# Âl-i İmrân Sûresi, 170. Âyet (3:170)

> فَرِحِينَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ وَيَسْتَبْشِرُونَ بِٱلَّذِينَ لَمْ يَلْحَقُوا۟ بِهِم مِّنْ خَلْفِهِمْ أَلَّا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

*Ferihîne bimâ âtâhumu(A)llâhu min fadlihi veyestebşirûne billeżîne lem yelhakû bihim min ḣalfihim ellâ ḣavfun ‘aleyhim velâ hum yahzenûn(e)*

**Meal (Diyanet):** (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/3/170

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, şehitlerin Allah katındaki özel konumunu ve ahiretteki hallerini tasvir etmektedir. Ayet, şehitlerin Allah'ın lütfuyla sevinç içinde olduklarını ve geride kalanlara müjde verdiklerini vurgulayarak, ölümün onlar için bir son olmadığını, aksine yeni bir başlangıç olduğunu dilbilimsel olarak ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"فَرِحِينَ","root":"ف ر ح","rootLatin":"f-r-h","meaning":"Şehitlerin Allah'ın kendilerine bahşettiği nimetler sebebiyle duydukları sevinç ve mutluluk halini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ferh (فرح) kelimesi, kalbin bir şeyden dolayı açılması ve neşelenmesi anlamına gelir. Ayetteki 'ferihîne' ifadesi, şehitlerin Allah'ın lütfuyla elde ettikleri makam ve nimetlerden dolayı hissettikleri içsel ve sürekli bir sevinci, dünyevi kaygılardan arınmış bir mutluluğu anlatır. Bu sevinç, sadece bir anlık haz değil, ebedi bir hoşnutluk halidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Ferah (فرح), kalbin bir şeye karşı açılması ve genişlemesidir. Bu ayetteki 'ferihîne' hali, şehitlerin Allah'ın kendilerine verdiği fazilet ve ikramlardan dolayı duydukları derin memnuniyeti ve huzuru ifade eder. Bu, onların Allah katındaki yüksek mertebelerinin bir göstergesidir ve bu sevinç, dünyevi sevinçlerden farklı olarak, hiçbir üzüntü veya kederle karışmaz."}]},{"word":"ءَاتَىٰهُمُ","root":"ء ت ي","rootLatin":"'-t-y","meaning":"Allah'ın şehitlere lütuf ve ihsan olarak verdiği nimetleri ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Âtâ (آتى) fiili, vermek, ihsan etmek anlamına gelir. Bu ayette 'âtâhumu' ifadesi, Allah'ın şehitlere kendi fazlından, yani lütuf ve cömertliğinden bahşettiği rızıkları ve nimetleri anlatır. Bu, onların kazandıkları bir şeyden ziyade, Allah'ın onlara özel bir ikramıdır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Âtâ (آتى) kelimesi, Kur'an'da genellikle 'vermek' anlamında kullanılır. Burada 'âtâhumu' ifadesi, Allah'ın şehitlere, kendi katındaki özel rızıklardan ve cennet nimetlerinden verdiğini mecazi olarak ifade eder. Bu, onların dünyevi rızıklardan farklı, manevi ve ebedi bir rızıkla beslendiklerini gösterir."}]},{"word":"فَضْلِهِۦ","root":"ف ض ل","rootLatin":"f-d-l","meaning":"Allah'ın şehitlere bahşettiği lütuf, ihsan ve cömertliği ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Fadl (فضل), bir şeyin fazlası, ziyadesi ve ihsan anlamına gelir. Allah'ın fazlı, O'nun kullarına karşılıksız olarak bahşettiği lütuf ve cömertliğidir. Ayetteki 'min fadlihî' ifadesi, şehitlere verilen nimetlerin, onların amellerinin bir karşılığı olmaktan ziyade, Allah'ın sonsuz lütuf ve kereminden kaynaklandığını vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fadl (فضل), iyilik ve ihsanın artmasıdır. Allah'ın fazlı, O'nun kullarına olan cömertliği ve lütfudur. Bu ayette 'min fadlihî' ifadesi, şehitlere verilen rızıkların ve makamların, Allah'ın onlara olan özel iltifatı ve cömertliğinin bir tezahürü olduğunu belirtir. Bu, onların hak ettiklerinden daha fazlasını aldıklarını gösterir."}]},{"word":"وَيَسْتَبْشِرُونَ","root":"ب ش ر","rootLatin":"b-ş-r","meaning":"Şehitlerin geride kalanlara müjde vermek ve sevinçlerini paylaşmak istemelerini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İstibşâr (استبشار), bir müjdeyi almak veya müjdelemek anlamına gelir. Ayetteki 'yestebşirûne' fiili, şehitlerin kendilerine ulaşamayanlara, yani henüz şehit olmamış müminlere, kendilerinin korku ve üzüntü içinde olmadıklarını müjdelemek istediklerini ifade eder. Bu, onların sadece kendi hallerinden memnun olmakla kalmayıp, bu memnuniyeti başkalarıyla paylaşma arzusunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"İstibşâr (استبشار) kelimesi, 'beşâret' kökünden türemiş olup, sevindirici bir haber almak veya sevindirici bir haber vermek anlamlarını taşır. Bu ayetteki kullanımı, şehitlerin ahiretteki güzel hallerini ve Allah katındaki makamlarını, henüz dünyada olan müminlere bir müjde olarak ulaştırma isteklerini anlatır. Bu, onların geride kalanlara moral ve motivasyon verme çabasıdır."