# Âl-i İmrân Sûresi, 194. Âyet (3:194)

> رَبَّنَا وَءَاتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَىٰ رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ ۗ إِنَّكَ لَا تُخْلِفُ ٱلْمِيعَادَ

*Rabbenâ veâtinâ mâ ve'adtenâ ‘alâ rusulike velâ tuḣzinâ yevme-lkiyâme(ti)(k) inneke lâ tuḣlifu-lmî'âd(e)*

**Meal (Diyanet):** "Rabbimiz! Peygamberlerin aracılığı ile bize va'dettiklerini ver bize. Kıyamet günü bizi rezil etme. Şüphesiz sen, va'dinden dönmezsin."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/3/194

---

## Tefsir

{"topics":["dua","kiyamet","peygamberlik","ahiret-mukafat"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, müminlerin Allah'a yönelerek peygamberler aracılığıyla vaat edilenleri talep etmelerini ve kıyamet gününde zilletten korunmayı dilemelerini ifade eder. Ayet, Allah'ın vaadinden dönmeyeceği inancını vurgulayarak duanın temelini oluşturur.","keyConcepts":[{"word":"رَبَّنَا","root":"ر ب ب","rootLatin":"r-b-b","meaning":"Ey Rabbimiz! Yaratıcı, terbiye edici ve sahip olan Allah'a yapılan bir nidadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rabb kelimesi, 'terbiye etmek, ıslah etmek, bir şeyi tedricen kemale erdirmek' anlamlarına gelir. Allah için kullanıldığında, yaratma, rızık verme, terbiye etme ve sahip olma gibi tüm ilahi sıfatları kapsar. Ayetteki 'Rabbena' ifadesi, kulların Allah'a olan tam bağımlılıklarını ve O'ndan yardım dilemelerini gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Rabb, 'sahip, malik, efendi, terbiye eden' demektir. Allah'a nispet edildiğinde, O'nun her şeyin yaratıcısı, yöneticisi ve koruyucusu olduğunu ifade eder. Ayetteki kullanımı, duanın başlangıcında Allah'ın ulûhiyetini ve rubûbiyetini ikrar etmeyi içerir."}]},{"word":"وَعَدتَّنَا","root":"و ع د","rootLatin":"v-'-d","meaning":"Vaat ettiklerini, söz verdiklerini; Allah'ın peygamberleri aracılığıyla kullarına bildirdiği müjdeler ve hükümlerdir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Va'd, 'bir şeye söz vermek' demektir. Kur'an'da genellikle hayır ve şer için kullanılır. Bu ayetteki 'vaadettiklerini' ifadesi, Allah'ın peygamberleri vasıtasıyla müminlere cennet, mağfiret ve yardım gibi konularda verdiği sözleri ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Va'd, 'söz vermek' anlamındadır. Ayetteki 'ma va'adtana' ifadesi, Allah'ın peygamberleri aracılığıyla müminlere ahiretteki mükafatlar ve dünyadaki yardımlar hakkında verdiği kesin sözleri mecazi olarak ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Va'd kavramı, Kur'an'da Allah ile insan arasındaki ahdin önemli bir boyutunu oluşturur. Allah'ın vaadi, O'nun mutlak kudretini ve sözünde duran yüce varlığını gösterir. Bu ayette, müminler Allah'ın peygamberleri aracılığıyla bildirdiği vaatlerin gerçekleşmesini talep etmektedirler."}]},{"word":"رُسُلِكَ","root":"ر س ل","rootLatin":"r-s-l","meaning":"Peygamberlerin, Allah'ın mesajını insanlara iletmekle görevlendirdiği elçilerdir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Resul, 'gönderilen, elçi' demektir. Allah'ın resulleri, O'nun emir ve yasaklarını, vaat ve tehditlerini insanlara ulaştıran seçkin kullardır. Ayetteki 'rusulike' ifadesi, Allah'ın vaatlerinin bu elçiler aracılığıyla insanlara bildirildiğini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Resul, 'risaletle gönderilen' kişidir. Risalet, Allah'tan gelen mesajı tebliğ etme görevidir. Ayetteki 'rusulike' ifadesi, Allah'ın vaatlerinin doğrudan değil, peygamberler vasıtasıyla insanlara ulaştığını ve bu vaatlerin peygamberlerin tebliğiyle sabit olduğunu gösterir."}]},{"word":"تُخْزِنَا","root":"خ ز ي","rootLatin":"h-z-y","meaning":"Bizi rezil etme, utandırma, zelil kılma; kıyamet gününde azapla veya günahlarımızla küçük düşürme.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Hazy, 'utanmak, rezil olmak, zelil olmak' anlamlarına gelir. Ayetteki 'la tuhzina' ifadesi, kıyamet gününde günahlar sebebiyle azaba uğramaktan, insanların önünde küçük düşmekten ve Allah'ın rahmetinden mahrum kalmaktan Allah'a sığınmayı ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Hazy, 'zillet ve hakirlik' manasındadır. Kıyamet gününde 'rezil etme' dileği, o günahların ortaya çıkmasıyla duyulacak utançtan ve cehennem azabıyla karşılaşmaktan korunma arzusunu dile getirir. Bu, müminlerin Allah'tan af ve mağfiret taleplerinin bir parçasıdır."}]},{"word":"ٱلْقِيَـٰمَةِ","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Kıyamet, yeniden diriliş ve hesap günüdür; tüm insanların Allah'ın huzurunda toplanacağı zaman.