# Lokmân Sûresi, 11. Âyet (31:11)

> هَـٰذَا خَلْقُ ٱللَّهِ فَأَرُونِى مَاذَا خَلَقَ ٱلَّذِينَ مِن دُونِهِۦ ۚ بَلِ ٱلظَّـٰلِمُونَ فِى ضَلَـٰلٍ مُّبِينٍ

*Hâżâ ḣalku(A)llâhi feerûnî mâżâ ḣaleka-lleżîne min dûnih(i)(c) beli-zzâlimûne fî dalâlin mubîn(in)*

**Meal (Diyanet):** İşte Allah'ın yarattıkları! Haydi, Allah'ı bırakıp da taptıklarınızın yarattığını bana gösterin! Hayır, zalimler açık bir sapıklık içindedirler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/31/11

---

## Tefsir

{"topics":["yaratilis","tevhid","musrikler","hidayet-dalalet"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Lokmân Suresi'nin 11. ayeti, Allah'ın yaratıcılığını vurgulayarak diğer ilahların acizliğini ortaya koymaktadır. Ayet, 'yaratma' fiili ve 'zalimlik' kavramı üzerinden tevhid inancının temelini ve şirk koşmanın yanlışlığını dilbilimsel bir derinlikle işlemektedir.","keyConcepts":[{"word":"خَلْقُ","root":"خ ل ق","rootLatin":"h-l-q","meaning":"Allah'ın yoktan var etme, bir şeyi belirli bir ölçü ve düzen içinde meydana getirme eylemidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'halk' kelimesinin asıl anlamının 'bir şeyi takdir etmek, ölçüye vurmak' olduğunu belirtir. Daha sonra bu takdire uygun olarak icat etmek, yoktan var etmek anlamında kullanılmıştır. Ayetteki 'halkullah' ifadesi, Allah'ın eşsiz ve benzersiz yaratma kudretini, her şeyi bir ölçü ve hikmetle var etmesini vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'halk' kelimesini 'takdir' ve 'icat' olarak açıklar. Ayetteki kullanımıyla, Allah'ın yarattığı şeylerin mükemmelliğini ve başkalarının benzerini yaratmaktan aciz olduğunu ifade eder. Bu, Allah'ın yaratıcılığının bir mecaz değil, hakiki bir kudret beyanıdır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'halk' kavramının Kur'an'daki merkeziyetini vurgular. Allah'ın 'hâlık' (yaratıcı) sıfatının, O'nun mutlak egemenliğini ve evren üzerindeki tek otoritesini gösterdiğini belirtir. Bu ayetteki 'halkullah', Allah'ın varlıkları yoktan var etme ve onlara şekil verme gücünün bir kanıtı olarak sunulur."}]},{"word":"فَأَرُونِى","root":"ر أ ى","rootLatin":"r-'-y","meaning":"Bana gösterin, kanıtlayın anlamında bir meydan okuma ve talep ifadesidir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'erûnî' fiilinin burada 'bana bildirin, bana açıklayın' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, Allah'ın yaratıcılığına karşı çıkanlara, O'ndan başka bir yaratıcının varlığını veya bir şey yarattığını göstermeleri için yapılan bir meydan okumadır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'erûnî' fiilinin hem gözle görmeyi hem de bilgiyle idrak etmeyi ifade ettiğini açıklar. Bu ayette, müşriklere hitaben, Allah'tan başka ilahların bir şey yaratma kudretine sahip olduklarını hem gözleriyle görmeleri hem de akıllarıyla idrak etmeleri için bir talep ve meydan okuma içerir."}]},{"word":"ٱلَّذِينَ","root":"ا ل ذ","rootLatin":"e-l-z","meaning":"İşaret zamiri olup, burada Allah'tan başka ilah edindikleri varlıkları ifade eder.","sources":[{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'ellezîne' gibi ism-i mevsullerin, kendisinden sonra gelen cümleyi açıklamak için kullanıldığını belirtir. Bu ayette, 'min dûnihî' (O'ndan başkası) ifadesiyle birlikte, Allah'ın dışındaki, yaratma gücüne sahip olmayan ve dolayısıyla ilahlık vasfı taşımayan varlıklara işaret eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, ism-i mevsullerin Kur'an'da genellikle belirli bir grubu veya özelliği olan varlıkları tanımlamak için kullanıldığını ifade eder. Burada 'ellezîne', Allah'ın yaratıcılığına ortak koşulan, ancak gerçekte hiçbir yaratma gücü olmayan sahte ilahları veya putları işaret ederek onların acizliğini vurgular."}]},{"word":"ٱلظَّـٰلِمُونَ","root":"ظ ل م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Haksızlık edenler, haddi aşanlar, Allah'a şirk koşanlar ve O'nun hakkını vermeyenlerdir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zulm' kelimesinin asıl anlamının 'bir şeyi ait olduğu yerden başka bir yere koymak' olduğunu belirtir. Şirk koşmak, Allah'ın hakkı olan ilahlığı başkalarına vermek suretiyle en büyük zulümdür. Ayetteki 'zalimûn', Allah'ın yaratıcılığını inkar ederek veya O'na ortak koşarak haddi aşanları ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'zulm'ün 'hakkı sahibine vermemek' veya 'bir şeyi yerinden saptırmak' olduğunu açıklar. Bu ayetteki 'zalimûn', Allah'ın tek yaratıcı olduğu gerçeğini görmezden gelerek, yaratma gücü olmayan varlıklara ilahlık atfeden ve böylece kendilerine de haksızlık eden kimselerdir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zulm' kavramının Kur'an'da geniş bir anlama sahip olduğunu ve özellikle Allah'a karşı işlenen günahları, şirki ve adaletsizliği kapsadığını belirtir. Bu ayetteki 'zalimûn', Allah'ın yaratıcılığını inkar ederek veya O'na ortak koşarak tevhid ilkesine karşı gelen ve böylece en büyük zulmü işleyenlerdir."}]},{"word":"ضَلَـٰلٍ","root":"ض ل ل","rootLatin":"d-l-l","meaning":"Doğru yoldan sapma, şaşkınlık ve hakikatten uzaklaşma halidir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'dalâl' kelimesini 'haktan sapma, doğru yolu kaybetme' olarak açıklar. Ayetteki 'fî dalâlin mubîn' ifadesi, müşriklerin Allah'ın yaratıcılığını inkar ederek veya O'na ortak koşarak düştükleri apaçık bir sapıklık ve şaşkınlık halini vurgular."