# Rûm Sûresi, 53. Âyet (30:53)

> وَمَآ أَنتَ بِهَـٰدِ ٱلْعُمْىِ عَن ضَلَـٰلَتِهِمْ ۖ إِن تُسْمِعُ إِلَّا مَن يُؤْمِنُ بِـَٔايَـٰتِنَا فَهُم مُّسْلِمُونَ

*Vemâ ente bihâdi-l'umyi ‘an dalâletihim(s) in tusmi'u illâ men yu/minu bi-âyâtinâ fehum muslimûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Sen, körleri sapkınlıklarından çıkarıp doğru yola iletemezsin. Sen, çağrını ancak ayetlerimize inanıp müslüman olan kimselere işittirebilirsin.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/30/53

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Rûm Suresi 53. ayet, peygamberin tebliğ görevinin sınırlarını ve hidayetin ancak Allah'ın dilemesiyle gerçekleştiğini vurgular. Ayet, körlük metaforu üzerinden hakikati görmeyenlerin durumunu tasvir ederken, imanın ve teslimiyetin önemine dikkat çeker.","keyConcepts":[{"word":"الْعُمْىِ","root":"ع م ى","rootLatin":"a-m-y","meaning":"Maddi veya manevi körlük, hakikati görememe durumu.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Amâ (عمى) kelimesi, gözün görme yeteneğini kaybetmesi anlamına gelir. Kur'an'da ise genellikle basiret körlüğü, yani hakikati idrak edememe, doğru yolu görememe anlamında mecazi olarak kullanılır. Bu ayette de 'körler' ifadesi, hakikati görmeyi reddeden, kalpleri mühürlenmiş kimseleri ifade eder (el-Müfredât, s. 605)."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, Kur'an'daki mecazi kullanımları açıklarken, 'el-umy' (العمى) kelimesinin burada 'kalp körlüğü'nü, yani hakikati idrak edememe durumunu ifade ettiğini belirtir. Peygamberin, bu tür bir körlüğe sahip olanları sapıklıklarından döndürmesinin mümkün olmadığını vurgular (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 138)."}]},{"word":"ضَلَـٰلَتِهِمْ","root":"ض ل ل","rootLatin":"d-l-l","meaning":"Doğru yoldan sapma, hakikatten uzaklaşma, şaşkınlık ve helak olma durumu.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Dalâl (ضلال) kelimesi, doğru yoldan sapmak, şaşırmak, kaybolmak anlamlarına gelir. Hem maddi hem de manevi sapmayı ifade edebilir. Bu ayette 'sapıklıklarından' ifadesi, hakikatten uzaklaşmış, yanlış inanç ve davranışlar içinde olan kimselerin durumunu anlatır (el-Müfredât, s. 496)."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'dalâl' kavramının Kur'an'da genellikle 'hidayet'in zıttı olarak kullanıldığını belirtir. Hidayet, doğru yolu bulmak ve takip etmek iken, dalâl, bu yoldan sapmak ve kaybolmaktır. Bu ayetteki 'dalâletihim' ise, hakikati görmeyi reddedenlerin içinde bulunduğu manevi sapkınlığı ifade eder."}]},{"word":"تُسْمِعُ","root":"س م ع","rootLatin":"s-m-a","meaning":"İşittirmek, duyurmak, tebliğ etmek ve idrak ettirmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Semâ' (سمع) kelimesi, işitmek anlamına gelir. Kur'an'da ise sadece fiziksel işitmenin ötesinde, anlamak, idrak etmek ve kabul etmek anlamında da kullanılır. 'Tusmi'u' (تسمع) fiili, peygamberin tebliğ görevini, yani mesajı ulaştırmasını ifade eder, ancak bu ulaştırmanın ancak kalpleri açık olanlara fayda vereceğini belirtir (el-Müfredât, s. 423)."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'semâ'' kökünün Kur'an'daki kullanımlarının sadece duyma eylemiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda 'anlama, idrak etme ve itaat etme' boyutlarını da içerdiğini vurgular. Bu ayetteki 'tüsmi'u' fiili, peygamberin mesajı ulaştırma çabasını, ancak bu mesajın ancak iman etmeye meyilli olanlar tarafından 'işitilip' kabul edileceğini ifade eder."}]},{"word":"يُؤْمِنُ","root":"ء م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"İnanmak, tasdik etmek, güvenmek ve kalben kabul etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman (إيمان) kelimesi, emn (أمن) kökünden türemiştir ve güvenmek, tasdik etmek, kalben inanmak anlamına gelir. Kur'an'da Allah'a, peygamberlerine ve ayetlerine inanmayı ifade eder. Bu ayette 'yü'minu' (يؤمن) fiili, ayetlere içtenlikle inanan ve onları tasdik eden kimseleri tanımlar (el-Müfredât, s. 89)."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, iman kavramının Kur'an'da sadece entelektüel bir kabulden öte, tam bir teslimiyet ve güveni içeren bir eylem olduğunu belirtir. 'Yü'minu' fiili, ayetlere karşı kalbi bir açıklık ve kabul gösteren, dolayısıyla hidayete ermeye hazır olan kişileri ifade eder."