# Âl-i İmrân Sûresi, 162. Âyet (3:162)

> أَفَمَنِ ٱتَّبَعَ رِضْوَٰنَ ٱللَّهِ كَمَنۢ بَآءَ بِسَخَطٍ مِّنَ ٱللَّهِ وَمَأْوَىٰهُ جَهَنَّمُ ۚ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

*Efemeni-ttebe'a ridvâna(A)llâhi kemen bâe biseḣatin mina(A)llâhi veme/vâhu cehennem(u)(c) vebi/se-lmasîr(u)*

**Meal (Diyanet):** Allah'ın rızasına uyan kimse, Allah'ın gazabına uğrayan ve varacağı yer cehennem olan kimse gibi midir? O, ne kötü varılacak yerdir!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/3/162

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Âl-i İmrân 162. ayet, Allah'ın rızasına tabi olanlarla gazabına uğrayanlar arasındaki keskin farkı vurgulayarak, bu iki zıt durumun nihai akıbetlerini dilbilimsel bir karşılaştırma ile ortaya koymaktadır. Ayet, rıza ve gazap kavramlarının semantik derinliğini ve bunların insan eylemleriyle olan ilişkisini ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ٱتَّبَعَ","root":"ت ب ع","rootLatin":"t-b-a","meaning":"Bir şeyi takip etmek, peşinden gitmek, ona uymak ve tabi olmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'tebea' (تَبِعَ) fiilinin bir şeyin izini takip etmek, peşinden gitmek ve ona uymak anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ittebea' (اِتَّبَعَ) formu ise daha güçlü bir takip ve bağlılık ifade eder; yani Allah'ın rızasının gerektirdiği yolu benimseyip ona göre hareket etmektir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ittebea' kelimesinin bir şeyi izlemek ve ona tabi olmak manasına geldiğini ifade eder. Ayetteki bağlamda, Allah'ın rızasını 'takip etmek', O'nun emirlerine ve hoşnutluğuna uygun bir yaşam tarzı benimsemek demektir."}]},{"word":"رِضْوَٰنَ","root":"ر ض و","rootLatin":"r-d-w","meaning":"Allah'ın hoşnutluğu, razı olması ve kullarına karşı duyduğu memnuniyet halidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'rıdvân' (رِضْوَان) kelimesinin 'rıdâ' (رِضَا) kelimesinden daha kapsamlı ve daha büyük bir hoşnutluğu ifade ettiğini belirtir. Bu, Allah'ın kulundan tam anlamıyla razı olması ve ona en büyük mükâfatı vermeye hazır olması halidir. Ayette, bu rızayı takip etmek, en yüce hedeflerden biri olarak sunulur."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'rıdâ' kavramının Kur'an'da Allah ile insan arasındaki karşılıklı bir memnuniyet ilişkisini ifade ettiğini belirtir. 'Rıdvân' ise bu memnuniyetin en üst düzeydeki tezahürüdür ve Allah'ın kullarına olan lütfunun ve kabulünün bir göstergesidir. Ayetteki 'rıdvânallah', Allah'ın mutlak hoşnutluğunu ve bu hoşnutluğa ulaşmanın önemini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'rıdvân'ın Allah'ın kullarına olan geniş rahmetini ve onlardan razı oluşunu ifade ettiğini açıklar. Bu, sadece bir hoşnutluk değil, aynı zamanda bu hoşnutluğun bir sonucu olarak verilecek olan büyük mükâfatları da içerir. Ayetteki 'rıdvânallah', müminlerin ulaşmaya çalıştığı nihai manevi hedeftir."}]},{"word":"بَآءَ","root":"ب و أ","rootLatin":"b-w-a","meaning":"Geri dönmek, bir şeye maruz kalmak, bir şeyi yüklenmek veya bir akıbete uğramak anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'bâe' fiilinin 'döndü, geri geldi' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'bâe bisahat' ifadesi, Allah'ın gazabına maruz kalmak, gazapla geri dönmek veya gazabı üzerine çekmek anlamındadır. Bu, kişinin kendi eylemleri sonucunda Allah'ın gazabını hak etmesi durumunu ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'bâe' fiilinin mecazi olarak bir şeye uğramak, bir şeyi yüklenmek anlamında kullanıldığını açıklar. 'Bâe bisahat' ifadesi, Allah'ın gazabına uğramak, gazabın kendisine isabet etmesi demektir. Bu, rızaya uyanın aksine, gazaba layık olanın durumunu tasvir eder."}]},{"word":"سَخَطٍ","root":"س خ ط","rootLatin":"s-h-t","meaning":"Allah'ın gazabı, öfkesi ve hoşnutsuzluğudur.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'sahata' (سَخَطَ) kelimesinin 'rıdâ'nın (hoşnutluk) zıttı olduğunu ve bir şeyden hoşnut olmamak, öfkelenmek anlamına geldiğini belirtir. Allah'ın 'sahati', O'nun bir kulun eylemlerinden dolayı duyduğu hoşnutsuzluğu ve bu hoşnutsuzluğun bir sonucu olarak gelecek olan cezayı ifade eder. Ayette, rızaya uyanın zıttı olarak gazaba uğrayanların durumu anlatılır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'sahata' kelimesinin Kur'an'da genellikle Allah'ın kullarının kötü amellerine karşılık verdiği bir tepki olarak kullanıldığını ifade eder. Bu, sadece bir duygu değil, aynı zamanda ilahi adaletin bir tezahürüdür ve kötü akıbetleri beraberinde getirir. Ayetteki 'sahatin minallah', Allah'ın gazabının doğrudan bir sonucu olarak kişinin kötü bir sona ulaşacağını vurgular."