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kıyamet, 'kalkmak, ayağa kalkmak' kökünden gelir. İnsanların kabirlerinden kalkıp Allah'ın huzurunda duracakları gün olduğu için bu isim verilmiştir. Ayetteki 'yevme'l-kıyame' ifadesi, bu büyük ve dehşetli günde zilletten korunma arzusunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kıyamet, Kur'an'da ahiret hayatının başlangıcı olan, dirilişin ve hesaplaşmanın gerçekleşeceği günü ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, müminlerin dünya hayatındaki amellerinin karşılığını görecekleri ve Allah'ın adaletinin tecelli edeceği o güne dair bir endişe ve dua içerir."}]},{"word":"تُخْلِفُ","root":"خ ل ف","rootLatin":"h-l-f","meaning":"Caymazsın, sözünden dönmezsin; Allah'ın vaadinde durduğunu ve sözünü yerine getirdiğini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İhlâf, 'sözünden dönmek, vaadini yerine getirmemek' demektir. Ayetteki 'la tuhlifu'l-mî'âd' ifadesi, Allah'ın vaadinden asla dönmeyeceğini, O'nun sözünün kesin ve değişmez olduğunu vurgular. Bu, duanın kabul edileceğine dair bir güven ve itimat kaynağıdır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"İhlâf, 'vaadi bozmak' anlamındadır. Allah için kullanıldığında, O'nun vaadinin mutlak doğruluğunu ve gerçekleşeceğini ifade eder. Ayetteki bu ifade, müminlerin Allah'a olan güvenlerini ve O'nun vaatlerinin kesinliğini dile getirir."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"رَبَّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Nidâ harfi hazfedilmiş münâdâ olduğu için mansûb","gloss":"Rabb"},{"position":1,"surface":"نَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"bizim"},{"position":2,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":2,"surface":"ءَاتِ","pos":"fiil","posDetail":"Emir Fiil","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"ʾ-t-y","lemma":"إِيتَاء","form":"İf'âl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"ver"},{"position":2,"surface":"نَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bize"},{"position":3,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"şeyi"},{"position":4,"surface":"وَعَدتَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"و-ع-د","rootLatin":"w-ʿ-d","lemma":"وَعْد","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"vaat ettin"},{"position":4,"surface":"نَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bize"},{"position":5,"surface":"عَلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَىٰ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"vasıtasıyla"},{"position":6,"surface":"رُسُلِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","lemma":"رَسُول","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"elçilerin"},{"position":6,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"senin"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nehiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nehiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"etme"},{"position":8,"surface":"تُخْزِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"خ-ز-ي","rootLatin":"ḫ-z-y","lemma":"إِخْزَاء","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Nehiy lâmından sonra geldiği için meczûm","gloss":"rezil et"},{"position":8,"surface":"نَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bizi"},{"position":9,"surface":"يَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"günü"},{"position":10,"surface":"ٱلْقِيَـٰمَةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قِيَامَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"kıyametin"},{"position":11,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müşebbehe Bil-Fiil","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i müşebbehe bil-fiil olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":11,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"sen"},{"position":12,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nefiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":13,"surface":"تُخْلِفُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"خ-ل-ف","rootLatin":"ḫ-l-f","lemma":"إِخْلَاف","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"caymazsın"},{"position":14,"surface":"ٱلْمِيعَادَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"و-ع-د","rootLatin":"w-ʿ-d","lemma":"مِيعَاد","form":"Mif'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"sözden"}]
