# Ankebût Sûresi, 57. Âyet (29:57)

> كُلُّ نَفْسٍ ذَآئِقَةُ ٱلْمَوْتِ ۖ ثُمَّ إِلَيْنَا تُرْجَعُونَ

*Kullu nefsin żâ-ikatu-lmevt(i)(s) śümme ileynâ turce'ûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Her can ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/29/57

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Ankebût Suresi'nin 57. ayeti, ölümün kaçınılmazlığını ve nihai dönüşün Allah'a olacağını vurgular. Ayet, 'nefs'in 'mevt'i 'zâika' olacağını ve sonrasında 'rücû''nun Allah'a gerçekleşeceğini bildirerek varoluşsal bir hakikati dile getirir.","keyConcepts":[{"word":"نَفْسٍ","root":"ن ف س","rootLatin":"n-f-s","meaning":"Bu ayette 'nefs', canlı varlık, ruh veya can anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nefs' kelimesinin aslen 'ruh' ve 'can' anlamına geldiğini, bazen de 'beden' ile birlikte kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'küllü nefsin' ifadesiyle her canlı varlığın, ruh taşıyan her şeyin kastedildiğini açıklar."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'nefs'in farklı kullanımlarını sıralarken, 'canlı varlık' ve 'ruh' anlamının öne çıktığını ifade eder. Bu ayetteki kullanımıyla, ölümün her canlıya dokunacağını, ruh sahibi her varlığın bu deneyimi yaşayacağını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'nefs' kavramının geniş bir anlamsal yelpazeye sahip olduğunu, bazen 'benlik', bazen 'ruh', bazen de 'canlı varlık' anlamına geldiğini belirtir. Bu ayetteki bağlamda, ölümün evrenselliğini ifade etmek için 'her canlı varlık' anlamında kullanıldığını açıklar."}]},{"word":"ذَآئِقَةُ","root":"ذ و ق","rootLatin":"z-v-q","meaning":"Bu ayette 'zâika', tatmak, tecrübe etmek, deneyimlemek anlamında mecazi olarak kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'zâika' kelimesinin asıl anlamının 'tatmak' olduğunu, ancak Kur'an'da mecazi olarak 'bir şeyi tecrübe etmek, deneyimlemek' anlamında kullanıldığını belirtir. Burada ölümün acısını veya halini tecrübe etme manasına geldiğini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'zâika' kelimesinin 'tatmak' fiilinden türediğini ve bu ayette 'ölümü tecrübe edecek, onunla karşılaşacak' anlamında mecazi bir kullanım olduğunu açıklar. Ölümün kaçınılmaz bir gerçeklik olarak her canlı tarafından yaşanacağını vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zevk' kelimesinin hem maddi hem de manevi tatları ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'zâika' kelimesinin, ölümün acısını veya halini hissetme, tecrübe etme anlamında kullanıldığını, yani ölümün bir 'tat' gibi deneyimleneceğini ifade eder."}]},{"word":"ٱلْمَوْتِ","root":"م و ت","rootLatin":"m-v-t","meaning":"Bu ayette 'mevt', canlılığın sona ermesi, ruhun bedenden ayrılması hali olan ölüm anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'mevt' kelimesinin 'hayat'ın zıttı olduğunu ve canlılığın sona ermesi halini ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımıyla, her canlının kaçınılmaz sonu olan fiziksel ölümü kastettiğini açıklar."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'mevt' kelimesinin temel anlamının 'canlılığın yok olması' olduğunu ve Kur'an'da hem fiziksel ölüm hem de mecazi olarak 'cansızlık' veya 'bilgisizlik' gibi anlamlarda kullanıldığını ifade eder. Bu ayette ise açıkça fiziksel ölümü ifade ettiğini belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'mevt' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'hayat' kavramıyla birlikte kullanılarak varoluşun iki temel halini ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, 'nefs'in 'mevt'i tadacağı ifadesiyle, canlılığın son bulması ve ahiret hayatına geçişin bir aşaması olarak ölümü vurgular."}]},{"word":"تُرْجَعُونَ","root":"ر ج ع","rootLatin":"r-j-'-","meaning":"Bu ayette 'türca'ûn', geri döndürülmek, dönmek, Allah'a hesap vermek üzere haşredilmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'rücû'' fiilinin 'geri dönmek' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle Allah'a dönüşü, ahiret hayatında hesap vermek üzere diriltilmeyi ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'ileyne türca'ûn' ifadesiyle, ölümden sonraki diriliş ve Allah'ın huzuruna çıkış kastedildiğini açıklar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'rücû'' kelimesinin bir yerden veya bir halden diğerine dönmek anlamına geldiğini ifade eder. Bu ayetteki kullanımıyla, dünya hayatından sonra ahiret hayatına, Allah'ın hükmüne ve huzuruna dönmeyi ifade ettiğini, bunun bir zorunluluk olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'rücû'' kavramının, özellikle 'Allah'a dönüş' bağlamında, insanın nihai kaderini ve ahiret inancını yansıttığını belirtir. Bu ayetteki 'Bize döneceksiniz' ifadesinin, ölümden sonraki diriliş ve hesap verme sorumluluğunu vurguladığını açıklar."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["olum","dirilis","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"كُلُّ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Külliyet","root":"k-l-l","rootLatin":"k-l-l","lemma":"كُلّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"her"},{"position":2,"surface":"نَفْسٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"n-f-s","rootLatin":"n-f-s","lemma":"نَفْس","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"can"},{"position":3,"surface":"ذَآئِقَةُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"z-v-k","rootLatin":"dh-w-q","lemma":"ذَائِقَة","form":"Fâile","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"tadıcı"},{"position":4,"surface":"ٱلْمَوْتِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"m-v-t","rootLatin":"m-w-t","lemma":"مَوْت","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"ölüm"},{"position":5,"surface":"ثُمَّ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ثُمّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"sonra"},{"position":6,"surface":"إِلَيْـ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-e, -a"},{"position":6,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bize"},{"position":7,"surface":"تُرْجَعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"r-j-ʿ","rootLatin":"r-j-ʿ","lemma":"رَجَعَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"döndürüleceksiniz"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *29/57*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *29/57*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk · *29/57*
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/57*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *29/57*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *29/57*
- **Mü'minûn Sûresi** · *29/57*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *29/57*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *29/57*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *29/57*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk · *29/57*
- **Kelime-i Muhammediyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *29/57*
