# Rûm Sûresi, 16. Âyet (30:16)

> وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا وَلِقَآئِ ٱلْـَٔاخِرَةِ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ فِى ٱلْعَذَابِ مُحْضَرُونَ

*Veemmâ-lleżîne keferû vekeżżebû bi-âyâtinâ velikâ-i-l-âḣirati feulâ-ike fî-l'ażâbi muhdarûn(e)*

**Meal (Diyanet):** İnkar edip ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azabın içine atılacaklardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/30/16

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Rûm Suresi 16. ayet, inkarcıların ve ahiret inancını yalanlayanların karşılaşacakları azabı tasvir etmektedir. Ayet, küfür, yalanlama, ayetler ve ahiret kavramları üzerinden ilahi adaletin tecellisini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"كَفَرُوا۟","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"İnkar etmek, gerçeği örtmek ve nankörlük etmek anlamlarına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"K-f-r kökü, bir şeyi örtmek anlamına gelir. Şeriat dilinde ise Allah'ın birliğini, peygamberliğini veya ahireti inkar etmek, gerçeği örtmek demektir. Ayetteki 'keferû' ifadesi, Allah'ın ayetlerini ve ahiret gününü reddedenlerin bu örtme eylemini gerçekleştirdiğini belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"K-f-r kavramı, Kur'an'da sadece bir inançsızlık durumu değil, aynı zamanda bir nankörlük ve ilahi lütufları reddetme eylemi olarak da ele alınır. Bu ayette, Allah'ın ayetlerini ve ahiret buluşmasını yalanlamak, en büyük nankörlük ve küfür olarak sunulur."}]},{"word":"كَذَّبُوا۟","root":"ك ذ ب","rootLatin":"k-z-b","meaning":"Yalanlamak, doğru olmadığını iddia etmek anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"K-z-b fiili, bir sözün veya haberin aksini iddia etmek, onu doğru kabul etmemektir. Ayette 'ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanladılar' ifadesi, bu kişilerin Allah'ın gönderdiği delilleri ve ahiret gerçeğini reddettiklerini açıkça ortaya koyar."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"K-z-b fiili, mecazi olarak bir şeyi inkar etmek, ona inanmamak anlamında da kullanılır. Burada ayetleri ve ahireti yalanlamak, sadece sözle değil, aynı zamanda kalben ve fiilen reddetmeyi ifade eder."}]},{"word":"بِـَٔايَـٰتِنَا","root":"ء ي ه","rootLatin":"e-y-h","meaning":"Allah'ın varlığını ve birliğini gösteren deliller, mucizeler ve Kur'an ayetleri.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Âyet kelimesi, açık alamet, işaret ve delil anlamına gelir. Kur'an'da hem evrendeki yaratılış delilleri hem de peygamberlere verilen mucizeler ve Kur'an'ın kendi ayetleri için kullanılır. Bu ayette 'ayetlerimizi' ifadesi, Allah'ın gönderdiği tüm delilleri ve vahiyleri kapsar."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Âyet kavramı, Kur'an'da çok katmanlı bir anlama sahiptir. Hem kozmik işaretleri hem de ilahi kelamı ifade eder. Ayetteki bağlamda, inkarcıların yalanladığı 'ayetler', Allah'ın varlığını ve ahiretin gerçekliğini ispatlayan hem evrensel delilleri hem de vahyedilmiş hükümleri içerir."}]},{"word":"وَلِقَآئِ ٱلْـَٔاخِرَةِ","root":"ل ق ي","rootLatin":"l-k-y","meaning":"Ahiret ile karşılaşmak, ahiret gününe ulaşmak ve orada hesap vermek.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"L-k-y kökü, bir şeyle karşılaşmak, ona ulaşmak anlamına gelir. 'Likaü'l-âhiret' ifadesi, ahiret gününe ulaşmayı, onunla yüzleşmeyi ve orada Allah'ın huzurunda bulunmayı ifade eder. Bu, sadece bir zaman dilimi değil, aynı zamanda bir hesap ve ceza/mükafat yeridir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Lika' kelimesi, burada 'kavuşma' veya 'karşılaşma' anlamındadır. Ahiretle karşılaşmayı yalanlamak, ahiret gününün varlığını, orada olacakları ve Allah'ın huzuruna çıkılacağını inkar etmek demektir. Bu, imanın temel şartlarından birini reddetmektir."}]},{"word":"فِى ٱلْعَذَابِ","root":"ع ذ ب","rootLatin":"a-z-b","meaning":"Azap içinde, şiddetli bir ceza ve sıkıntı hali.