# Ankebût Sûresi, 65. Âyet (29:65)

> فَإِذَا رَكِبُوا۟ فِى ٱلْفُلْكِ دَعَوُا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ فَلَمَّا نَجَّىٰهُمْ إِلَى ٱلْبَرِّ إِذَا هُمْ يُشْرِكُونَ

*Fe-iżâ rakibû fî-lfulki de'avû(A)llâhe muḣlisîne lehu-ddîne felemmâ neccâhum ilâ-lberri iżâ hum yuşrikûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Gemiye bindikleri zaman dini Allah'a has kılarak O'na dua ederler. Onları kurtarıp karaya çıkardığı zaman ise bir de bakarsın ki, Allah'a ortak koşuyorlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/29/65

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Ankebut Suresi 65. ayet, insanın zor durumda Allah'a yönelişini ve kurtuluş sonrası nankörlüğünü 'ركب', 'دعا', 'أخلص', 'نجا' ve 'أشرك' gibi temel fiiller üzerinden ele alarak, tevhid ve şirk arasındaki zıtlığı vurgular. Ayet, bu kavramların semantik derinliğiyle insan psikolojisinin ve inanç değişimlerinin çarpıcı bir resmini sunar.","keyConcepts":[{"word":"رَكِبُوا۟","root":"ر ك ب","rootLatin":"r-k-b","meaning":"Bir taşıta binmek, üzerine çıkmak, bir şeye tutunmak anlamındadır ve ayette gemiye binmeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ركب' kelimesinin bir şeyin üzerine çıkmak, onu kullanmak anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ركبوا في الفلك' ifadesi, insanların denizde yolculuk etmek üzere gemiye binmelerini, yani bir araca tutunarak hareket etmelerini ifade eder. Bu durum, insanların acizliğini ve bir araca muhtaç oluşunu gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ركب' fiilinin 'binmek' anlamında kullanıldığını ve 'في الفلك' ile birlikte gemiye binme eylemini mecazi olarak değil, doğrudan ifade ettiğini belirtir. Bu bağlamda, denizde yolculuk edenlerin yaşadığı tehlike anına bir giriş teşkil eder."}]},{"word":"دَعَوُا۟","root":"د ع و","rootLatin":"d-'-v","meaning":"Çağırmak, istemek, dua etmek anlamındadır ve ayette Allah'a yalvarmayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'دعاء' kelimesinin bir şeyi kendine doğru çekmek, istemek anlamına geldiğini ve Allah'a yönelik kullanıldığında O'ndan yardım dilemek, O'na yalvarmak olduğunu ifade eder. Ayetteki 'دعوا الله' ifadesi, insanların tehlike anında tüm benlikleriyle Allah'a yönelip O'ndan kurtuluş talep etmelerini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'dua' kavramının Kur'an'da Allah ile kul arasındaki doğrudan iletişimi, kulun acizliğini itiraf ederek Allah'tan yardım dilemesini ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'دعوا' fiili, insanların çaresizlik anında Allah'ı tek kurtarıcı olarak görme eğilimini gösterir."}]},{"word":"مُخْلِصِينَ","root":"خ ل ص","rootLatin":"h-l-s","meaning":"Bir şeyi saf, katışıksız hale getirmek, samimi olmak anlamındadır ve ayette dini yalnızca Allah'a has kılmayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'إخلاص' kelimesinin bir şeyi başka şeylerden arındırıp saf hale getirmek olduğunu belirtir. 'مخلصين له الدين' ifadesi, dini sadece Allah'a tahsis etmek, ibadeti ve itaati sadece O'na yöneltmek, hiçbir şirki karıştırmamak anlamına gelir. Bu, tehlike anında ulaşılan tevhidin zirvesini gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'إخلاص'ın kalbi şirkten ve riyadan arındırmak olduğunu ifade eder. Ayetteki 'مخلصين' kelimesi, gemideki insanların ölüm korkusuyla tüm dünyevi bağlardan sıyrılarak, sadece Allah'a yönelip O'nun birliğine tam bir teslimiyetle dua ettiklerini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ihlas' kavramının Kur'an'da Allah'a karşı samimiyetin ve O'nun birliğine tam bir bağlılığın temelini oluşturduğunu açıklar. Bu ayetteki 'muhlisîn' hali, insanların zor durumda iken Allah'a karşı gösterdikleri bu saf ve katışıksız imanı ifade eder."}]},{"word":"نَجَّىٰهُمْ","root":"ن ج و","rootLatin":"n-j-v","meaning":"Kurtarmak, selamet vermek anlamındadır ve ayette Allah'ın onları tehlikeden kurtarmasını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'نجا' fiilinin bir şeyden kurtulmak, selamet bulmak anlamına geldiğini belirtir. 'نجّاهم' ifadesi, Allah'ın lütfuyla onları boğulmaktan veya tehlikeden kurtarıp güvenli bir yere çıkarmasını ifade eder. Bu, Allah'ın kudretinin ve merhametinin bir göstergesidir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'نجّاهم' kelimesinin 'kurtardı' anlamında kullanıldığını ve bu bağlamda Allah'ın, gemideki insanları denizin tehlikelerinden ve boğulmaktan emin kıldığını açıklar. Bu, insanların Allah'a verdikleri sözü unutup şirke düşmelerinden önceki ilahi lütfu vurgular."