# Ankebût Sûresi, 66. Âyet (29:66)

> لِيَكْفُرُوا۟ بِمَآ ءَاتَيْنَـٰهُمْ وَلِيَتَمَتَّعُوا۟ ۖ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

*Liyekfurû bimâ âteynâhum veliyetemette'û(s) fesevfe ya'lemûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve bir süre daha faydalansınlar bakalım! İleride bilecekler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/29/66

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, insanın zor durumda Allah'a yönelip kurtuluşa erince nankörlük etmesini ve dünya nimetlerine aldanmasını ele almaktadır. Anahtar kavramlar, nankörlük, nimet verme ve dünya zevklerinden faydalanma eylemleri etrafında şekillenmektedir.","keyConcepts":[{"word":"لِيَكْفُرُوا۟","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"Allah'ın verdiği nimetlere karşı nankörlük etme ve O'nu inkâr etme eylemi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"K-F-R kökü, bir şeyi örtmek, gizlemek anlamına gelir. Nimetlere karşı nankörlük etmek ise, nimeti vereni inkâr etmek veya nimetin kadrini bilmemek suretiyle nimeti örtmek demektir. Ayetteki 'liyekfurû' ifadesi, kurtuluştan sonra Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük etmelerini ve O'na ortak koşmalarını ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutsu'ya göre 'küfr', Kur'an'da Allah'ın lütfunu ve nimetlerini reddetme, O'na karşı nankörlük etme ve O'nun birliğini inkâr etme anlamlarını taşır. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın kendilerine bahşettiği kurtuluş nimetine karşı gösterilen ve şirke varan bir nankörlüğü vurgular."}]},{"word":"ءَاتَيْنَـٰهُمْ","root":"ء ت ي","rootLatin":"'-t-y","meaning":"Allah'ın insanlara bir nimet veya lütuf vermesi, ihsan etmesi.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Âtâ (ءَاتَى) fiili, bir şeyi vermek, ihsan etmek anlamındadır. Burada Allah'ın insanlara karada kurtuluş ve yaşam nimetini vermesi kastedilmektedir. Bu, Allah'ın lütfunun ve kudretinin bir göstergesidir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Âtâ (ءَاتَى) fiili, genellikle bir şeyi karşılıksız olarak vermek, bahşetmek anlamında kullanılır. Ayetteki 'â-teynâhum' ifadesi, Allah'ın insanlara, zor durumdan kurtardıktan sonra bahşettiği nimetleri ve yaşamı ifade eder. Bu nimetlere karşı nankörlük etmeleri kınanmaktadır."}]},{"word":"وَلِيَتَمَتَّعُوا۟","root":"م ت ع","rootLatin":"m-t-'","meaning":"Dünya nimetlerinden faydalanmak, zevk almak ve geçici bir süre için yararlanmak.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"M-T-' kökü, bir şeyden faydalanmak, yararlanmak ve zevk almak anlamına gelir. Ayetteki 'liyetemetta'û' ifadesi, Allah'ın kendilerine verdiği nimetlerle dünya hayatında geçici olarak zevk sürmelerini, ancak bunun bir sonu olduğunu ima eder. Bu, bir tehdit ve uyarı niteliğindedir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Metâ' (مَتَاع) kelimesi, dünya hayatının geçici nimetlerini ve faydalarını ifade eder. 'Liyetemetta'û' fiili ise, bu geçici nimetlerden faydalanma eylemini anlatır. Ayetteki bağlamda, nankörlük edenlerin dünya zevklerine dalmalarına izin verildiği, ancak bunun sonuçlarının ağır olacağı vurgulanır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'metâ'' kavramının Kur'an'da genellikle dünya hayatının geçici ve aldatıcı yönünü vurgulamak için kullanıldığını belirtir. 'Liyetemetta'û' ifadesi, nankörlerin dünya nimetlerine aşırı düşkünlüklerini ve bu düşkünlüğün onları ahiret azabına sürükleyeceğini ima eder."}]},{"word":"يَعْلَمُونَ","root":"ع ل م","rootLatin":"'-l-m","meaning":"Bir şeyi bilmek, öğrenmek ve idrak etmek.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"A-L-M kökü, bir şeyi kesin olarak bilmek, öğrenmek ve idrak etmek anlamındadır. Ayetteki 'ya'lemûne' ifadesi, nankörlük edenlerin yakında yaptıklarının sonucunu ve Allah'ın azabını kesin olarak bileceklerini, idrak edeceklerini ifade eder. Bu, bir uyarı ve tehdittir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"A-L-M kökü, bir şeyin hakikatini kavramak ve ona vakıf olmak anlamına gelir. 'Fesevfe ya'lemûne' ifadesi, gelecekteki bir zamanda, genellikle ahirette, nankörlerin yaptıklarının kötü sonuçlarını ve Allah'ın adaletini kesin bir bilgiyle öğreneceklerini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","rizik","musrikler","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":1,"surface":"يَكْفُرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَفَرَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Harf-i cer olan 'لِ' (lam-ı ta'lil) ile nasb edildiği için mansûb","gloss":"nankörlük etsinler"},{"position":2,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":2,"surface":"مَآ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cer olan 'بِ'den sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şey"},{"position":3,"surface":"ءَاتَيْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"'-t-y","lemma":"آتَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"verdik"},{"position":3,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Fiilin mef'ûlün bihi olduğu için mansûb","gloss":"onlara"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":4,"surface":"يَتَمَتَّعُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"م-ت-ع","rootLatin":"m-t-'-","lemma":"تَمَتَّعَ","form":"Tefeu'ul","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf harfi 'وَ' ile 'لِيَكْفُرُوا' fiiline atfedildiği ve 'لِ' (lam-ı ta'lil) ile nasb edildiği için mansûb","gloss":"faydalansınlar"},{"position":5,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":5,"surface":"سَوْفَ","pos":"harf","posDetail":"Gelecek Zaman Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"سَوْفَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"yakında"},{"position":6,"surface":"يَعْلَمُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici bir edat bulunmadığı için merfû","gloss":"bilecekler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ankebût Sûresi** · *29/66*
- **Ankebût Sûresi** · *29/66*
- **Ankebût Sûresi** · *29/66*
- **Ankebût Sûresi** · *29/66*
