# Âl-i İmrân Sûresi, 200. Âyet (3:200)

> يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱصْبِرُوا۟ وَصَابِرُوا۟ وَرَابِطُوا۟ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

*Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû-sbirû vesâbirû verâbitû vettekû(A)llâhe le'allekum tuflihûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Ey iman edenler! Sabredin. Sabır yarışında düşmanlarınızı geçin. (Cihat için) hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/3/200

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Âl-i İmrân 200. ayet, müminlere hitap ederek sabır, sebat ve takva gibi temel ahlaki ve dini erdemleri emretmektedir. Ayet, bu kavramların birbiriyle ilişkisini ve nihai kurtuluşla bağlantısını dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"ءَامَنُوا۟","root":"أ م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"İman etmek, güvenmek, tasdik etmek anlamlarına gelir ve burada Allah'a ve peygamberine inanmış kimseleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'emn' kökünün asıl anlamının 'kalbin sükûnet bulması ve korkudan emin olması' olduğunu belirtir. 'İman' ise, 'tasdik' ve 'güven' anlamlarını içerir; ayetteki 'âmenû' ifadesi, Allah'a tam bir teslimiyetle inanıp güvenenleri kasteder ki bu, sonraki emirlerin temelini oluşturur."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'iman' kavramının Kur'an'daki merkeziyetine dikkat çeker ve onun sadece bir inanç beyanı olmadığını, aynı zamanda bir 'güven' ve 'teslimiyet' eylemi olduğunu vurgular. Ayetteki 'Ey inananlar' hitabı, bu güven ve teslimiyetin gereği olarak sabır ve takva gibi erdemlerin beklenildiğini gösterir."}]},{"word":"ٱصْبِرُوا۟","root":"ص ب ر","rootLatin":"s-b-r","meaning":"Zorluklara karşı dayanmak, direnç göstermek ve nefsi tutmak anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'sabır' kelimesinin 'nefsi hoşlanmadığı şeylere karşı tutmak' olduğunu ifade eder. Ayetteki 'ısbirû' emri, müminlerin kendi içlerinde ve bireysel olarak karşılaştıkları zorluklara karşı metanetli olmalarını, şikayet etmemelerini ve direnç göstermelerini emreder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, sabrı 'nefsi, heva ve heveslerden alıkoymak' olarak tanımlar. Ayetteki bu emir, müminlerin hem dünyevi sıkıntılara hem de nefsinin arzularına karşı iradelerini kullanmalarını, sebat etmelerini ve Allah'ın emirlerine bağlı kalmalarını ifade eder."}]},{"word":"وَصَابِرُوا۟","root":"ص ب ر","rootLatin":"s-b-r","meaning":"Karşılıklı sabır göstermek, düşman karşısında daha dirençli olmak ve sabırda yarışmak anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sâbirû' fiilinin 'müfâale' babından gelmesi nedeniyle 'karşılıklı sabır' veya 'bir başkasına karşı sabırda üstün gelme' anlamı taşıdığını belirtir. Ayetteki kullanımı, müminlerin düşmanlarına karşı sabır ve direnişte daha azimli olmalarını, onlardan daha sebatkar davranmalarını emreder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'sâbirû' fiilinin 'düşmanla sabırda yarışmak ve ona galip gelmek' manasına geldiğini açıklar. Bu, sadece bireysel bir sabır değil, aynı zamanda toplumsal ve stratejik bir sabır ve direniş çağrısıdır; düşmanın sabrını aşarak üstün gelme hedefi taşır."}]},{"word":"وَرَابِطُوا۟","root":"ر ب ط","rootLatin":"r-b-t","meaning":"Sınırları korumak, düşmana karşı hazır bulunmak ve sürekli teyakkuz halinde olmak anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ribât' kelimesinin 'atları bağlamak' ve dolayısıyla 'sınırda düşmana karşı hazır bulunmak' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'râbitû' emri, müminlerin düşmanla karşılaşma ihtimaline karşı sürekli hazırlıklı olmalarını, nöbet tutmalarını ve teyakkuzda bulunmalarını ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ribât'ın 'düşmanla karşılaşmak üzere atları hazırlamak ve sınırda beklemek' olduğunu açıklar. Bu emir, sadece askeri bir hazırlık değil, aynı zamanda manevi bir uyanıklık ve düşmanın her türlü hilesine karşı dikkatli olma halini de kapsar."