}]},{"word":"يَحْزَنُونَ","root":"ح ز ن","rootLatin":"h-z-n","meaning":"Şehitlerin ahirette hiçbir üzüntü ve keder yaşamayacaklarını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Huzn (حزن), kalbin bir şeyden dolayı daralması ve kederlenmesidir. Ayetteki 'lâ hum yahzenûne' ifadesi, şehitlerin ahirette, dünyevi kayıplar, pişmanlıklar veya geleceğe dair endişeler gibi hiçbir üzüntü ve keder yaşamayacaklarını kesin bir dille belirtir. Bu, onların Allah katındaki güvenli ve huzurlu hallerinin bir teyididir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Huzn (حزن) kavramı, Kur'an'da genellikle dünyevi kayıplar, başarısızlıklar veya geleceğe dair endişelerden kaynaklanan içsel bir sıkıntı ve keder hali olarak geçer. Bu ayette 'lâ hum yahzenûne' ifadesi, şehitlerin bu tür dünyevi üzüntülerden tamamen arınmış olduklarını, Allah'ın lütfuyla ebedi bir huzur ve mutluluk içinde bulunduklarını vurgular. Bu, onların ahiret hayatındaki tam emniyetini gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["ahiret-mukafat","dirilis","cennet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَرِحِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ف-ر-ح","rootLatin":"f-r-h","lemma":"فَرِح","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"sevinenler"},{"position":2,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":2,"surface":"مَآ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şey"},{"position":3,"surface":"ءَاتَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"ʾ-t-y","lemma":"إِيتَاء","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"verdi"},{"position":3,"surface":"هُمُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onlara"},{"position":4,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"ʾ-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":5,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den, -dan"},{"position":6,"surface":"فَضْلِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ف-ض-ل","rootLatin":"f-ḍ-l","lemma":"فَضْل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"lütuf, fazilet"},{"position":6,"surface":"هِۦ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"يَسْتَبْشِرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ب-ش-ر","rootLatin":"b-š-r","lemma":"اِسْتِبْشَار","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"müjdeliyorlar"},{"position":8,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":8,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِي","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o kimseler ki"},{"position":9,"surface":"لَمْ","pos":"harf","posDetail":"Cezm Edat","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":10,"surface":"يَلْحَقُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ل-ح-ق","rootLatin":"l-ḥ-q","lemma":"لَحَاق","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Cezm edatı 'lem'den sonra geldiği için meczûm","gloss":"ulaşmadılar"},{"position":11,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-e, -a"},{"position":11,"surface":"هِم","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlara"},{"position":12,"surface":"مِّنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den, -dan"},{"position":13,"surface":"خَلْفِ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"خ-ل-ف","rootLatin":"ḫ-l-f","lemma":"خَلْف","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"arka"},{"position":13,"surface":"هِمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":14,"surface":"أَلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"olmaması"},{"position":15,"surface":"خَوْفٌ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"خ-و-ف","rootLatin":"ḫ-w-f","lemma":"خَوْف","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"korku"},{"position":16,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"üzerine"},{"position":16,"surface":"هِمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":17,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":17,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":18,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"onlar"},{"position":19,"surface":"يَحْزَنُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-ز-ن","rootLatin":"ḥ-z-n","lemma":"حُزْن","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"üzülürler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ramazan ve Oruç** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *3/170*
- **Enbiyâ Sûresi** · *3/169-170*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk · *3/169-170*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk · *3/169-170*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmed Avni Konuk · *3/169-170*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmed Avni Konuk · *3/169-170*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *3/170*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *3/170*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *3/170*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *3/170*
- **Kelime-i Mûseviyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *3/169-170*
- **TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *3/169-170*
