# Âl-i İmrân Sûresi, 188. Âyet (3:188)

> لَا تَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ يَفْرَحُونَ بِمَآ أَتَوا۟ وَّيُحِبُّونَ أَن يُحْمَدُوا۟ بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا۟ فَلَا تَحْسَبَنَّهُم بِمَفَازَةٍ مِّنَ ٱلْعَذَابِ ۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

*Lâ tahsebenne-lleżîne yefrahûne bimâ etev veyuhibbûne en yuhmedû bimâ lem yef'alû felâ tahsebennehum bimefâzetin mine-l'ażâb(i)(s) velehum ‘ażâbun elîm(un)*

**Meal (Diyanet):** Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/3/188

---

## Tefsir

{"topics":["kibir-hased","ahiret-mukafat","cehennem"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, insanların yaptıklarıyla sevinmeleri ve yapmadıklarıyla övülmeyi arzulamaları gibi psikolojik durumları ele alırken, bu tutumların ahiretteki sonuçlarına dikkat çekmektedir. Ayet, bu tür davranışların azaptan kurtuluş sağlamayacağını ve aksine elem verici bir azaba yol açacağını vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"تَحْسَبَنَّ","root":"ح س ب","rootLatin":"h-s-b","meaning":"Zannetmek, sanmak, hesap etmek anlamlarına gelir ve burada bir şeyi doğru kabul etme, öyle olduğuna inanma manasındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hasibe' fiilinin bir şeyi zannetmek, tahmin etmek veya hesaplamak anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'lâ tahsebenn' ifadesi, muhatabın bu kişilerin azaptan kurtulacağını zannetmemesi gerektiği yönünde kesin bir uyarıdır, yani yanlış bir inancı düzeltme amacı taşır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'hasibe' fiilinin mecazi olarak 'bilmek' veya 'inanmak' anlamında kullanılabileceğini ifade eder. Burada, 'onların azaptan kurtulacağını sanma' ifadesi, bu kişilerin durumuna dair yanlış bir algının düzeltilmesi gerektiğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'zann' kavramının bazen kesin bilgiye yakın bir anlam taşıdığını, bazen de şüphe ve tahmini ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'tahsebenn' ise, kesin bir olumsuzlukla birleşerek, yanlış bir zannın kesinlikle reddedilmesi gerektiğini ifade eder."}]},{"word":"يَفْرَحُونَ","root":"ف ر ح","rootLatin":"f-r-h","meaning":"Sevinmek, neşelenmek, keyiflenmek anlamlarına gelir; burada yapılan kötü işlerden veya elde edilen haksız kazançlardan duyulan memnuniyeti ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ferah' kelimesinin genellikle bir nimet veya başarı karşısında duyulan sevinci ifade ettiğini, ancak Kur'an'da bazen kınanmış bir sevinç, yani dünya malına veya günaha sevinme anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'yefrahûne bimâ etev' ifadesi, onların kötü amellerinden veya haksız başarılarından duydukları kibirli sevinci anlatır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ferah'ın kalbin bir şeyden dolayı genişlemesi ve neşelenmesi olduğunu söyler. Ayetteki kullanımında ise, bu sevinç, Allah'ın rızasına uygun olmayan, aksine günah ve kibir içeren bir durumdan kaynaklanan olumsuz bir sevinçtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, Kur'an'da 'ferah' kelimesinin hem olumlu (Allah'ın lütfuna sevinmek gibi) hem de olumsuz (dünya malına veya günaha sevinmek gibi) bağlamlarda kullanıldığını analiz eder. Bu ayetteki 'yefrahûne' fiili, 'ettiklerine sevinmek' ifadesiyle, kınanmış bir sevinç türünü, yani kötü fiillerden duyulan memnuniyeti işaret eder."}]},{"word":"يُحْمَدُوا۟","root":"ح م د","rootLatin":"h-m-d","meaning":"Övülmek, methedilmek anlamındadır; burada yapmadıkları şeylerle övülme arzusunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hamd' kelimesinin birinin güzel vasıflarını veya iyiliklerini anmak, övmek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'en yuhmedû bimâ lem yef'alû' ifadesi, başkalarının yapmadıkları şeylerden dolayı kendilerini övmelerini isteme, yani riyakârlık ve kibir arzusunu gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'hamd'in, birinin güzelliklerini ve iyiliklerini dile getirmek olduğunu ifade eder. Ayetteki pasif formda 'yuhmedû' (övülmek) kullanılması, bu kişilerin aktif olarak övgü arayışında olduklarını, hatta hak etmedikleri övgüyü talep ettiklerini vurgular."}]},{"word":"مَفَازَةٍ","root":"ف و ز","rootLatin":"f-w-z","meaning":"Kurtuluş, zafer, başarı yeri veya sebebi anlamındadır; burada azaptan kurtuluş imkanı veya yeri manasındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'fevz' kelimesinin bir şeye ulaşmak ve ondan kurtulmak anlamına geldiğini, 'mefâze'nin ise kurtuluş yeri veya kurtuluş sebebi olduğunu belirtir. Ayetteki 'bimafâzetin mine'l-azâb' ifadesi, onların azaptan kurtulacakları bir yer veya durum içinde olmadıklarını, yani azaptan kaçışlarının olmadığını vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'mefâze'nin hem 'kurtuluş yeri' hem de 'kurtuluş'un kendisi anlamında kullanılabileceğini açıklar. Ayetteki bağlamda, bu kişilerin azaptan bir kurtuluş veya kaçış yolu bulamayacakları, yani azabın kaçınılmaz olduğu ifade edilir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'mefâze'nin 'kurtuluş' ve 'zafer' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, bu kişilerin azaptan bir zaferle çıkamayacaklarını, aksine azaba maruz kalacaklarını ifade eder."}]},{"word":"ٱلْعَذَابِ","root":"ع ذ ب","rootLatin":"a-z-b","meaning":"Azap, ceza, işkence anlamındadır; burada Allah'ın ahiretteki cezalandırmasını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'azâb' kelimesinin bir şeyi engellemek, alıkoymak anlamına gelen 'azb' kökünden türediğini ve kişiyi istediği şeyden alıkoyan, acı veren her türlü cezayı ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'mine'l-azâb' ve 'azâbun elîm' ifadeleri, bu kişilerin karşılaşacakları cezanın hem kaçınılmaz hem de şiddetli olacağını vurgular."