# Âl-i İmrân Sûresi, 113. Âyet (3:113)

> ۞ لَيْسُوا۟ سَوَآءً ۗ مِّنْ أَهْلِ ٱلْكِتَـٰبِ أُمَّةٌ قَآئِمَةٌ يَتْلُونَ ءَايَـٰتِ ٱللَّهِ ءَانَآءَ ٱلَّيْلِ وَهُمْ يَسْجُدُونَ

*Leysû sevâ/(en)(k) min ehli-lkitâbi ummetun kâ-imetun yetlûne âyâti(A)llâhi ânâe-lleyli vehum yescudûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah'ın ayetlerini okuyan bir topluluk da vardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/3/113

---

## Tefsir

{"topics":["ehli-kitap","iman","emr-i-maruf","namaz"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَيْسُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Nakıs Fiil","root":"ل-ي-س","rootLatin":"l-y-s","lemma":"لَيْسَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"değillerdir"},{"position":2,"surface":"سَوَآءًۭ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-و-ي","rootLatin":"s-w-y","lemma":"سَوَاء","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Leyse'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"bir, eşit"},{"position":3,"surface":"مِّنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den, -dan"},{"position":4,"surface":"أَهْلِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ه-ل","rootLatin":"a-h-l","lemma":"أَهْل","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"halkı, ehli"},{"position":5,"surface":"ٱلْكِتَـٰبِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ك-ت-ب","rootLatin":"k-t-b","lemma":"كِتَاب","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Kitap"},{"position":6,"surface":"أُمَّةٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-م-م","rootLatin":"a-m-m","lemma":"أُمَّة","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda-i muahhar olduğu için merfû","gloss":"bir topluluk"},{"position":7,"surface":"قَآئِمَةٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قَائِم","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"ayakta duran, kaim olan"},{"position":8,"surface":"يَتْلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ت-ل-و","rootLatin":"t-l-w","lemma":"تَلَا","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"okuyorlar"},{"position":9,"surface":"ءَايَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ي-ي","rootLatin":"a-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb (kesra ile)","gloss":"ayetlerini"},{"position":10,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Allah'ın"},{"position":11,"surface":"ءَانَآءَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ء-ن-ي","rootLatin":"a-n-y","lemma":"إِنَاء","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"saatlerinde, vakitlerinde"},{"position":12,"surface":"ٱلَّيْلِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ل-ي-ل","rootLatin":"l-y-l","lemma":"لَيْل","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"gecenin"},{"position":13,"surface":"وَهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":13,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"onlar"},{"position":14,"surface":"يَسْجُدُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"س-ج-د","rootLatin":"s-j-d","lemma":"سَجَدَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"secde ediyorlar"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Âl-i İmrân 113. ayet, Ehl-i Kitap içindeki farklılaşmayı vurgulayarak, bir grubun gece ibadetine ve Allah'ın ayetlerini okumaya devam ettiğini belirtir. Ayet, bu grubun iman, iyiliği emretme ve kötülükten sakındırma gibi özelliklerini öne çıkarır.","keyConcepts":[{"word":"سَوَآءً","root":"س و ي","rootLatin":"s-v-y","meaning":"Eşit olmama, farklılık gösterme durumunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sevâ'' kelimesini 'eşitlik, denklik' olarak açıklar. Ayetteki 'leysû sevâen' ifadesi, Ehl-i Kitap'ın hepsinin aynı olmadığını, aralarında farklılıklar bulunduğunu, dolayısıyla iyi ve kötü olarak ayrıştıklarını vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sevâ'' kelimesinin 'eşitlik' anlamını verir. Ayetteki kullanımında ise, Ehl-i Kitap'ın hepsinin aynı nitelikte olmadığını, bir kısmının övülen özelliklere sahip olduğunu belirtmek için mecazi bir ifade olarak kullanıldığını ima eder."}]},{"word":"أُمَّةٌ","root":"أ م م","rootLatin":"e-m-m","meaning":"Belirli bir topluluğu, cemaati veya grubu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ümmet' kelimesini 'bir araya gelmiş, aynı hedefi veya zamanı paylaşan topluluk' olarak tanımlar. Ayette, Ehl-i Kitap içindeki 'salih' gruba işaret ederek, onların ayrı bir nitelikli topluluk olduğunu belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ümmet' kelimesinin 'bir imamın etrafında toplanan cemaat' veya 'belirli bir zaman diliminde yaşayan insanlar topluluğu' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayette, Ehl-i Kitap'tan 'kâime' (istikamet üzere olan) bir grubun varlığını vurgular."}]},{"word":"قَآئِمَةٌ","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Doğruluk, istikamet ve sebat üzere olan, görevini yerine getiren anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'kâime' kelimesini 'hak üzere duran, istikametini koruyan' olarak açıklar. Ayette, Ehl-i Kitap'tan Allah'ın ayetlerini okuyan ve secde eden grubun, dinî görevlerini hakkıyla yerine getiren, doğru yolda sebat eden bir topluluk olduğunu ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kıyâm' kökünden türeyen 'kâime' kelimesini 'bir şeyin üzerinde durmak, sebat etmek, bir işi hakkıyla yerine getirmek' olarak açıklar. Ayetteki 'ümmetün kâime' ifadesi, Ehl-i Kitap'tan Allah'ın emirlerine uyan, ibadetlerini aksatmayan, doğru yolda direnen bir topluluğu tanımlar."}]},{"word":"يَتْلُونَ","root":"ت ل و","rootLatin":"t-l-v","meaning":"Allah'ın ayetlerini okumak, tilavet etmek ve takip etmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'tilavet' kelimesini 'bir şeyi diğerinin arkasından getirmek, takip etmek' ve 'Kur'an okumak' olarak açıklar. Ayetteki 'yetlûne âyâtillâh' ifadesi, Ehl-i Kitap'tan bu grubun Allah'ın ayetlerini sadece lafzen okumakla kalmayıp, aynı zamanda onların manalarını takip edip gereğince amel ettiklerini de ima eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'tilavet'in sadece okumak değil, aynı zamanda okunanın manasını düşünmek ve gereğince amel etmek anlamını da içerdiğini belirtir. Ayetteki kullanım, bu grubun Allah'ın ayetlerine derin bir saygı ve bağlılıkla yaklaştığını gösterir."}]},{"word":"يَسْجُدُونَ","root":"س ج د","rootLatin":"s-j-d","meaning":"Allah'a boyun eğme, tevazu gösterme ve ibadet etme eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sücûd' kelimesini 'tevazu ile boyun eğmek' olarak tanımlar. Ayetteki 've hum yescudûn' ifadesi, Ehl-i Kitap'tan bu grubun gece vakitlerinde Allah'a karşı derin bir huşu ve teslimiyetle ibadet ettiklerini, O'nun azameti karşısında eğildiklerini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'secde' kavramının Kur'an'da sadece fiziksel bir eylemden öte, Allah'a tam bir teslimiyet ve boyun eğme halini ifade ettiğini belirtir. Ayetteki secde, bu grubun Allah'a olan derin iman ve bağlılıklarının somut bir göstergesidir."}]}]}
