# Âl-i İmrân Sûresi, 111. Âyet (3:111)

> لَن يَضُرُّوكُمْ إِلَّآ أَذًى ۖ وَإِن يُقَـٰتِلُوكُمْ يُوَلُّوكُمُ ٱلْأَدْبَارَ ثُمَّ لَا يُنصَرُونَ

*Len yadurrûkum illâ eżâ(en)(c) ve-in yukâtilûkum yuvellûkumu-l-edbâra śümme lâ yunsarûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/3/111

---

## Tefsir

{"topics":["ehli-kitap","cihad","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَن","form":"-","features":{},"irabReason":"Muzari fiili nasb eden edat","gloss":"asla"},{"position":2,"surface":"يَضُرُّو","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ض-ر-ر","rootLatin":"d-r-r","lemma":"ضَرَّ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"لَن edatı ile nasb edildiği için mansûb","gloss":"zarar verirler"},{"position":2,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"size"},{"position":3,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"İstisna Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ancak"},{"position":4,"surface":"أَذًى","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"أ-ذ-ي","rootLatin":"a-dh-y","lemma":"أَذًى","form":"Mücerred","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Müstesna olduğu için mansûb","gloss":"incitme"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Muzari fiili cezm eden edat","gloss":"eğer"},{"position":6,"surface":"يُقَـٰتِلُو","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-ت-ل","rootLatin":"q-t-l","lemma":"قَاتَلَ","form":"Mufâale","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Şart fiili olduğu için meczûm","gloss":"savaşırlar"},{"position":6,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"sizinle"},{"position":7,"surface":"يُوَلُّو","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ل-ي","rootLatin":"w-l-y","lemma":"وَلَّى","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Şartın cevabı olduğu için meczûm","gloss":"dönerler"},{"position":7,"surface":"كُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"size"},{"position":8,"surface":"ٱلْأَدْبَارَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-ب-ر","rootLatin":"d-b-r","lemma":"أَدْبَار","form":"Mücerred","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"arkalarını"},{"position":9,"surface":"ثُمَّ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ثُمَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"sonra"},{"position":10,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":11,"surface":"يُنصَرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ن-ص-ر","rootLatin":"n-s-r","lemma":"نَصَرَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"yardım olunmazlar"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, düşmanların müminlere verebileceği zararın sınırlılığını ve savaş durumunda karşılaşacakları yenilgiyi vurgulamaktadır. Ayet, 'zarar verme', 'savaşma', 'geri dönme' ve 'yardım edilmeme' gibi temel kavramlar üzerinden bu mesajı dilbilimsel bir derinlikle aktarır.","keyConcepts":[{"word":"يَضُرُّوكُمْ","root":"ض ر ر","rootLatin":"d-r-r","meaning":"Bu kelime, düşmanların müminlere zarar verme eylemini ifade eder, ancak ayette bu zararın sınırlı olduğu belirtilir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ضرر' (darar) kelimesini, bir şeyin asıl durumundan sapması ve eksilmesi olarak tanımlar. Ayetteki 'لَن يَضُرُّوكُمْ' ifadesi, düşmanların müminlere vereceği zararın, onların dinî veya manevi bütünlüklerine değil, sadece yüzeysel ve geçici bir 'eziyet' (أَذًى) düzeyinde kalacağını vurgular."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ضرر' kelimesinin, bir şeye dokunan ve onu olumsuz etkileyen her türlü durumu kapsadığını belirtir. Ayetteki kullanımıyla, düşmanların müminlere yönelik eylemlerinin, onların temel varlıklarına veya inançlarına kalıcı bir zarar veremeyeceğini, sadece bir tür rahatsızlık veya eziyetle sınırlı kalacağını ifade eder."