}]},{"word":"مُّسْلِمُونَ","root":"س ل م","rootLatin":"s-l-m","meaning":"Allah'a teslim olanlar, boyun eğenler ve O'nun emirlerine uyanlar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İslam (إسلام) ve Müslim (مسلم) kelimeleri, 'silm' (سلم) kökünden gelir ve barış, esenlik, teslimiyet ve boyun eğme anlamlarını taşır. 'Müslimûn' (مسلمون) ise Allah'a tam bir teslimiyetle boyun eğen, O'nun emirlerine uyan kimseleri ifade eder. Ayette, ayetlere inananların bu teslimiyetin doğal bir sonucu olarak Müslüman oldukları belirtilir (el-Müfredât, s. 415)."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'İslam'ın lügat anlamının 'teslimiyet ve boyun eğme' olduğunu, şer'i anlamının ise Allah'ın emirlerine tam bir teslimiyetle uymak olduğunu belirtir. 'Müslimûn' ifadesi, ayetlere iman edenlerin, bu imanlarının gereği olarak Allah'a tam bir teslimiyet içinde olduklarını ve O'nun iradesine boyun eğdiklerini gösterir (el-Külliyyât, s. 129)."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["hidayet-dalalet","tebligh","vahiy-kuran","iman"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"مَآ","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nefy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değilsin"},{"position":2,"surface":"أَنتَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنتَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"sen"},{"position":3,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":3,"surface":"هَـٰدِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"هَادٍ","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"hidayet edici"},{"position":4,"surface":"ٱلْعُمْىِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ع-م-ي","rootLatin":"'-m-y","lemma":"أَعْمَى","form":"Ef'al","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"körler"},{"position":5,"surface":"عَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":6,"surface":"ضَلَـٰلَتِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"d-l-l","lemma":"ضَلَالَة","form":"Fa'âle","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sapıklık"},{"position":6,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":7,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nefy harfi olduğu için mebnî","gloss":"ancak"},{"position":8,"surface":"تُسْمِعُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"س-م-ع","rootLatin":"s-m-'-","lemma":"أَسْمَعَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"duyurursun"},{"position":9,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Hasr","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Hasr harfi olduğu için mebnî","gloss":"ancak"},{"position":10,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"kimse"},{"position":11,"surface":"يُؤْمِنُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ء-م-ن","rootLatin":"'-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"iman eder"},{"position":12,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":12,"surface":"ءَايَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ي-ي","rootLatin":"'-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ayetler"},{"position":12,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"bizim"},{"position":13,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"işte"},{"position":13,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"onlar"},{"position":14,"surface":"مُّسْلِمُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"س-ل-م","rootLatin":"s-l-m","lemma":"مُسْلِم","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"Müslümanlar"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Rûm Sûresi** · *30/53*
- **Rûm Sûresi** · *30/53*
- **Fâtır Sûresi** · *30/53*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *30/53*
- **Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *30/53*
- **Fâtır Sûresi** · *30/53*
- **Rûm Sûresi** · *30/53*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk · *30/53*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk · *30/53*
- **Rûm Sûresi** · *30/53*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk · *30/53*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3** — Ahmed Avni Konuk · *30/53*
