# Rûm Sûresi, 33. Âyet (30:33)

> وَإِذَا مَسَّ ٱلنَّاسَ ضُرٌّ دَعَوْا۟ رَبَّهُم مُّنِيبِينَ إِلَيْهِ ثُمَّ إِذَآ أَذَاقَهُم مِّنْهُ رَحْمَةً إِذَا فَرِيقٌ مِّنْهُم بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَ

*Ve-iżâ messe-nnâse durrun de'av rabbehum munîbîne ileyhi śümme iżâ eżâkahum minhu rahmeten iżâ ferîkun minhum birabbihim yuşrikûn(e)*

**Meal (Diyanet):** İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rablerine yönelerek O'na dua ederler. Sonra Allah, onlara kendinden bir rahmet tattırınca da, bir bakarsın ki içlerinden bir grup, Rablerine ortak koşuyorlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/30/33

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, insanın zor zamanlarda Allah'a yönelişini ve rahatlığa kavuşunca nankörlük edişini, şükür yerine şirke düşüşünü dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır. Ayet, 'darlık', 'yönelme', 'tatma' ve 'ortak koşma' gibi temel kavramlar üzerinden insan psikolojisinin ve inanç davranışının çelişkili yönlerini ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"ضُرٌّ","root":"ض ر ر","rootLatin":"d-r-r","meaning":"İnsana dokunan, rahatsızlık veren, zarar veren her türlü sıkıntı, darlık ve musibet.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ضُرٌّ' kelimesini 'nefse dokunan, bedene veya hale isabet eden her türlü noksanlık' olarak tanımlar. Ayetteki bağlamda bu, insanların karşılaştığı maddi veya manevi sıkıntıları, zorlukları ifade eder ve bu durumun insanları Allah'a yönelmeye sevk eden bir etken olduğunu vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ضُرٌّ' kelimesinin 'zarar' ve 'sıkıntı' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımıyla, insanların başına gelen ve onları çaresiz bırakan, Allah'a sığınmaya mecbur eden olumsuz durumları mecazi olarak ifade ettiğini açıklar."}]},{"word":"مُّنِيبِينَ","root":"ن و ب","rootLatin":"n-w-b","meaning":"Allah'a yönelenler, O'na dönenler, tövbe edenler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'إنابة' (inâbe) kelimesini 'bir şeye tekrar tekrar dönmek' olarak açıklar ve özellikle 'Allah'a dönmek, O'na yönelmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'مُّنِيبِينَ' ifadesi, insanların sıkıntı anında tüm benlikleriyle Allah'a yönelişlerini, O'na sığınmalarını ve O'ndan yardım dilemelerini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'إنابة' kavramını 'Allah'a yönelmek, O'na itaat etmek ve O'nun rızasını aramak' olarak tanımlar. Ayetteki 'مُّنِيبِينَ' kelimesi, insanların zor durumda kaldıklarında, içten bir samimiyetle ve tüm ümitlerini Allah'a bağlayarak O'na yöneldiklerini ifade eder."}]},{"word":"أَذَاقَهُم","root":"ذ و ق","rootLatin":"z-w-q","meaning":"Tattırmak, bir şeyi deneyimletmek, hissettirmek.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ذوق' (zevk) kelimesinin 'bir şeyin tadına bakmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'أَذَاقَهُم' ifadesi, Allah'ın insanlara rahmetini fiilen yaşattığını, onlara bu rahmetin etkilerini hissettirdiğini mecazi bir anlatımla ifade eder. Bu, rahmetin somut bir deneyim olarak sunulduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ذوق' kökünün Kur'an'da hem maddi hem de manevi tatları ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'أَذَاقَهُم' kelimesi, Allah'ın rahmetinin insanlara bir lütuf olarak sunulduğunu ve bu lütfun onların hayatında somut bir iyileşme ve rahatlama olarak tecelli ettiğini vurgular."}]},{"word":"يُشْرِكُونَ","root":"ش ر ك","rootLatin":"ş-r-k","meaning":"Allah'a ortak koşmak, O'nunla birlikte başka ilahlar edinmek veya O'nun sıfatlarını başkalarına atfetmek.","sources":[{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'şirk' kavramını Kur'an'ın temel kavramlarından biri olarak ele alır ve 'Allah'ın tekliğini ihlal etmek, O'nunla birlikte başka varlıklara tapmak veya O'nun yetkilerini başkalarına atfetmek' olarak tanımlar. Ayetteki 'يُشْرِكُونَ' ifadesi, insanların sıkıntıdan kurtulunca, bu kurtuluşu Allah'tan başkasına atfederek veya Allah'a şükretmek yerine başka güçlere yönelerek nankörlük etmelerini ve tevhid ilkesini bozmalarını ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'şirk' kelimesinin 'ortaklık' ve 'eş koşma' anlamlarına geldiğini belirtir. Kur'an bağlamında ise bu, 'Allah'a ortak koşmak, O'nunla birlikte başka ilahlar edinmek' demektir. Ayetteki 'يُشْرِكُونَ' kelimesi, insanların Allah'ın rahmetine nail olduktan sonra, bu nimeti Allah'tan bilmeyip, başka varlıklara veya kendi çabalarına atfederek Allah'a karşı nankörlük etmelerini ve O'nun birliğini zedelemelerini anlatır."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Rûm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *30/33*
- **Rûm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *30/33*
- **Rûm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *30/33*
- **Rûm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *30/33*
