# Âl-i İmrân Sûresi, 122. Âyet (3:122)

> إِذْ هَمَّت طَّآئِفَتَانِ مِنكُمْ أَن تَفْشَلَا وَٱللَّهُ وَلِيُّهُمَا ۗ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُؤْمِنُونَ

*İż hemmet tâ-ifetâni minkum en tefşelâ va(A)llâhu veliyyuhumâ(k) ve'ala(A)llâhi felyetevekkeli-lmu/minûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/3/122

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Uhud Savaşı'nda müminlerden iki grubun zaaf gösterme eğilimini ve Allah'ın onlara veli oluşunu vurgulayarak, müminlerin yalnızca Allah'a tevekkül etmeleri gerektiğini bildirmektedir. Ayet, 'hemme', 'tâife', 'tefşelâ' ve 'tevekkül' gibi kavramlar üzerinden psikolojik durumu, toplumsal yapıyı ve imanın temelini dilbilimsel olarak ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"هَمَّتْ","root":"ه م م","rootLatin":"h-m-m","meaning":"Bir işe niyetlenmek, azmetmek, içinden geçirmek, bir şeye yönelmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hemm' kelimesini 'bir şeyi yapmaya niyetlenmek, azmetmek' olarak açıklar. Ayetteki 'hemmet' ifadesi, iki grubun savaştan geri durma, zaaf gösterme eğilimine girmesi, bu yönde bir niyet taşıması anlamında kullanılmıştır. Bu, henüz fiiliyata geçmemiş, ancak içsel bir yönelimi ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'hemm' kelimesinin mecazi olarak 'bir şeyi yapmaya karar vermek, ona yönelmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, iki grubun savaştan çekilme veya zaaf gösterme düşüncesinin kalplerine düşmesi, bu yönde bir eğilim göstermeleri kastedilmiştir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hemm' kavramının Kur'an'da genellikle bir eyleme yönelik içsel bir dürtü, bir niyet veya bir eğilim olarak kullanıldığını belirtir. Burada, müminlerin iki grubunun savaşın zorlukları karşısında geri çekilme, zaaf gösterme yönündeki psikolojik eğilimini ifade eder."}]},{"word":"طَّآئِفَتَانِ","root":"ط و ف","rootLatin":"t-v-f","meaning":"Bir topluluğun bir kısmı, bir grup, bir zümre anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'tâife' kelimesini 'bir topluluğun bir kısmı, bir grup insan' olarak açıklar. Ayetteki 'tâifetân' ifadesi, Uhud Savaşı'nda müminlerden oluşan iki ayrı grubu, yani Benî Harise ve Benî Seleme kabilelerini ifade etmektedir ki bunlar başlangıçta zaaf gösterme eğilimindeydiler."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'tâife' kelimesinin 'bir şeyin etrafında dönen, dolaşan bir grup' anlamından türediğini ve 'bir topluluğun bir parçası' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, müminler topluluğu içindeki belirli iki grubu işaret eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'tâife'nin 'bir topluluğun bir kısmı, bir cemaat' olduğunu ve sayısının az veya çok olabileceğini belirtir. Ayetteki 'tâifetân' ise sayıca az da olsa, müminler ordusunun önemli bir bölümünü oluşturan iki grubu ifade eder."}]},{"word":"تَفْشَلَا","root":"ف ش ل","rootLatin":"f-ş-l","meaning":"Cesaretini kaybetmek, zaaf göstermek, korkmak, gevşeklik göstermek anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'feşele' fiilini 'korkmak, cesaretini kaybetmek, gevşeklik göstermek' olarak açıklar. Ayetteki 'tefşelâ' ifadesi, iki grubun savaş karşısında cesaretlerini yitirme, gevşeklik gösterme ve geri çekilme eğilimine girmelerini anlatır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'feşel' kelimesinin 'bir işe girişmekten geri durmak, zayıflık göstermek, cesaretsiz kalmak' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, Uhud Savaşı'nda müminlerin iki grubunun düşman karşısında zayıflık ve cesaretsizlik gösterme tehlikesini ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'feşel'in 'bir işte zayıflık ve gevşeklik göstermek' olduğunu ve bunun genellikle korku ve cesaretsizlikten kaynaklandığını ifade eder. Ayetteki 'tefşelâ' fiili, iki grubun savaş meydanında gösterebilecekleri bu zayıflık ve gevşeklik halini tasvir eder."