# Âl-i İmrân Sûresi, 169. Âyet (3:169)

> وَلَا تَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ قُتِلُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ أَمْوَٰتًۢا ۚ بَلْ أَحْيَآءٌ عِندَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ

*Velâ tahsebenne-lleżîne kutilû fî sebîli(A)llâhi emvâtâ(en)(c) bel ahyâun ‘inde rabbihim yurzekûn(e)*

**Meal (Diyanet):** (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/3/169

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah yolunda canlarını feda edenlerin gerçekte ölü olmadıklarını, aksine Rableri katında diri olup rızıklandırıldıklarını vurgulayarak şehitlik kavramının semantik derinliğini ortaya koymaktadır. Ayet, 'ölüm' ve 'yaşam' kavramlarına Kur'anî bir perspektif sunarak, şehitlerin ahiretteki özel konumlarını dilbilimsel olarak pekiştirmektedir.","keyConcepts":[{"word":"تَحْسَبَنَّ","root":"ح س ب","rootLatin":"h-s-b","meaning":"Zannetmeyin, sanmayın, öyle düşünmeyin anlamında bir yasaklama ve uyarıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hasebe (حسب) kelimesi, bir şeyi zannetmek, tahmin etmek veya saymak anlamlarına gelir. Ayetteki 'lâ tahsebenn' (لَا تَحْسَبَنَّ) ifadesi, şehitlerin ölü olduğu yönündeki yanlış bir zannı kesin bir dille reddetmeyi ve bu konuda yanılgıya düşülmemesi gerektiğini ifade eder. (s. 230)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Hesap (حساب) kökünden türeyen 'hasb' (حسب) kelimesi, bir şeyi zihinde tartmak, değerlendirmek ve bir sonuca varmak demektir. Ayetteki kullanımı, şehitlerin durumunu dünyevi ölçütlerle değerlendirip onları ölü sanma yanılgısından sakındırmayı amaçlar. (s. 385)"}]},{"word":"قُتِلُوا۟","root":"ق ت ل","rootLatin":"k-t-l","meaning":"Allah yolunda canlarını feda ederek öldürülmüş olanları ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Katle (قتل) fiili, can almak, öldürmek demektir. Ayetteki 'kutılû' (قُتِلُوا۟) pasif formu, onların kendi iradeleriyle değil, Allah yolunda düşman tarafından öldürüldüklerini belirtir ve bu durum onlara şehitlik mertebesini kazandırır. (s. 112)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Katl (قتل) kelimesi, bir canlının hayatına son vermek anlamına gelir. Ayetteki 'kutılû fî sebîlillâh' (قُتِلُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ) ifadesi, bu ölümün sıradan bir ölüm olmadığını, aksine Allah'ın davası uğruna gerçekleşen yüce bir fedakarlık olduğunu mecazi olarak vurgular. (c. 1, s. 98)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'katl' (قتل) kavramı, özellikle 'fî sebîlillâh' (Allah yolunda) ifadesiyle birlikte kullanıldığında, sadece fiziksel bir ölümü değil, aynı zamanda dinî bir ideal uğruna yapılan fedakarlığı ve bunun getirdiği manevi yüceliği ifade eder. Şehitlik, bu kavramın en üst düzeydeki tezahürüdür. (s. 205)"}]},{"word":"أَمْوَٰتًۢا","root":"م و ت","rootLatin":"m-v-t","meaning":"Ölüler, hayatını kaybetmiş olanlar anlamındadır, ancak ayet bu zannı reddeder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mevt (موت) kelimesi, hayatın zıddı olup, ruhun bedenden ayrılmasıyla gerçekleşen durumu ifade eder. Ayetteki 'emvâten' (أَمْوَٰتًۢا) kelimesi, şehitlerin dünyevi anlamda ölü gibi görünseler de, gerçekte manevi bir hayatla diri olduklarını vurgulamak için kullanılmıştır. (s. 476)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Mevt (موت), canlılığın sona ermesidir. Ancak Kur'an, şehitler için bu kelimeyi kullanırken, onların 'ölü' olarak nitelendirilmesinin sadece zahiri bir durum olduğunu, hakikatte ise Allah katında özel bir yaşam sürdüklerini belirtir. Bu, kelimenin Kur'anî bağlamda kazandığı derin anlamı gösterir. (c. 5, s. 102)"}]},{"word":"أَحْيَآءٌ","root":"ح ي ي","rootLatin":"h-y-y","meaning":"Diriler, canlılar; şehitlerin Allah katındaki özel ve gerçek yaşamlarını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hayat (حياة) kelimesi, ölümün zıddı olup, varoluş ve canlılık halidir. Ayetteki 'ahyâun' (أَحْيَآءٌ) kelimesi, şehitlerin sadece ruhani bir varoluşla değil, aynı zamanda Allah'ın kendilerine bahşettiği özel bir rızıkla desteklenen gerçek bir hayat sürdüklerini ifade eder. (s. 277)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da 'hayat' (حياة) kavramı, sadece biyolojik yaşamı değil, aynı zamanda manevi ve ebedi yaşamı da kapsar. Şehitler için kullanılan 'ahyâun' (أَحْيَآءٌ) ifadesi, onların Allah katında, dünyevi algının ötesinde, özel bir statüde diri olduklarını ve bu diriliğin nimetlerle desteklendiğini gösterir. (s. 150)"},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Hayy (حي) kelimesi, diri ve canlı demektir. Ayetteki 'ahyâun' (أَحْيَآءٌ) kelimesi, şehitlerin Allah katında, dünyevi ölüme rağmen, özel bir yaşam formunda varlıklarını sürdürdüklerini ve bu yaşamın rızıklandırılma ile pekiştirildiğini açıkça belirtir. (c. 1, s. 400)"}]},{"word":"يُرْزَقُونَ","root":"ر ز ق","rootLatin":"r-z-k","meaning":"Rızıklandırılırlar, kendilerine nimetler verilir; şehitlerin Allah katında sürekli bir ikram ve beslenme içinde olduklarını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rızk (رزق) kelimesi, Allah tarafından verilen her türlü nimeti ifade eder. Ayetteki 'yurzekûne' (يُرْزَقُونَ) pasif fiili, şehitlerin Allah