}]},{"word":"وَٱتَّقُوا۟","root":"و ق ي","rootLatin":"v-k-y","meaning":"Allah'ın azabından korunmak, emirlerine uymak ve yasaklarından kaçınmak suretiyle sakınmak anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'takva'nın asıl anlamının 'bir şeyi korumak' olduğunu ve şeriat dilinde 'nefsi günahlardan korumak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ittekû' emri, müminlerin Allah'ın emirlerine riayet ederek ve yasaklarından kaçınarak kendilerini O'nun azabından korumalarını, yani Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmelerini ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, takva kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu ve 'Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmek, O'nun rızasını kazanmak için çaba göstermek' anlamlarını içerdiğini belirtir. Ayetteki 'ittekû' emri, önceki sabır ve ribât emirlerinin nihai amacını ve müminlerin tüm eylemlerinde Allah'ın rızasını gözetmeleri gerektiğini vurgular."}]},{"word":"تُفْلِحُونَ","root":"ف ل ح","rootLatin":"f-l-h","meaning":"Kurtuluşa ermek, başarıya ulaşmak, umulanı elde etmek ve cennete girmek anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'felâh' kelimesinin 'kurtuluş' ve 'bekaya ermek' anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'tüflihûn' ifadesi, müminlerin sabır, sebat ve takva gibi erdemleri yerine getirmeleri halinde hem dünyada hem de ahirette arzu ettikleri başarıya ve kurtuluşa ulaşacaklarını müjdeler."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'felâh'ın 'istenen şeye ulaşmak ve ondan faydalanmak' olduğunu belirtir. Ayetteki 'lâalleküm tüflihûn' ifadesi, müminlerin bu emirleri yerine getirmeleri durumunda Allah'ın lütfuyla hem dünya hayatında hem de ahirette en büyük başarı olan cennete ve Allah'ın rızasına kavuşacaklarını umut ettirir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["sabir","takva","cihad","iman"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَـٰٓأَيُّهَا","pos":"harf","posDetail":"Nidâ Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"يَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nidâ harfi olduğu için mebnî","gloss":"Ey"},{"position":1,"surface":"أَيُّهَا","pos":"isim","posDetail":"Nidâ Edilen İsim","root":"أ-ي-ي","rootLatin":"a-y-y","lemma":"أَيّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Nidâ edilen isim olduğu için merfû (lafzen damme ile mebnî)","gloss":"ey"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnî","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"ءَامَنُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iman ettiler"},{"position":4,"surface":"ٱصْبِرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ص-ب-ر","rootLatin":"s-b-r","lemma":"صَبَرَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî (nun düşmesiyle)","gloss":"sabredin"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"صَابِرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ص-ب-ر","rootLatin":"s-b-r","lemma":"صَابَرَ","form":"Mufâ'ale","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî (nun düşmesiyle)","gloss":"daha sabırlı olun"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"رَابِطُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ر-ب-ط","rootLatin":"r-b-t","lemma":"رَابَطَ","form":"Mufâ'ale","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî (nun düşmesiyle)","gloss":"cihada hazır bulunun"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"ٱتَّقُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"و-ق-ي","rootLatin":"w-q-y","lemma":"اِتَّقَى","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî (nun düşmesiyle)","gloss":"sakının"},{"position":8,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"Allah'a"},{"position":9,"surface":"لَعَلَّ","pos":"harf","posDetail":"Teraccî Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَعَلَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"umulur ki"},{"position":9,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"لَعَلَّ'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"siz"},{"position":10,"surface":"تُفْلِحُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ف-ل-ح","rootLatin":"f-l-h","lemma":"أَفْلَحَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"لَعَلَّ'nin haberi ve nasb/cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"başarıya erişirsiniz"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *3/200*
- **Tuhfetu'l-Uşşâkî** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *3/200*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *3/200*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *3/200*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmed Avni Konuk · *3/200*
- **Sâd Sûresi** · *3/200*
- **Sâd Sûresi** · *3/200*