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"es-Sicistânî, 'dalâl'in 'yolunu şaşırmak, kaybolmak' anlamına geldiğini belirtir. Bu ayette, Allah'ın birliğini ve yaratıcılığını reddedenlerin, hakikatten uzaklaşarak apaçık bir yanılgı ve şaşkınlık içinde olduklarını ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'dalâl' kavramının Kur'an'da genellikle doğru yoldan sapma, hakikatten uzaklaşma ve şaşkınlık anlamlarında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'dalâlin mubîn', Allah'ın varlığına ve birliğine dair apaçık deliller olmasına rağmen, müşriklerin bu gerçekleri görmezden gelerek düştükleri belirgin bir sapkınlık halini ifade eder."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Hâżâ"},{"position":2,"translit":"ḣalku"},{"position":3,"translit":"(A)llâhi"},{"position":4,"translit":"feerûnî"},{"position":5,"translit":"mâżâ"},{"position":6,"translit":"ḣaleka"},{"position":7,"translit":"lleżîne"},{"position":8,"translit":"min"},{"position":9,"translit":"dûnih(i)(c)"},{"position":10,"translit":"beli"},{"position":11,"translit":"zzâlimûne"},{"position":12,"translit":"fî"},{"position":13,"translit":"dalâlin"},{"position":14,"translit":"mubîn(in)"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"هَـٰذَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"ه-ذ-ا","rootLatin":"h-dh-a","lemma":"هَـٰذَا","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mebnî","gloss":"bu","binaDurumu":"Mebnî (ism-i işaret)","gorev":"Mübteda"},{"position":2,"surface":"خَلْقُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"خ-ل-ق","rootLatin":"kh-l-q","lemma":"خَلْق","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"yaratışı","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Haber","izafet":"Muzâf"},{"position":3,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Allah'ın","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":4,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o halde","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":4,"surface":"أَرُونِى","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ر-ا-ي","rootLatin":"r-'-y","lemma":"أَرَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"gösterin","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Emir fiil"},{"position":4,"surface":"نِى","pos":"harf","posDetail":"Nûn-u Vikaye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"-","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"beni","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":4,"surface":"ى","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mebnî","gloss":"bana","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":5,"surface":"مَاذَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İstifham","root":"م-ا-ذ-ا","rootLatin":"m-a-dh-a","lemma":"مَاذَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mebnî","gloss":"ne","binaDurumu":"Mebnî (ism-i istifhâm)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":6,"surface":"خَلَقَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"خ-ل-ق","rootLatin":"kh-l-q","lemma":"خَلَقَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yarattı","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":7,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِي","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Fâil olduğu için mebnî","gloss":"o kimseler ki","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Fâil"},{"position":8,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":9,"surface":"دُونِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-و-ن","rootLatin":"d-w-n","lemma":"دُون","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"başka","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru","izafet":"Muzâf"},{"position":9,"surface":"هِۦ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî","gloss":"O'nun","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":10,"surface":"بَلِ","pos":"harf","posDetail":"İbtidâ Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بَل","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"hayır","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":11,"surface":"ٱلظَّـٰلِمُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"z-l-m","lemma":"ظَالِم","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"zalimler","irabMarker":"vâv ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mübteda"},{"position":12,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"içinde","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":13,"surface":"ضَلَـٰلٍۢ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"d-l-l","lemma":"ضَلَال","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sapıklık","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":14,"surface":"مُّبِينٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ب-ي-ن","rootLatin":"b-y-n","lemma":"مُبِين","form":"İf'âl","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"apaçık","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Sıfat"}]