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"A-z-b kökü, bir şeyi engellemek, alıkoymak ve tatlı sudan mahrum bırakmak anlamına gelir. Mecazi olarak ise, bir kişiyi rahatından ve huzurundan mahrum bırakan her türlü sıkıntı ve cezayı ifade eder. Ayetteki 'fi'l-azâb' ifadesi, inkarcıların sürekli ve kuşatıcı bir ceza içinde olacaklarını belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Azap, bedene veya ruha verilen acı ve sıkıntıdır. Kur'an'da genellikle ahiretteki ilahi cezayı ifade eder. Bu ayette, Allah'ın ayetlerini ve ahireti yalanlayanların, bu inkar ve yalanlamalarının karşılığı olarak şiddetli bir azaba duçar olacakları vurgulanır."}]},{"word":"مُحْضَرُونَ","root":"ح ض ر","rootLatin":"h-d-r","meaning":"Hazır bulundurulmak, bir yere getirilmek ve orada tutulmak.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"H-d-r kökü, bir yerde bulunmak, hazır olmak anlamına gelir. 'Muhdarûn' ise pasif fiil olup, bir yere zorla getirilmek, hazır bulundurulmak demektir. Ayetteki kullanımı, inkarcıların azabın içine kendi istekleriyle değil, zorla sevk edileceklerini ve oradan kaçamayacaklarını ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İhdar, bir şeyi bir yere getirmek ve orada tutmaktır. 'Muhdarûn' kelimesi, azabın içine hapsedilmiş, oradan çıkmaları mümkün olmayan bir durumu tasvir eder. Bu, azabın kaçınılmazlığını ve sürekli olacağını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kufur-sirk","ahiret-mukafat","cehennem","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"أَمَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَمَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"Şart edatı olduğu için mebnî","gloss":"gelince"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"كَفَرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَفَرَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"inkar ettiler"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"كَذَّبُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-dh-b","lemma":"كَذَّبَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yalanladılar"},{"position":5,"surface":"بِـَٔايَـٰتِنَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":5,"surface":"ءَايَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ي-ي","rootLatin":"'-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ayetler"},{"position":5,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"bizim"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"لِقَآئِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ل-ق-ي","rootLatin":"l-q-y","lemma":"لِقَاء","form":"Mufâ'ale","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"kavuşma"},{"position":7,"surface":"ٱلْـَٔاخِرَةِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-خ-ر","rootLatin":"'-kh-r","lemma":"آخِرَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"ahiret"},{"position":8,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cevap","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"işte"},{"position":8,"surface":"أُو۟لَـٰٓئِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أُو۟لَـٰٓئِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"onlar"},{"position":9,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"içinde"},{"position":10,"surface":"ٱلْعَذَابِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"'-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"azap"},{"position":11,"surface":"مُحْضَرُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"ح-ض-ر","rootLatin":"h-d-r","lemma":"مُحْضَر","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"hazır bulundurulmuşlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Rûm Sûresi** · *30/16*
- **Rûm Sûresi** · *30/16*
- **Rûm Sûresi** · *30/16*
- **Rûm Sûresi** · *30/16*
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *30/16*
- **TB. Kelime-i Muhammediyye** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *30/16*
