# Rûm Sûresi, 14. Âyet (30:14)

> وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يَوْمَئِذٍ يَتَفَرَّقُونَ

*Veyevme tekûmu-ssâ'atu yevme-iżin yeteferrakûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Kıyametin kopacağı gün, işte o gün mü'minler ve kafirler birbirinden ayrılacaklardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/30/14

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Kıyamet gününün dehşetini ve o gün insanların yaşayacağı ayrışmayı vurgulamaktadır. 'Kıyamet' kelimesi, diriliş ve ayağa kalkış anlamlarını taşırken, 'darmadağın olmak' ifadesi, insanların o günkü şaşkınlık ve dağılmışlık hallerini tasvir eder.","keyConcepts":[{"word":"تَقُومُ","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Kıyametin kopması, vuku bulması ve insanların dirilmek üzere ayağa kalkması anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kavm' kökünün asıl anlamının 'ayağa kalkmak' olduğunu belirtir. Ayetteki 'tekûmu' fiili, Kıyamet'in vuku bulması ve insanların kabirlerinden dirilerek ayağa kalkması anlamında kullanılmıştır. Bu, sadece bir zamanın gelmesi değil, aynı zamanda bir diriliş ve hesap verme eylemini de içerir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'kâmetis-sâ'ah' ifadesinin 'Kıyamet koptu' anlamına geldiğini ve bu kullanımın Arap dilinde yaygın olduğunu belirtir. Burada 'kıyâm', bir şeyin gerçekleşmesi ve ortaya çıkması anlamında mecazi olarak kullanılmıştır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kıyâme' kavramının Kur'an'da sadece bir zaman dilimi olarak değil, aynı zamanda 'yeniden diriliş' ve 'hesap verme' ile eşanlamlı olarak kullanıldığını vurgular. 'Tekûmu' fiili, bu dirilişin ve hesap gününün başlangıcını ifade eder."}]},{"word":"ٱلسَّاعَةُ","root":"س و ع","rootLatin":"s-v-a","meaning":"Kıyamet günü, hesap günü ve dünyanın sonu anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'es-Sâ'ah' kelimesinin Kur'an'da Kıyamet günü için kullanıldığını ve bu ismin, o günün aniden ve kısa bir zaman diliminde gerçekleşmesinden dolayı verildiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, dünyanın sonu ve dirilişin başlangıcı olan o büyük günü ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sâ'ah' kelimesinin 'bir an, kısa bir zaman dilimi' anlamına geldiğini ve Kur'an'da özel olarak Kıyamet günü için kullanıldığını açıklar. Bu kullanım, Kıyamet'in aniden ve beklenmedik bir şekilde geleceğine işaret eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'es-Sâ'ah' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'Kıyamet' anlamında kullanıldığını ve bu kavramın, hem dünyanın sonunu hem de ahiret hayatının başlangıcını ifade eden merkezi bir kavram olduğunu belirtir. Ayette, bu büyük olayın vuku bulduğu zaman dilimini temsil eder."}]},{"word":"يَتَفَرَّقُونَ","root":"ف ر ق","rootLatin":"f-r-k","meaning":"İnsanların Kıyamet günü farklı gruplara ayrılması, dağılması ve birbirinden uzaklaşması anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'fark' kökünün 'ayırmak, bölmek' anlamına geldiğini ve 'teferruk' fiilinin 'dağılmak, ayrılmak' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'yetefarrakûne' ifadesi, Kıyamet günü insanların inançlarına ve amellerine göre farklı gruplara ayrılacağını, kiminin cennete, kiminin cehenneme gideceğini ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'fark' kelimesinin 'iki şey arasındaki ayrım' olduğunu ve 'teferruk'un ise 'bir araya gelmiş şeylerin dağılması' anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki bağlamda, Kıyamet günü insanların dünya hayatındaki birlikteliklerinin sona erip, amellerine göre ayrışmalarını ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'yetefarrakûne' fiilinin, Kıyamet gününde insanların şaşkınlık ve dehşet içinde dağılacaklarını, kiminin sağa, kiminin sola yöneleceğini ve artık dünyadaki gibi bir araya gelemeyeceklerini vurgular. Bu, hem fiziksel bir dağılma hem de akıbetlerindeki ayrışmayı ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","dirilis","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"يَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"gün"},{"position":2,"surface":"تَقُومُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قَامَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"kopar/kalkar"},{"position":3,"surface":"ٱلسَّاعَةُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-و-ع","rootLatin":"s-w-ʿ","lemma":"سَاعَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Kıyamet"},{"position":4,"surface":"يَوْمَئِذٍۢ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mebnî","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı zaman ve izafetle mebnî","gloss":"o gün"},{"position":5,"surface":"يَتَفَرَّقُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ف-ر-ق","rootLatin":"f-r-q","lemma":"تَفَرَّقَ","form":"Tefea'ul","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"darmadağın olurlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Rûm Sûresi** · *30/14*
- **Rûm Sûresi** · *30/14*