}]},{"word":"وَلِيُّهُمَا","root":"و ل ي","rootLatin":"v-l-y","meaning":"Dost, yardımcı, koruyucu, işleri üstlenen anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'velî' kelimesinin 'yardımcı, destekçi, işleri üstlenen' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'veliyyühümâ' ifadesi, Allah'ın bu iki grubun dostu, yardımcısı ve koruyucusu olduğunu, onların zaaf gösterme eğilimlerine rağmen onları desteklediğini vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'velî' kelimesinin 'yakınlık, dostluk, yardım ve işleri üstlenme' anlamlarını içerdiğini ifade eder. Ayetteki 'Allah onların velisi idi' ifadesi, Allah'ın bu iki grubun zaafına rağmen onlara yakınlığını, yardımını ve işlerini üstlenmesini, böylece onları doğru yola sevk etmesini anlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'velî' kavramının Kur'an'da 'koruyucu, destekleyici, işleri üstlenen' anlamında kullanıldığını ve Allah'ın müminler için en yüce velî olduğunu belirtir. Bu ayette, Allah'ın zaaf gösteren bu iki gruba dahi velî olması, O'nun rahmetinin ve desteğinin genişliğini gösterir."}]},{"word":"فَلْيَتَوَكَّلِ","root":"و ك ل","rootLatin":"v-k-l","meaning":"Güvenmek, dayanmak, işi başkasına havale etmek, vekil tayin etmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'tevekkül' kelimesini 'işi başkasına havale etmek, ona güvenmek ve dayanmak' olarak açıklar. Ayetteki 'felyetevekkel' emri, müminlerin tüm işlerinde, özellikle de zor anlarda sadece Allah'a güvenmeleri, O'na dayanmaları gerektiğini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'tevekkül'ün 'kalbin Allah'a güvenmesi, işleri O'na havale etmesi ve O'nun takdirine razı olması' olduğunu belirtir. Ayet, müminlerin zorluklar karşısında zaaf göstermemeleri için Allah'a tam bir güvenle bağlanmalarını emreder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'tevekkül'ün Kur'an'da 'bir işi Allah'a havale etmek, O'na güvenmek ve O'nun yardımına sığınmak' anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayette, müminlerin zaaf gösterme eğilimine karşı bir çözüm olarak, yalnızca Allah'a tevekkül etmeleri gerektiği belirtilir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevekkul","iman","sosyal-dayanisma","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِذْ","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf olduğu için mebnî","gloss":"o zaman, iken"},{"position":2,"surface":"هَمَّت","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ه-م-م","rootLatin":"h-m-m","lemma":"هَمَّ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"niyet etti, kastetti"},{"position":3,"surface":"طَّآئِفَتَانِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ط-و-ف","rootLatin":"ṭ-w-f","lemma":"طَائِفَة","form":"Fâ'ile","features":{"gender":"Müennes","number":"Tesniye","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"iki takım"},{"position":4,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":4,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":5,"surface":"أَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-mek, -mak"},{"position":6,"surface":"تَفْشَلَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ف-ش-ل","rootLatin":"f-sh-l","lemma":"فَشِلَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Tesniye","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Nasb edatı 'أن'den sonra geldiği için mansûb","gloss":"bozulup geri çekilmek"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":8,"surface":"وَلِيُّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"و-ل-ي","rootLatin":"w-l-y","lemma":"وَلِيّ","form":"Fa'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"dostu"},{"position":8,"surface":"هُمَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمَا","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Tesniye","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların ikisinin"},{"position":9,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":9,"surface":"عَلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerine, -e"},{"position":10,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah'a"},{"position":11,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Fâ-i Rabıta","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":11,"surface":"لْيَتَوَكَّلِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ك-ل","rootLatin":"w-k-l","lemma":"تَوَكَّلَ","form":"Tefa''ul","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir lâmı ile meczûm olduğu için meczûm","gloss":"güvensin"},{"position":12,"surface":"ٱلْمُؤْمِنُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ا-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"مُؤْمِن","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"inananlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Bir Hikâye, Birçok Yorum** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *3/122*
- **Bir Hikâye, Birçok Yorum** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *3/122*