}]},{"word":"يُشْرِكُونَ","root":"ش ر ك","rootLatin":"ş-r-k","meaning":"Ortak koşmak, eş tutmak anlamındadır ve ayette Allah'a ortak koşmayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'شرك' kelimesinin bir şeyi başkasıyla ortak kılmak anlamına geldiğini belirtir. 'يشركون' ifadesi, Allah'ın kendilerini kurtarmasından sonra, O'na verdikleri sözü unutup, O'nunla birlikte başka ilahlar edinmelerini veya O'nun nimetini başkalarına atfetmelerini ifade eder. Bu, tevhidin zıddı olan şirki gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'şirk' kavramının Kur'an'da Allah'ın mutlak birliğine ve egemenliğine karşı gelmek, O'nun ilahlık vasıflarını başkalarına atfetmek olduğunu açıklar. Ayetteki 'yüşrikûn' fiili, insanların tehlike anındaki samimi tevhidlerinden sonra, kurtuluşun ardından tekrar eski şirk inançlarına dönmelerini, yani Allah'a ortak koşmalarını ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'şirk'in Allah'ın zatında, sıfatlarında veya fiillerinde O'na ortak koşmak olduğunu belirtir. Bu ayetteki 'yüşrikûn' fiili, insanların Allah'ın kendilerine bahşettiği kurtuluş nimetini unutup, bu nimeti başkalarına atfetmeleri veya Allah'tan başka varlıklara tapınmaları şeklinde tezahür eden nankörlüklerini ve şirklerini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["musrikler","sukur","kufur-sirk","dua"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"o zaman"},{"position":1,"surface":"إِذَا","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mebnî","gloss":"olduğu zaman"},{"position":2,"surface":"رَكِبُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر-ك-ب","rootLatin":"r-k-b","lemma":"رَكِبَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"bindiler"},{"position":3,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":4,"surface":"ٱلْفُلْكِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ف-ل-ك","rootLatin":"f-l-k","lemma":"فُلْك","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gemi"},{"position":5,"surface":"دَعَوُا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"د-ع-و","rootLatin":"d-'-w","lemma":"دَعَا","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yalvardılar"},{"position":6,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"Allah'a"},{"position":7,"surface":"مُخْلِصِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"خ-ل-ص","rootLatin":"kh-l-s","lemma":"مُخْلِص","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"ihlâslı olarak"},{"position":8,"surface":"لَهُ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":8,"surface":"هُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"O'na"},{"position":9,"surface":"ٱلدِّينَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-ي-ن","rootLatin":"d-y-n","lemma":"دِين","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"dini"},{"position":10,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ama"},{"position":10,"surface":"لَمَّا","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمَّا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mebnî","gloss":"ne zaman ki"},{"position":11,"surface":"نَجَّىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ن-ج-و","rootLatin":"n-j-w","lemma":"نَجَّىٰ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kurtardı"},{"position":11,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onları"},{"position":12,"surface":"إِلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-e, -a"},{"position":13,"surface":"ٱلْبَرِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-ر-ر","rootLatin":"b-r-r","lemma":"بَرّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"karaya"},{"position":14,"surface":"إِذَا","pos":"harf","posDetail":"Fücâiyye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Fücâiyye olduğu için mebnî","gloss":"bir de bakarsın ki"},{"position":15,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"onlar"},{"position":16,"surface":"يُشْرِكُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ش-ر-ك","rootLatin":"sh-r-k","lemma":"أَشْرَكَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"ortak koşuyorlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ankebût Sûresi** · *29/65*
- **Ankebût Sûresi** · *29/65*
- **Ankebût Sûresi** · *29/65*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *29/65*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *29/65*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *29/65*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *29/65*
- **Ankebût Sûresi** · *29/65*
- **İnsân-ı Kâmil (Cilt 6)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *29/65*
