# Ankebût Sûresi, 63. Âyet (29:63)

> وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّن نَّزَّلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ مِنۢ بَعْدِ مَوْتِهَا لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُ ۚ قُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ۚ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ

*Vele-in seeltehum men nezzele mine-ssemâ-i mâen feahyâ bihi-l-arda min ba'di mevtihâ leyekûlunna(A)llâh(u)(c) kuli-lhamdu li(A)llâh(i)(c) bel ekśeruhum lâ ya'kilûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Andolsun, eğer onlara, "Gökten yağmuru kim indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti?" diye soracak olsan, mutlaka, "Allah" diyeceklerdir. De ki: "Hamd Allah'a mahsustur." Fakat onların çoğu akıllarını kullanmazlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/29/63

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Ankebût Suresi'nin 63. ayeti, Allah'ın yaratıcı gücünü ve evrendeki mutlak egemenliğini vurgular. Ayet, gökten su indirme ve ölü toprağı diriltme eylemleri üzerinden tevhid inancını pekiştirirken, insanların bu açık delillere rağmen akletme yeteneklerini kullanmamalarını eleştirir.","keyConcepts":[{"word":"نَزَّلَ","root":"ن ز ل","rootLatin":"n-z-l","meaning":"Yukarıdan aşağıya doğru bir şeyi indirmek, özellikle Allah'ın gökten su indirmesi eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nüzûl (نزول), bir şeyin yukarıdan aşağıya inmesidir. Tenziyl (تنزيل) ise tedricen indirmeyi ifade eder. Ayetteki 'nezzele' (نَزَّلَ) fiili, yağmurun Allah tarafından belirli bir düzen ve hikmetle, aşamalı olarak indirilmesini vurgular. Bu, sadece fiziksel bir iniş değil, aynı zamanda ilahi bir takdir ve kudretin tecellisidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Nüzûl, bir şeyin yüksek bir yerden alçak bir yere intikal etmesidir. Kur'an'da bu kelime, Allah'ın rahmetinin, bereketinin ve özellikle yağmurun gökten indirilmesi bağlamında kullanılır. Ayetteki 'men nezzele mine's-semâi mâen' ifadesi, bu ilahi indirme eyleminin sadece Allah'a mahsus olduğunu ve O'nun yaratıcılığının bir delili olduğunu gösterir."}]},{"word":"أَحْيَا","root":"ح ي ي","rootLatin":"h-y-y","meaning":"Can vermek, diriltmek, hayat bahşetmek; özellikle ölü toprağı yağmurla canlandırmak anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hayat (حياة), ölümün zıddıdır. 'Ahyâ' (أحيا) fiili, bir şeyi ölü halden canlı hale getirmek demektir. Ayetteki 'fe-ahyâ bihi'l-arda min ba'di mevtihâ' ifadesi, yağmurun ölü toprağa can vermesini, bitkilerin bitmesini ve yeryüzünün yeniden yeşermesini ifade eder ki bu, Allah'ın kudretinin ve ahiretteki dirilişin bir benzeridir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Hayat (حياة) kavramı Kur'an'da hem fiziksel yaşamı hem de manevi dirilişi ifade eder. 'Ahyâ' fiili, Allah'ın yaratıcı gücünün en belirgin tezahürlerinden biridir. Ayette, cansız toprağın yağmurla diriltilmesi, Allah'ın ölüleri diriltme gücünün bir metaforu olarak sunulur ve bu, tevhid inancının temel argümanlarından biridir."}]},{"word":"مَوْتِهَا","root":"م و ت","rootLatin":"m-v-t","meaning":"Bir şeyin canlılığını yitirmesi, cansız hale gelmesi; ayette toprağın kuraklıktan dolayı verimsizleşmesini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Mevt (موت), hayatın zıddıdır. Kur'an'da 'arzın ölümü' (موت الأرض) mecazi bir ifadedir ve toprağın kuraklık nedeniyle bitki bitirmemesi, verimsiz hale gelmesi anlamına gelir. Ayetteki 'min ba'di mevtihâ' ifadesi, yağmur öncesi toprağın cansız ve çorak halini betimler."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Mevt, ruhun bedenden ayrılmasıyla canlılığın sona ermesidir. Ancak Kur'an'da bu kelime, cansız varlıklar için de mecazi olarak kullanılır. Toprağın ölümü, onun bitki örtüsünden yoksun kalması, kurak ve çorak olması demektir. Bu durum, Allah'ın yağmurla toprağı diriltme kudretini daha belirgin kılar."}]},{"word":"الْحَمْدُ","root":"ح م د","rootLatin":"h-m-d","meaning":"Övgü, şükür ve yüceltme; Allah'a layık olan her türlü övgüyü ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hamd (حمد), bir nimete karşılık veya bir güzelliğe hayranlık duyarak yapılan övgüdür. Şükürden daha geneldir. Ayetteki 'Kulil hamdu lillâh' (قُلِ الْحَمْدُ لِلَّهِ) ifadesi, Allah'ın gökten su indirip yeri diriltme gibi büyük kudret ve nimetlerine karşılık tüm övgülerin yalnızca O'na ait olduğunu, O'nun bu fiillerinin mutlak övgüye layık olduğunu belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Hamd, birinin güzel vasıflarını ve ihsanlarını anarak onu yüceltmektir. Allah'a hamd etmek, O'nun kemal sıfatlarını ve kullarına bahşettiği nimetleri itiraf etmek ve O'nu bu vasıflarıyla övmektir. Ayette, müşriklerin Allah'ın yaratıcılığını kabul etmelerine rağmen, bu gerçeğin gerektirdiği hamdi ve tevhid inancını tam olarak benimsememeleri eleştirilir."}]},{"word":"يَعْقِلُونَ","root":"ع ق ل","rootLatin":"a-q-l","meaning":"Akıl yürütmek, idrak etmek, anlamak ve düşünmek; doğru sonuçlara ulaşmak için zihinsel yeteneği kullanmak.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Akıl (عقل), bir şeyi bağlamak, tutmak anlamına gelir. İnsanın aklı da onu yanlışlardan alıkoyduğu için bu isimle anılmıştır. 'Ya'kılûn' (يعقلون) fiili, aklını kullanarak doğruyu yanlıştan ayırmak, delillerden sonuç çıkarmak demektir. Ayetteki 'bel ekseruhum lâ ya'kılûn' ifadesi, insanların çoğunun, Allah'ın açık delillerine rağmen bu gerçekleri idrak edip doğru sonuçlara varamadıklarını, yani akıllarını gereği gibi kullanmadıklarını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Akıl (عقل) kavramı Kur'an'da genellikle düşünme, anlama, idrak etme ve doğru kararlar verme yeteneği olarak geçer. 'Akletmek', sadece bilmek değil, aynı zamanda bilginin gereğini yapmak ve sonuç çıkarmaktır. Ayette, Allah'ın yaratıcı gücünü kabul edenlerin bile, bu kabulün gerektirdiği tevhid inancına ve Allah'a hamdetmeye yönelmemeleri, akletme yeteneklerini tam olarak kullanmadıklarının bir göstergesi olarak sunulur."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Zümer Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/61-63*
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/63*
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/63*
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/63*
- **Ankebût Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/63*