}]},{"word":"أَذًى","root":"أ ذ ى","rootLatin":"e-z-y","meaning":"Bu kelime, düşmanların müminlere verebileceği zararın niteliğini, yani sadece bir incitme veya rahatsızlık olduğunu açıklar.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'أذى' kelimesini, hafif ve geçici rahatsızlık, incitme olarak açıklar. Ayetteki 'إِلَّآ أَذًى' ifadesi, düşmanların müminlere verebileceği en büyük zararın bile, sadece bu düzeyde kalacağını, yani ciddi ve kalıcı bir hasar olmayacağını belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'أذى' kelimesini, nefse veya bedene dokunan her türlü kötü şey olarak tanımlar, ancak 'ضرر'dan daha hafif olduğunu belirtir. Ayetteki bağlamda, düşmanların müminlere yönelik eylemlerinin, onların imanlarına veya genel durumlarına değil, sadece dışsal ve geçici bir rahatsızlık verebileceğini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'ezâ' kavramının, genellikle fiziksel veya psikolojik rahatsızlık veren, ancak 'darar' kadar yıkıcı olmayan durumları ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, düşmanların müminlere yönelik eylemlerinin, onların temel varlıklarını tehdit etmeyen, sadece bir tür 'incitme' veya 'rahatsız etme' düzeyinde kalacağını vurgular."}]},{"word":"يُقَـٰتِلُوكُمْ","root":"ق ت ل","rootLatin":"k-t-l","meaning":"Bu kelime, düşmanların müminlerle savaşma eylemini ifade eder ve bu eylemin sonucunda yaşayacakları yenilgiyi ima eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'قاتل' fiilinin, karşılıklı savaşma ve mücadele etme anlamını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'وَإِن يُقَـٰتِلُوكُمْ' ifadesi, düşmanların müminlerle fiilen savaşa girmeleri durumunda, bu savaşın onlar için bir yenilgiyle sonuçlanacağını, yani geri dönüp kaçacaklarını ve yardım görmeyeceklerini ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'قتل' kelimesinin, canı bedenden ayırma eylemi olduğunu, 'مقاتلة'nin ise karşılıklı savaşma olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımıyla, düşmanların müminlerle girişecekleri silahlı mücadelenin, onların aleyhine döneceğini ve galip gelemeyeceklerini vurgular."}]},{"word":"يُوَلُّوكُمُ","root":"و ل ى","rootLatin":"v-l-y","meaning":"Bu kelime, düşmanların savaşta müminlerden yüz çevirip kaçma eylemini, yani yenilgiyi ifade eder.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ولّى' fiilinin, bir şeyden yüz çevirmek, arkasını dönmek ve kaçmak anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'يُوَلُّوكُمُ ٱلْأَدْبَارَ' ifadesi, düşmanların müminlerle karşılaştıklarında, onlara karşı koyamayacaklarını ve savaş meydanından kaçarak yenilgiyi kabul edeceklerini açıkça ortaya koyar."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ولّى' fiilinin, bir şeyden dönmek ve uzaklaşmak anlamını taşıdığını ifade eder. Ayetteki bağlamda, düşmanların müminlerle savaşmaya cesaret edemeyeceklerini, aksine onlardan korkarak geri döneceklerini ve savaşmaktan vazgeçeceklerini vurgular."}]},{"word":"يُنصَرُونَ","root":"ن ص ر","rootLatin":"n-s-r","meaning":"Bu kelime, düşmanların savaşta veya genel olarak hiçbir şekilde yardım görmeyeceklerini, desteklenmeyeceklerini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'نصر' kelimesini, düşmana karşı yardım etmek ve desteklemek olarak tanımlar. Ayetteki 'لَا يُنصَرُونَ' ifadesi, düşmanların Allah'tan veya başka bir kaynaktan hiçbir yardım ve destek görmeyeceklerini, dolayısıyla yenilgiye mahkum olduklarını kesin bir dille belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'نصر' kelimesinin, birine düşmanına karşı yardım etmek ve onu güçlendirmek anlamını taşıdığını belirtir. Ayetteki kullanımıyla, düşmanların müminlere karşı verdikleri mücadelede, ne ilahi ne de beşeri hiçbir destek bulamayacaklarını, bu durumun onların kesin yenilgisine yol açacağını ifade eder."}]}]}
