# Âl-i İmrân Sûresi, 127. Âyet (3:127)

> لِيَقْطَعَ طَرَفًا مِّنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَوْ يَكْبِتَهُمْ فَيَنقَلِبُوا۟ خَآئِبِينَ

*Liyakta'a tarafen mine-lleżîne keferû ev yekbitehum feyenkalibû ḣâ-ibîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Bir de Allah bunu, inkar edenlerden bir kısmını helak etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/3/127

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Âl-i İmrân 127. ayet, Bedir Savaşı bağlamında ilahi yardımın amacını ve sonuçlarını dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır. Ayet, inkar edenlere yönelik ilahi müdahalenin 'kesme' ve 'bozguna uğratma' eylemleri üzerinden, müminlere zafer ve kalplerine sükûnet bahşetmesini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"لِيَقْطَعَ","root":"ق ط ع","rootLatin":"k-t-a","meaning":"İnkar edenlerin gücünü kırmak, onları zayıflatmak veya yok etmek anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kat'' kelimesinin bir şeyi ayırmak, bölmek veya tamamen kesmek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'liyakta'a tarafen' ifadesi, inkar edenlerin bir kısmını ortadan kaldırmak, güçlerini kırmak veya sayılarını azaltmak suretiyle onları zayıflatmayı ifade eder. Bu, düşmanın gücünü parçalama ve dağıtma eylemini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'kat'' fiilinin burada mecazi bir anlam taşıdığını ve düşmanın gücünü kesmek, onları zayıflatmak veya helak etmek manasına geldiğini ifade eder. Ayetteki bağlamda, Allah'ın inkar edenlerin bir kısmını savaşta öldürerek veya esir alarak güçlerini kırması ve böylece müminlere zafer yolunu açması kastedilir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'kat'' kökünün Kur'an'da genellikle bir şeyi ayırma, bölme, ilişkiyi kesme veya sona erdirme anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayette ise, inkar edenlerin gücünü ve birliğini parçalama, onları zayıflatma ve etkisiz hale getirme eylemini ifade eder. Bu, düşmanın direncini kırma ve moralini bozma amacını taşır."}]},{"word":"يَكْبِتَهُمْ","root":"ك ب ت","rootLatin":"k-b-t","meaning":"İnkar edenleri bozguna uğratmak, onları aşağılamak ve ümitsizliğe düşürmek anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'kebt' kelimesinin birini hüsrana uğratmak, aşağılamak ve öfkesini yutmaya zorlamak anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'yekbitehum' ifadesi, inkar edenleri savaşta yenilgiye uğratarak, onları utanç ve hayal kırıklığı içinde bırakmayı, böylece morallerini bozmayı ve güçlerini kırmayı ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'kebt'in birini zelil etmek, hüsrana uğratmak ve öfkesini içinde tutmaya mecbur bırakmak olduğunu açıklar. Ayetteki kullanımı, inkar edenlerin savaşta yenilgiye uğrayarak, umutsuzluğa kapılmalarını ve geri çekilmek zorunda kalmalarını, böylece müminlerin zaferini pekiştirmeyi amaçlar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'kebt' gibi fiillerin, ilahi iradenin düşmanlar üzerindeki kesin üstünlüğünü ve onların kaçınılmaz yenilgisini vurguladığını belirtir. Bu ayette, Allah'ın inkar edenleri bozguna uğratarak, onların maneviyatını kırması ve savaşma azimlerini yok etmesi, ilahi adaletin bir tecellisi olarak sunulur."}]},{"word":"فَيَنقَلِبُوا۟","root":"ق ل ب","rootLatin":"k-l-b","meaning":"İnkar edenlerin yenilgiye uğrayarak geri dönmesi, durumlarının değişmesi ve hüsranla sonuçlanması anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kalb' kelimesinin bir şeyi tersine çevirmek, bir halden başka bir hale dönüştürmek anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'feyenkâlibû' ifadesi, inkar edenlerin savaş meydanından umduklarını bulamayarak, yenilgi ve hüsran içinde geri dönmelerini, yani durumlarının tamamen değişmesini anlatır."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'inkılab'ın bir şeyin eski haline dönmesi veya bir durumdan başka bir duruma geçmesi olduğunu belirtir. Ayetteki bağlamda, inkar edenlerin zafer umuduyla geldikleri savaştan, yenilmiş ve hayal kırıklığına uğramış bir şekilde geri dönmeleri, yani durumlarının olumsuz yönde değişmesi kastedilir."}]},{"word":"خَآئِبِينَ","root":"خ ي ب","rootLatin":"h-y-b","meaning":"Umutsuz, hüsrana uğramış ve beklentileri boşa çıkmış bir halde olmak anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hayb' kelimesinin bir beklentinin boşa çıkması, umutsuzluğa düşmek ve hüsrana uğramak anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'hâibîn' ifadesi, inkar edenlerin savaşta yenilgiye uğrayarak, zafer umutlarının suya düşmesi ve büyük bir hayal kırıklığı içinde geri dönmelerini tasvir eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'hayb'ın bir isteğin gerçekleşmemesi, umulanın aksinin vuku bulması ve bu durumdan kaynaklanan üzüntü olduğunu belirtir. Ayetteki 'hâibîn' kelimesi, inkar edenlerin savaşta bekledikleri zaferi elde edemeyip, aksine yenilgiye uğramaları ve bu durumun getirdiği moral bozukluğu ve umutsuzluğu ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'hüsran' ve 'haybet' gibi kavramların, Allah'ın yolundan sapanların kaçınılmaz sonunu ve dünyevi beklentilerinin boşluğunu vurguladığını belirtir. Bu ayette 'hâibîn' ifadesi, inkar edenlerin Allah'a karşı gelmelerinin bir sonucu olarak, hem dünyevi hem de uhrevi anlamda bir kayıp ve umutsuzlukla yüzleşmelerini simgeler."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cihad","musrikler","tevhid","kufur-sirk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Muzâri fiili nasb eden harf","gloss":"için"},{"position":1,"surface":"يَقْطَعَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-ط-ع","rootLatin":"q-ṭ-ʿ","lemma":"قَطَعَ","form":"Fetha","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Harf-i cer olan 'li' edatıyla nasb olduğu için mansûb","gloss":"kessin"},{"position":2,"surface":"طَرَفًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ط-ر-ف","rootLatin":"ṭ-r-f","lemma":"طَرَف","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir kısmını"},{"position":3,"surface":"مِّنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"İsmi mecrûr yapan harf","gloss":"-den, -dan"},{"position":4,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahallen mebnî","gloss":"o kimseler ki"},{"position":5,"surface":"كَفَرُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَفَرَ","form":"Fetha","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"inkar ettiler"},{"position":6,"surface":"أَوْ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَوْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"veya"},{"position":7,"surface":"يَكْبِتَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-ب-ت","rootLatin":"k-b-t","lemma":"كَبَتَ","form":"Fetha","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki 'li' edatına atfedildiği için mansûb","gloss":"onları bozguna uğratsın"},{"position":7,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahallen mebnî","gloss":"onları"},{"position":8,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"böylece"},{"position":8,"surface":"يَنقَلِبُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-ل-ب","rootLatin":"q-l-b","lemma":"اِنْقَلَبَ","form":"İnfi'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki 'li' edatına atfedildiği için mansûb","gloss":"geri dönsünler"},{"position":9,"surface":"خَآئِبِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"خ-ي-ب","rootLatin":"ḫ-y-b","lemma":"خَائِب","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"ümitsiz olarak"}]
