# Âl-i İmrân Sûresi, 182. Âyet (3:182)

> ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيكُمْ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِّلْعَبِيدِ

*Żâlike bimâ kaddemet eydîkum veenna(A)llâhe leyse bizallâmin lil'abîd(i)*

**Meal (Diyanet):** "Bu, kendi ellerinizin (önceden yapıp) gönderdiklerinin karşılığıdır." Allah, kullara asla zulmedici değildir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/3/182

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Âl-i İmrân 182. ayet, insanların kendi amellerinin sonuçlarıyla karşılaşacağını ve Allah'ın kullarına asla zulmetmeyeceğini vurgular. Ayet, ilahi adaletin tecellisini ve insan sorumluluğunu dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"قَدَّمَتْ","root":"ق د م","rootLatin":"k-d-m","meaning":"Fiil olarak 'takdim etmek, öne sürmek, önceden yapmak' anlamlarına gelir ve burada insanların dünyada işlediği amelleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'k-d-m' kökünü 'bir şeyi öne geçirmek, takdim etmek' olarak açıklar. Ayetteki 'kaddemet' fiili, kulların kendi elleriyle önceden işledikleri, yani ahirette karşılarına çıkacak olan amelleri ifade eder. Bu, amellerin bir tür 'önceden gönderilmesi' anlamını taşır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'takdîm'i 'bir şeyi diğerinden önce kılmak' olarak tanımlar. Ayetteki kullanımı, insanların kendi iradeleriyle yaptıkları ve sonuçlarına katlanacakları fiilleri, yani 'önceden gönderdikleri' şeyleri belirtir. Bu, ilahi adaletin bir yansımasıdır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'k-d-m' kökünün Kur'an'daki kullanımlarını incelerken, bu fiilin genellikle 'geleceğe yönelik yapılan işler' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'kaddemet eydîküm' ifadesi, insanların ahiret için hazırladıkları, yani dünyada işledikleri amelleri vurgular."}]},{"word":"أَيْدِيكُمْ","root":"ي د ي","rootLatin":"y-d-y","meaning":"Kelime olarak 'elleriniz' anlamına gelir; mecazi olarak 'kendi yaptıklarınız, amelleriniz' anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, Kur'an'da 'el' (yed) kelimesinin bazen 'kuvvet, kudret' veya 'amel' anlamında mecazi olarak kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'eydîküm' ifadesi, insanların bizzat kendi iradeleriyle işledikleri fiilleri, yani 'kendi elleriyle yaptıkları' şeyleri temsil eder."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'yed' kelimesinin Kur'an'da sadece fiziksel el anlamında değil, aynı zamanda 'amel' ve 'iktidar' anlamında da kullanıldığını açıklar. Ayetteki 'eydîküm' ifadesi, insanların kendi fiillerini ve bu fiillerin sonuçlarını üstlenmelerini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'el' kavramının sadece fiziksel bir organ olmaktan öte, 'eylem' ve 'sorumluluk' gibi soyut anlamları da taşıdığını belirtir. 'Eydîküm' ifadesi, bireyin kendi eylemlerinin doğrudan sorumluluğunu ve bu eylemlerin sonuçlarını ifade eder."}]},{"word":"بِظَلَّامٍ","root":"ظ ل م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Mübalağa sigasıyla 'çok zulmeden, asla zulmetmeyen' anlamına gelir ve Allah'ın adaletteki mutlaklığını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'z-l-m' kökünü 'bir şeyi ait olduğu yerin dışına koymak, haksızlık etmek' olarak tanımlar. 'Zallâm' kelimesi ise mübalağa sigası olup, 'çok zulmeden' demektir. Ayetteki 'leyse bi-zallâmin' ifadesi, Allah'ın kullarına asla en ufak bir haksızlık yapmayacağını, mutlak adalet sahibi olduğunu vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'zallâm' kelimesinin 'çok zulmeden' anlamında kullanıldığını ve bu kelimenin nefy (olumsuzluk) edatıyla birlikte geldiğinde, Allah'ın zulümden tamamen münezzeh olduğunu ifade ettiğini belirtir. Bu, Allah'ın adaletinin kemalini gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'zulm'ün 'bir şeyi yerinden saptırmak' olduğunu ve 'zallâm'ın ise 'çokça zulmeden' anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki kullanım, Allah'ın kullarına karşı en küçük bir haksızlık dahi yapmayacağını, onların amellerinin karşılığını tam olarak vereceğini kesin bir dille belirtir."}]},{"word":"لِّلْعَبِيدِ","root":"ع ب د","rootLatin":"a-b-d","meaning":"Kelime olarak 'kullar, köleler' anlamına gelir ve burada Allah'ın yarattığı tüm insanları ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'abd' kelimesinin 'itaat eden, boyun eğen' anlamlarına geldiğini ve 'abîd'in ise bunun çoğulu olduğunu belirtir. Ayetteki 'li'l-abîd' ifadesi, Allah'ın tüm kullarına karşı adil olduğunu, kimseye haksızlık etmediğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'abd' kelimesinin hem 'köle' hem de 'Allah'a kulluk eden' anlamlarına geldiğini açıklar. Ayetteki 'li'l-abîd' ifadesi, Allah'ın yaratmış olduğu tüm insanlara yönelik adaletini ve onlara zulmetmeyeceğini genel bir ifadeyle belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'abd' kavramının Kur'an'da 'Allah'a mutlak itaat eden varlık' anlamında kullanıldığını ve bu kavramın Allah-insan ilişkisinin temelini oluşturduğunu belirtir. Ayetteki 'li'l-abîd' ifadesi, Allah'ın tüm kullarına karşı adil olduğunu ve onların amellerinin karşılığını eksiksiz vereceğini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["hesap-mizan","adalet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnî; mübteda konumundadır.","gloss":"işte bu"},{"position":2,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":2,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr.","gloss":"şey"},{"position":3,"surface":"قَدَّمَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-د-م","rootLatin":"q-d-m","lemma":"قَدَّمَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî.","gloss":"takdim etti, sundu"},{"position":4,"surface":"أَيْدِي","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-د-ي","rootLatin":"y-d-y","lemma":"يَد","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû.","gloss":"eller"},{"position":4,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr.","gloss":"sizin"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müşebbehe bi'l-Fiil","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"şüphesiz ki"},{"position":6,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"أَنَّ'nin ismi olduğu için mansûb.","gloss":"Allah"},{"position":7,"surface":"لَيْسَ","pos":"fiil","posDetail":"Nakıs Fiil","root":"ل-ي-س","rootLatin":"l-y-s","lemma":"لَيْسَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî.","gloss":"değildir"},{"position":8,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Zâide Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-"},{"position":8,"surface":"ظَلَّامٍ","pos":"isim","posDetail":"Mübalağalı İsm-i Fâil","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"z-l-m","lemma":"ظَلَّام","form":"Fa''âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Zâide harf-i cerden sonra geldiği için lafzen mecrûr, mahallen mansûb (leyse'nin haberi).","gloss":"çok zulmeden"},{"position":9,"surface":"لِّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":9,"surface":"لْعَبِيدِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ب-د","rootLatin":"'-b-d","lemma":"عَبْد","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr.","gloss":"kullara"}]
