# Ankebût Sûresi, 56. Âyet (29:56)

> يَـٰعِبَادِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِنَّ أَرْضِى وَٰسِعَةٌ فَإِيَّـٰىَ فَٱعْبُدُونِ

*Yâ ‘ibâdiye-lleżîne âmenû inne ardî vâsi'atun fe-iyyâye fa'budûn(i)*

**Meal (Diyanet):** Ey iman eden kullarım! Şüphesiz ki benim arzım (yeryüzü) geniştir. O halde, ancak bana kulluk edin.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/29/56

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Ankebût Suresi'nin 56. ayeti, iman edenlere hitaben, Allah'ın yeryüzünün genişliğine vurgu yaparak, yalnızca O'na kulluk etmeleri gerektiğini bildiren bir hicret ve ibadet çağrısıdır. Ayet, iman, yeryüzü ve ibadet kavramları üzerinden müminlerin Allah'a olan bağlılıklarını ve gerektiğinde hicret etme sorumluluklarını dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"ءَامَنُوٓا۟","root":"أ-م-ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"İman etmek, güvenmek, tasdik etmek anlamlarına gelir ve burada Allah'a ve getirdiklerine kalben inanmayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'emn' (أمن) kökünün asıl anlamının 'nefsin korkudan emin olması' olduğunu belirtir. 'İman' ise, 'tasdik' ve 'güven' anlamlarını içerir. Ayetteki 'âmenû' (ءَامَنُوٓا۟) kelimesi, Allah'a ve O'nun emirlerine tam bir teslimiyetle inanmış, kalben mutmain olmuş kimseleri ifade eder. Bu, sadece sözlü bir ikrar değil, aynı zamanda kalbi bir tasdik ve güven halidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'iman' kavramının Kur'an'daki merkeziyetine dikkat çeker. Ona göre iman, sadece bir inanç değil, aynı zamanda Allah'a karşı duyulan mutlak bir güven ve teslimiyettir. Ayetteki 'Ey inanmış kullarım' ifadesi, bu güven ilişkisinin bir sonucu olarak Allah'ın emirlerine uymaya hazır olan bir topluluğa hitap ettiğini gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'iman'ı 'tasdik-i kalbî' (kalple tasdik) olarak tanımlar ve bunun 'ikrar-ı lisanî' (dille ikrar) ile tamamlandığını belirtir. Ayetteki 'âmenû' ifadesi, bu kalbî tasdiki gerçekleştirmiş ve Allah'a olan bağlılıklarını ortaya koymuş müminleri işaret eder. Bu, aynı zamanda Allah'ın kendilerine hitap etmesinin temelini oluşturan bir vasıftır."}]},{"word":"أَرْضِى","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"e-r-d","meaning":"Yeryüzü, toprak anlamına gelir ve burada Allah'ın yarattığı geniş ve yaşanabilir alanı ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'arz' (أرض) kelimesinin bilinen anlamıyla yeryüzü olduğunu belirtir. Ayetteki 'arzî' (أَرْضِى) ifadesi, Allah'ın mülkü olan ve kullarına yaşam alanı olarak bahşettiği yeryüzünü vurgular. Bu, sadece coğrafi bir mekan değil, aynı zamanda Allah'ın kudretinin ve rızkının tecelli ettiği bir alandır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'arz' kelimesinin Kur'an'da bazen belirli bir bölgeyi, bazen de tüm yeryüzünü ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'arzî vâsi'a' (أَرْضِى وَٰسِعَةٌ) ifadesi, Allah'ın yeryüzünün genişliğini ve dolayısıyla müminlerin ibadetlerini rahatça yerine getirebilecekleri, zulümden uzaklaşabilecekleri bir yer bulabileceklerini mecazi olarak da anlatır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'arz' kelimesinin 'yeryüzü' anlamında kullanıldığını ve Kur'an'da sıkça geçtiğini ifade eder. Ayetteki 'Benim yeryüzüm geniştir' ifadesi, Allah'ın mülkiyetine ve kudretine işaret ederken, aynı zamanda müminlere hicret etme ve ibadetlerini özgürce yerine getirme imkanı sunan bir mesaj taşır."}]},{"word":"وَٰسِعَةٌ","root":"و-س-ع","rootLatin":"v-s-a","meaning":"Geniş, yaygın, kapsamlı anlamına gelir ve burada yeryüzünün coğrafi genişliğini ve Allah'ın rahmetinin enginliğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'vüs' (وسع) kelimesinin 'genişlik' ve 'kapsamlılık' anlamlarına geldiğini belirtir. 