# Lokmân Sûresi, 12. Âyet (31:12)

> وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا لُقْمَـٰنَ ٱلْحِكْمَةَ أَنِ ٱشْكُرْ لِلَّهِ ۚ وَمَن يَشْكُرْ فَإِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِهِۦ ۖ وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِىٌّ حَمِيدٌ

*Velekad âteynâ lukmâne-lhikmete eni-şkur li(A)llâh(i)(s) vemen yeşkur fe-innemâ yeşkuru linefsih(i)(s) vemen kefera fe-inna(A)llâhe ġaniyyun hamîd(un)*

**Meal (Diyanet):** Andolsun, biz Lokman'a "Allah'a şükret" diye hikmet verdik. Kim şükrederse, ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, bilsin ki Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye layıktır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/31/12

---

## Tefsir

{"topics":["sukur","ilim-hikmet","kufur-sirk","esma-i-husna"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَلَقَدْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf + Harf-i Kasem + Harf-i Tahkik","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"Andolsun ki"},{"position":2,"surface":"ءَاتَيْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-ت-ي","rootLatin":"a-t-y","lemma":"إِيتَاء","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"verdik"},{"position":3,"surface":"لُقْمَـٰنَ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ل-ق-م","rootLatin":"l-q-m","lemma":"لُقْمَان","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"Lokman'a"},{"position":4,"surface":"ٱلْحِكْمَةَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ح-ك-م","rootLatin":"h-k-m","lemma":"حِكْمَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"hikmeti"},{"position":5,"surface":"أَنِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Masdariyye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَن","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ki"},{"position":6,"surface":"ٱشْكُرْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ش-ك-ر","rootLatin":"sh-k-r","lemma":"شُكْر","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî (cezm üzere)","gloss":"şükret"},{"position":7,"surface":"لِلَّهِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":7,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah'a"},{"position":8,"surface":"وَمَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"Ve"},{"position":8,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i şart olduğu için mebnî","gloss":"kim"},{"position":9,"surface":"يَشْكُرْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ش-ك-ر","rootLatin":"sh-k-r","lemma":"شُكْر","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Şart edatı (مَن) tarafından meczûm edildiği için meczûm","gloss":"şükrederse"},{"position":10,"surface":"فَإِنَّمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cevap + Harf-i Hasr","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَإِنَّمَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ancak"},{"position":11,"surface":"يَشْكُرُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ش-ك-ر","rootLatin":"sh-k-r","lemma":"شُكْر","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"şükreder"},{"position":12,"surface":"لِنَفْسِهِۦ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":12,"surface":"نَفْسِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ف-س","rootLatin":"n-f-s","lemma":"نَفْس","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"nefsi"},{"position":12,"surface":"هِۦ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":13,"surface":"وَمَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"Ve"},{"position":13,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i şart olduğu için mebnî","gloss":"kim"},{"position":14,"surface":"كَفَرَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كُفْر","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"nankörlük ederse"},{"position":15,"surface":"فَإِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cevap + Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَإِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"şüphesiz"},{"position":16,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"Allah"},{"position":17,"surface":"غَنِىٌّ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"غ-ن-ي","rootLatin":"gh-n-y","lemma":"غَنِيّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"müstağnidir"},{"position":18,"surface":"حَمِيدٌ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ح-م-د","rootLatin":"h-m-d","lemma":"حَمِيد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"övülmeye layık"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Lokmân Suresi 12. ayet, Lokman'a verilen hikmetin mahiyetini ve şükür ile küfrün sonuçlarını dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır. Ayet, 'hikmet', 'şükür', 'küfür', 'ganî' ve 'hamîd' gibi temel kavramlar üzerinden insanın Allah ile olan ilişkisini ve bu ilişkinin bireysel ve ilahi boyutlarını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْحِكْمَةَ","root":"ح ك م","rootLatin":"h-k-m","meaning":"Bu ayette hikmet, Lokman'a verilen, doğruyu yanlıştan ayırma, isabetli karar verme ve Allah'a şükretme yeteneği olarak anlaşılmalıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, hikmeti 'eşyayı olduğu gibi bilmek ve ona göre amel etmek' olarak tanımlar. Lokman'a verilen hikmet, sadece bilgi değil, aynı zamanda bu bilgiyi doğru ve yerinde kullanma yeteneğidir ki bu da Allah'a şükürle tezahür etmiştir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî'ye göre hikmet, 'hakikati bilmek ve hayırlı işler yapmak'tır. Ayette Lokman'a verilen hikmet, onun Allah'a şükretmesi gerektiği bilgisini ve bu bilgiyi eyleme dökme iradesini ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, hikmetin Kur'an'da genellikle 'doğruyu yanlıştan ayırma yeteneği, sağduyu ve derin anlayış' anlamında kullanıldığını belirtir. Lokman'a verilen hikmet, onun Allah'ın nimetlerini idrak edip şükretme yönündeki içsel kavrayışını temsil eder."