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'azâb'ın genel olarak 'ceza' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle ahiret cezası için kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki 'azâb', dünya hayatındaki yanlış davranışların ahiretteki karşılığı olan ilahi cezayı ifade eder."}]},{"word":"أَلِيمٌ","root":"أ ل م","rootLatin":"e-l-m","meaning":"Elem verici, acı veren, şiddetli anlamındadır; azabın niteliğini belirterek onun çok şiddetli ve dayanılmaz olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'elem' kelimesinin bedende veya ruhta hissedilen acı olduğunu belirtir. 'Elîm' ise bu acıyı veren, elem verici anlamına gelir. Ayetteki 'azâbun elîm' ifadesi, bu azabın sadece bir ceza olmakla kalmayıp, aynı zamanda son derece acı verici ve şiddetli olacağını vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'elîm' kelimesinin 'acı veren' anlamında kullanıldığını ve Kur'an'da genellikle 'azâb' kelimesiyle birlikte gelerek cezanın şiddetini pekiştirdiğini belirtir. Bu ayette de 'azâb'ın niteliğini açıklayarak, onun dayanılmaz bir acı kaynağı olacağını ifade eder."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nehiy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nehiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"sakın"},{"position":2,"surface":"تَحْسَبَنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-س-ب","rootLatin":"h-s-b","lemma":"حَسَبَ","form":"Fetha","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Tekid Nûnu ile birleştiği için mebnî","gloss":"sanma"},{"position":3,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"o kimseler ki"},{"position":4,"surface":"يَفْرَحُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ف-ر-ح","rootLatin":"f-r-h","lemma":"فَرِحَ","form":"Fetha","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"seviniyorlar"},{"position":5,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":5,"surface":"مَآ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"şey"},{"position":6,"surface":"أَتَوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"أ-ت-ي","rootLatin":"a-t-y","lemma":"أَتَى","form":"Fetha","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yaptılar"},{"position":7,"surface":"وَّ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"يُحِبُّونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-ب-ب","rootLatin":"h-b-b","lemma":"أَحَبَّ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"seviyorlar"},{"position":8,"surface":"أَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَن","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ki"},{"position":9,"surface":"يُحْمَدُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-م-د","rootLatin":"h-m-d","lemma":"حَمِدَ","form":"Fetha","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Nasb edatı (أَن) ile geldiği için mansûb","gloss":"övülsünler"},{"position":10,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":10,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"şey"},{"position":11,"surface":"لَمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cezm","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"yapmadılar"},{"position":12,"surface":"يَفْعَلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ف-ع-ل","rootLatin":"f-'-l","lemma":"فَعَلَ","form":"Fetha","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Cezm edatı (لَمْ) ile geldiği için meczûm","gloss":"yapmadılar"},{"position":13,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":13,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nehiy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nehiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"sakın"},{"position":14,"surface":"تَحْسَبَنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-س-ب","rootLatin":"h-s-b","lemma":"حَسَبَ","form":"Fetha","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Tekid Nûnu ile birleştiği için mebnî","gloss":"sanma"},{"position":14,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onları"},{"position":15,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":15,"surface":"مَفَازَةٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mekân","root":"ف-و-ز","rootLatin":"f-w-z","lemma":"مَفَازَة","form":"Mef'ale","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kurtuluş"},{"position":16,"surface":"مِّنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":17,"surface":"ٱلْعَذَابِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"'-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"Fetha","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"azap"},{"position":18,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":18,"surface":"لَهُم","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":18,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":19,"surface":"عَذَابٌ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"'-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"Fetha","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"azap"},{"position":20,"surface":"أَلِيمٌۭ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"أ-ل-م","rootLatin":"a-l-m","lemma":"أَلِيم","form":"Fa'îl","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"elem verici"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mutaffifîn Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *Ali İmran, 188*