'Vâsi'a' (وَٰسِعَةٌ) ise, yeryüzünün coğrafi olarak genişliğini ve aynı zamanda Allah'ın rahmetinin ve kudretinin her şeyi kuşattığını ima eder. Ayetteki bağlamda, müminlerin zulümden kaçıp sığınabilecekleri, ibadetlerini özgürce yapabilecekleri geniş bir alanın varlığına işaret eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'vâsi'a' kelimesinin 'geniş' anlamının yanı sıra, 'bolluk' ve 'yeterlilik' anlamlarını da taşıdığını ifade eder. Ayetteki 'yeryüzü geniştir' ifadesi, müminlerin sadece fiziksel olarak yer değiştirebilecekleri anlamına gelmez, aynı zamanda Allah'ın rızkının ve imkanlarının da geniş olduğunu, dolayısıyla hicret edenlerin rızık endişesi taşımamaları gerektiğini de vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'vüs' kökünün Kur'an'da hem maddi hem de manevi genişliği ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'arzî vâsi'a' (أَرْضِى وَٰسِعَةٌ) ifadesi, müminlere Allah'ın yeryüzünde kendilerine yetecek kadar yer ve imkan sunduğunu, dolayısıyla zorluklar karşısında sabretmek yerine çözüm arayışına girmeleri gerektiğini telkin eder."}]},{"word":"فَٱعْبُدُونِ","root":"ع-ب-د","rootLatin":"a-b-d","meaning":"Kulluk etmek, ibadet etmek, itaat etmek anlamına gelir ve burada yalnızca Allah'a yönelerek O'nun emirlerine uymayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'abd' (عبد) kelimesinin 'boyun eğmek' ve 'itaat etmek' anlamlarına geldiğini belirtir. 'İbadet' ise, 'en üst düzeyde boyun eğme ve itaat etme' halidir. Ayetteki 'fa'budûnî' (فَٱعْبُدُونِ) emri, müminlerin sadece Allah'a yönelerek, O'nun emirlerine tam bir teslimiyetle uymalarını ve O'na kulluk etmelerini emreder. Bu, hicretin temel gayelerinden biridir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ibadet' kavramının Kur'an'da Allah'a karşı mutlak bir teslimiyet ve itaat anlamına geldiğini vurgular. Bu, sadece ritüelistik eylemlerden ibaret olmayıp, tüm yaşamı kapsayan bir boyun eğme halidir. Ayetteki 'yalnız Bana kulluk ediniz' ifadesi, şirkin reddini ve tevhidin mutlakiyetini vurgulayarak, müminlerin tüm varlıklarıyla Allah'a yönelmelerini ister."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ibadet'in 'tevazu' ve 'boyun eğme' olduğunu belirtir. Ayetteki 'fa'budûnî' (فَٱعْبُدُونِ) emri, müminlerin Allah'a karşı alçakgönüllülükle ve tam bir teslimiyetle ibadet etmelerini, O'nun dışındaki her şeyden yüz çevirerek sadece O'na yönelmelerini ifade eder. Bu, hicretin amacının da Allah'a daha saf bir kulluk etmek olduğunu gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["iman","tevhid","hidayet-dalalet","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَـٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nidâ","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"يَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nidâ harfi olduğu için mebnî","gloss":"Ey"},{"position":1,"surface":"عِبَادِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ب-د","rootLatin":"'-b-d","lemma":"عَبْد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Münâdâ olduğu için mansûb","gloss":"kullarım"},{"position":1,"surface":"ىَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ي","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"benim"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"ءَامَنُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-م-ن","rootLatin":"'-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iman ettiler"},{"position":4,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":5,"surface":"أَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"'-r-d","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"yeryüzü"},{"position":5,"surface":"ىَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ي","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"benim"},{"position":6,"surface":"وَٰسِعَةٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"و-س-ع","rootLatin":"w-s-'-","lemma":"وَاسِع","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"geniştir"},{"position":7,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":7,"surface":"إِيَّـٰىَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِيَّا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"yalnız bana"},{"position":8,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":8,"surface":"ٱعْبُدُو","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ع-ب-د","rootLatin":"'-b-d","lemma":"عَبَدَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"kulluk edin"},{"position":8,"surface":"نِ","pos":"harf","posDetail":"Nûn-u Vikaye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"bana"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ankebût Sûresi** · *29/56*
- **Ankebût Sûresi** · *29/56*
- **Ankebût Sûresi** · *29/56*
- **Ankebût Sûresi** · *29/56*
- **Ankebût Sûresi** · *29/56*
- **Ankebût Sûresi** · *29/56*