katında sürekli ve kesintisiz bir şekilde, özel nimetlerle rızıklandırıldıklarını, bu rızkın dünyevi ihtiyaçlardan farklı, manevi ve ebedi bir beslenme olduğunu gösterir. (s. 347)"},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Rızık (رزق), Allah'ın kullarına bahşettiği her şeydir. Ayetteki 'yurzekûne' (يُرْزَقُونَ) ifadesi, şehitlerin sadece diri olmakla kalmayıp, aynı zamanda Allah'ın cömertliğinden sürekli olarak faydalandıklarını, bu durumun onların ahiretteki üstün mertebelerinin bir göstergesi olduğunu belirtir. (s. 190)"}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cihad","olum","ahiret-mukafat","dirilis"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَلَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf ve Nehiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve, -me","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":2,"surface":"تَحْسَبَنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-س-ب","rootLatin":"h-s-b","lemma":"حَسَبَ","form":"Fetha","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nehiy lâmı ve te'kid nûnu ile mebnî","gloss":"sanmayın","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":3,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahallen","gloss":"o kimseler ki","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":4,"surface":"قُتِلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-ت-ل","rootLatin":"q-t-l","lemma":"قَتَلَ","form":"Fetha","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"öldürüldüler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":5,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde, -de","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":6,"surface":"سَبِيلِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-ب-ل","rootLatin":"s-b-l","lemma":"سَبِيل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yolunda","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru","izafet":"Muzâf"},{"position":7,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Allah'ın","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":8,"surface":"أَمْوَٰتًۢا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"م-و-ت","rootLatin":"m-w-t","lemma":"مَيْت","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih sâni olduğu için mansûb","gloss":"ölüler","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":9,"surface":"بَلْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İsti'naf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بَلْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"bilakis","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":10,"surface":"أَحْيَآءٌ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-ي-ي","rootLatin":"h-y-y","lemma":"حَيّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda-i mahzufun haberi olduğu için merfû","gloss":"diridirler","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Haber"},{"position":11,"surface":"عِندَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"ع-ن-د","rootLatin":"'-n-d","lemma":"عِنْدَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"katında","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mekân zarfı","izafet":"Muzâf"},{"position":12,"surface":"رَبِّهِمْ","pos":"isim","posDetail":"İsim ve Muttasıl Zamir","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Rableri","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh","izafet":"Muzâf"},{"position":12,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahallen","gloss":"onların","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":13,"surface":"يُرْزَقُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-ز-ق","rootLatin":"r-z-q","lemma":"رَزَقَ","form":"Fetha","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"rızıklandırılırlar","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Nâib-i fâil"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Velâ"},{"position":2,"translit":"tahsebenne"},{"position":3,"translit":"lleżîne"},{"position":4,"translit":"kutilû"},{"position":5,"translit":"fî"},{"position":6,"translit":"sebîli"},{"position":7,"translit":"(A)llâhi"},{"position":8,"translit":"emvâtâ(en)(c)"},{"position":9,"translit":"bel"},{"position":10,"translit":"ahyâun"},{"position":11,"translit":"‘inde"},{"position":12,"translit":"rabbihim"},{"position":13,"translit":"yurzekûn(e)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk · *3/169*
- **Zâriyât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *3/169*
- **Zâriyât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *3/169*
- **Mü'minûn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *3/169*
- **Mü'minûn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *3/169*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk · *3/169*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk · *3/169*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk · *3/169*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2** — Ahmed Avni Konuk · *3/169*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmet Avni Konuk · *3/169-170*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmet Avni Konuk · *3/169-170*
- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *3/169-170*
