anlaşılır bir mesaj olduğunu, ilim sahiplerinin kalplerinde yer bulduğunu gösterir."}]},{"word":"بَيِّنَـٰتٌ","root":"ب ي ن","rootLatin":"b-y-n","meaning":"Açık, net, şüpheye yer bırakmayan, kendiliğinden belli olan.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'beyyin' kelimesinin 'açıkça görünen, şüpheyi gideren' anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'beyyinât' kelimesi, Kur'an ayetlerinin anlaşılması için özel bir çabaya gerek duymayacak kadar açık ve net olduğunu, hakikati apaçık ortaya koyduğunu belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'beyyinât' kelimesinin 'açıklayıcı deliller' ve 'apaçık mucizeler' anlamlarını taşıdığını vurgular. Bu ayette, Kur'an'ın ilim sahipleri için sadece bir metin değil, aynı zamanda hakikati açıklayan ve ikna edici deliller bütünü olduğunu ifade eder."}]},{"word":"ٱلْعِلْمَ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Gerçeği bilme, idrak etme, hakikate vakıf olma yeteneği ve bilgisi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ilim' kelimesini 'bir şeyi olduğu gibi idrak etmek' olarak tanımlar. Ayetteki 'ellezîne ûtü'l-ilm' (kendilerine ilim verilenler) ifadesi, Kur'an'ın hakikatini kavrayabilen, derinlemesine düşünebilen ve vahyin mesajını anlayabilen kişileri işaret eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ilim'i 'bir şeyi olduğu gibi bilmek' ve 'cehaletin zıddı' olarak açıklar. Bu ayette 'ilim', sadece bilgi birikimi değil, aynı zamanda Kur'an'ın manevi derinliğini ve hakikatini idrak etme yeteneği olarak öne çıkar."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ilim' kavramının Kur'an'da sadece dünyevi bilgiyi değil, aynı zamanda Allah'tan gelen vahyi anlama ve onunla amel etme bilgisini de kapsadığını belirtir. Ayetteki 'ilim verilenler', Kur'an'ın mesajını doğru bir şekilde yorumlayabilen ve ondan faydalanabilen kişilerdir."}]},{"word":"يَجْحَدُ","root":"ج ح د","rootLatin":"c-h-d","meaning":"Bile bile inkâr etmek, gerçeği bildiği halde reddetmek.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'cuhûd' kelimesini 'bir şeyi bildiği halde inkâr etmek' olarak açıklar. Ayetteki 'yechadu' fiili, Kur'an'ın apaçık ayetlerini, hakikatini bildiği veya bilebilecek durumda olduğu halde, kasıtlı olarak reddedenlerin durumunu ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'cuhûd'u 'kalben tasdik ettiği şeyi diliyle inkâr etmek' olarak tanımlar. Bu ayette, Kur'an'ın apaçık delillerini inkâr edenlerin, aslında içten içe bu delillerin doğruluğunu bildikleri halde, kibir veya başka sebeplerle bunu reddettiklerini vurgular."}]},{"word":"ٱلظَّـٰلِمُونَ","root":"ظ ل م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Haksızlık edenler, haddi aşanlar, gerçeği inkâr ederek kendilerine ve başkalarına zulmedenler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zulüm' kelimesinin 'bir şeyi ait olduğu yerden başka bir yere koymak' veya 'haddi aşmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'zâlimûn' ifadesi, Kur'an'ın hakikatini inkâr ederek, Allah'ın koyduğu sınırları aşan, kendilerine ve başkalarına haksızlık eden kişileri tanımlar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zulüm' kavramının Kur'an'da sadece haksızlık etmek değil, aynı zamanda Allah'a karşı gelmek, O'nun ayetlerini inkâr etmek gibi dinî ve ahlaki bir sapmayı da ifade ettiğini açıklar. Bu ayette 'zâlimûn', Kur'an'ın apaçık ayetlerini bile bile inkâr ederek en büyük zulmü işleyenlerdir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'zulüm'ü 'hakkı yerine koymamak' ve 'adaletsizlik yapmak' olarak açıklar. Ayetteki 'zâlimûn', Kur'an'ın hakikatini kabul etmeyerek, Allah'ın adaletine ve mesajına karşı çıkan, böylece kendilerine ve topluma zarar veren kimselerdir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["vahiy-kuran","ilim-hikmet","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"بَلْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İbtidâ/İdrâb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بَلْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"Hayır/Bilakis","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":2,"surface":"هُوَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"o","binaDurumu":"Mebnî (munfasıl zamir)","gorev":"Mübteda"},{"position":3,"surface":"ءَايَـٰتٌۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ي-ي","rootLatin":"a-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"ayetler","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Haber"},{"position":4,"surface":"بَيِّنَـٰتٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"بَيِّن","form":"Tef'îl","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"apaçık","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Sıfat"},{"position":5,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":6,"surface":"صُدُورِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ص-د-ر","rootLatin":"s-d-r","lemma":"صَدْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gönüllerinde","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru","izafet":"Muzâf"},{"position":7,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"o kimseler ki","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":8,"surface":"أُوتُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ا-ت-ي","rootLatin":"a-t-y","lemma":"أَتَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"verildi","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":9,"surface":"ٱلْعِلْمَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ل-م","rootLatin":"ʿ-l-m","lemma":"عِلْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"ilim","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":10,"surface":"وَمَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve ...mez","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":11,"surface":"يَجْحَدُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ج-ح-د","rootLatin":"j-ḥ-d","lemma":"جَحَدَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"inkar eder","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":12,"surface":"بِـَٔايَـٰتِنَآ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ile","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":12,"surface":"ءَايَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ي-ي","rootLatin":"a-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ayetlerimizi","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru","izafet":"Muzâf"},{"position":12,"surface":"نَآ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"bizim","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":13,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"İstisnâ Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ancak","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":14,"surface":"ٱلظَّـٰلِمُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"ẓ-l-m","lemma":"ظَالِم","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"zalimler","irabMarker":"vâv ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Fâil"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Bel"},{"position":2,"translit":" huve"},{"position":3,"translit":" âyâtun"},{"position":4,"translit":" beyyinâtun"},{"position":5,"translit":" fî"},{"position":6,"translit":" sudûri"},{"position":7,"translit":"lleżîne"},{"position":8,"translit":" ûtû"},{"position":9,"translit":"l'ilm(e)(c)"},{"position":10,"translit":" vemâ"},{"position":11,"translit":" yechadu"},{"position":12,"translit":" bi-âyâtinâ"},{"position":13,"translit":" illâ"},{"position":14,"translit":"zzâlimûn(e)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/49*
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/49*
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/49*
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/49*