}]},{"word":"مَأْوَىٰهُ","root":"أ و ي","rootLatin":"a-w-y","meaning":"Bir kimsenin sığınacağı, barınacağı veya döneceği yer, nihai durak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'me'vâ' (مَأْوَى) kelimesinin bir kimsenin sığınacağı, barınacağı veya nihayetinde döneceği yer anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'me'vâhu cehennem', Allah'ın gazabına uğrayanların nihai sığınağının ve varış yerinin cehennem olduğunu açıkça ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'me'vâ' kelimesinin bir şeyin kendisine döndüğü veya yerleştiği mekânı ifade ettiğini açıklar. Bu bağlamda, 'me'vâhu cehennem', gazaba uğrayanların kaçınılmaz ve kalıcı ikametgahının cehennem olduğunu vurgular."}]},{"word":"ٱلْمَصِيرُ","root":"ص ي ر","rootLatin":"s-y-r","meaning":"Dönüş yeri, varış yeri, nihai akıbet.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'masîr' (مَصِير) kelimesinin 'sâra' (صار) fiilinden türediğini ve bir şeyin dönüştüğü, ulaştığı nihai durumu veya yeri ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'bi'se'l-masîr' ifadesi, cehennemin ne kadar kötü bir dönüş yeri olduğunu pekiştirir ve gazaba uğrayanların akıbetinin vahametini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'masîr' kelimesinin bir şeyin nihai olarak varacağı yer veya durum olduğunu açıklar. Ayetteki kullanımı, cehennemin, Allah'ın gazabına uğrayanlar için son ve en kötü varış noktası olduğunu kesin bir dille ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","cehennem","ahiret-mukafat","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَ","pos":"harf","posDetail":"İstifham Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"mı/mi"},{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"o halde"},{"position":1,"surface":"مَنِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَنْ","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"kimse"},{"position":2,"surface":"ٱتَّبَعَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ت-ب-ع","rootLatin":"t-b-ʿ","lemma":"اِتَّبَعَ","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"uydu"},{"position":3,"surface":"رِضْوَٰنَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ر-ض-و","rootLatin":"r-ḍ-w","lemma":"رِضْوَان","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"rızası"},{"position":4,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"ʾ-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Allah'ın"},{"position":5,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"gibi"},{"position":5,"surface":"مَنۢ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kimse"},{"position":6,"surface":"بَآءَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ب-و-أ","rootLatin":"b-w-ʾ","lemma":"بَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"uğradı"},{"position":7,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ile"},{"position":7,"surface":"سَخَطٍۢ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-خ-ط","rootLatin":"s-kh-ṭ","lemma":"سَخَط","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"hışmına"},{"position":8,"surface":"مِّنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den/-dan"},{"position":9,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"ʾ-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah'ın"},{"position":10,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":10,"surface":"مَأْوَىٰهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mekân","root":"ء-و-ي","rootLatin":"ʾ-w-y","lemma":"مَأْوَى","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"varacağı yer"},{"position":10,"surface":"هُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":11,"surface":"جَهَنَّمُ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ج-ه-ن-م","rootLatin":"j-h-n-m","lemma":"جَهَنَّم","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"cehennemdir"},{"position":12,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":12,"surface":"بِئْسَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ب-ء-س","rootLatin":"b-ʾ-s","lemma":"بِئْسَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ne kötüdür"},{"position":13,"surface":"ٱلْمَصِيرُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mekân","root":"ص-ي-ر","rootLatin":"ṣ-y-r","lemma":"مَصِير","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"varılacak yer"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmed Avni Konuk · *3/162*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmed Avni Konuk · *3/162*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmed Avni Konuk · *3/162*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmed Avni Konuk · *3/162*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmed Avni Konuk · *3/162*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmed Avni Konuk · *3/162*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmed Avni Konuk · *3/162*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10** — Ahmed Avni Konuk · *3/162*