}]},{"word":"ٱشْكُرْ","root":"ش ك ر","rootLatin":"ş-k-r","meaning":"Şükür, Allah'ın nimetlerini bilmek, onları itiraf etmek ve bu nimetlere karşılık O'na minnettarlığını ifade etmek fiilidir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, şükrü 'nimet sahibinin nimetini anmak ve ona övgüde bulunmak' olarak açıklar. Ayette Lokman'a emredilen şükür, Allah'ın kendisine verdiği hikmet nimetine karşılık bir minnet ifadesidir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, şükrün 'nimetin izharı' olduğunu belirtir. Lokman'ın şükretmesi, Allah'ın ona verdiği hikmeti kabul etmesi ve bu nimeti dil, kalp ve azalarla ortaya koymasıdır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, şükrün 'nimetin kıymetini bilmek, onu yerli yerinde kullanmak ve nimet verene minnet duymak' olduğunu ifade eder. Ayetteki şükür, Lokman'ın hikmeti Allah'ın rızası doğrultusunda kullanması ve bu sayede kendi nefsine fayda sağlamasıdır."}]},{"word":"يَشْكُرُ","root":"ش ك ر","rootLatin":"ş-k-r","meaning":"Bu kelime, şükür fiilinin devamlılığını ve şükreden kişinin bu eyleminin kendi lehine olduğunu vurgular.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'li-nefsihî' (kendi nefsi için) ifadesiyle birlikte şükrün, yapan kişiye dönecek bir fayda olduğunu mecazi olarak açıklar. Yani şükreden, aslında kendi iyiliği için şükretmiş olur."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, bu fiilin muzari (şimdiki/geniş zaman) kipinde gelmesinin, şükrün sürekliliğine ve her şükür eyleminin anında kişiye fayda sağladığına işaret ettiğini belirtir. Şükür, anlık bir eylemden ziyade bir yaşam biçimidir."}]},{"word":"كَفَرَ","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"Küfür, Allah'ın nimetlerini örtmek, inkâr etmek veya onlara nankörlük etmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, küfrün temel anlamının 'örtmek' olduğunu ve bu bağlamda Allah'ın nimetlerini örtmek, yani inkâr etmek veya nankörlük etmek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki küfür, Allah'ın verdiği hikmet ve diğer nimetlere karşı nankörlük etmektir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, küfrü 'nimetin zıddı' olarak tanımlar ve 'nimeti örtmek' anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'men kefera', Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük eden kişiyi ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, küfrün Kur'an'daki ana anlamının 'Allah'ın varlığını ve birliğini inkâr etmek' olduğunu, ancak aynı zamanda 'Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük etmek' anlamında da kullanıldığını vurgular. Bu ayetteki küfür, daha çok nimetlere karşı nankörlük boyutunu taşır."}]},{"word":"غَنِىٌّ","root":"غ ن ى","rootLatin":"ğ-n-y","meaning":"Ganî, Allah'ın hiçbir şeye muhtaç olmaması, her şeyden müstağni olması ve her türlü eksiklikten münezzeh olması demektir.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, Ganî isminin 'kendi zatıyla kaim olan, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'Allah Ganî'dir' ifadesi, insanların şükrüne veya küfrüne ihtiyacı olmadığını, bu eylemlerin Allah'a bir eksiklik veya fazlalık katmadığını vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, Ganî'yi 'başkasına muhtaç olmayan, her şeyin kendisine muhtaç olduğu' olarak açıklar. Bu bağlamda, Allah'ın insanların şükrüne veya küfrüne ihtiyacı olmadığı, O'nun zatı itibarıyla zengin ve müstağni olduğu ifade edilir."}]},{"word":"حَمِيدٌ","root":"ح م د","rootLatin":"h-m-d","meaning":"Hamîd, Allah'ın her türlü övgüye layık olması, zatı ve sıfatları itibarıyla övülmüş olması demektir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, Hamîd ismini 'övülmeye layık olan, övülen' olarak açıklar. Ayetteki 'Allah Hamîd'dir' ifadesi, insanların şükretmemesi durumunda bile Allah'ın övgüye layık olma vasfının değişmeyeceğini, O'nun zatı itibarıyla övülmüş olduğunu belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, Hamîd'in 'övülen ve övülmeye müstahak olan' anlamına geldiğini ifade eder. Bu ayette, Allah'ın insanların şükründen bağımsız olarak, tüm kemal sıfatlarıyla övgüye layık olduğu ve bu vasfının ebedi olduğu vurgulanır."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *31/12*
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *31/12-19*
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *31/12*
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *31/12-19*
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *31/12*
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *31/12*
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *31/12-19*
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *31/12*
- **Kelime-i Lokmâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *31/12*
- **Kelime-i Lokmâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *31/12*
- **Kelime-i Lokmâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *31/12*
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *31/12*
