# Lokmân Sûresi, 15. Âyet (31:15)

> وَإِن جَـٰهَدَاكَ عَلَىٰٓ أَن تُشْرِكَ بِى مَا لَيْسَ لَكَ بِهِۦ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا ۖ وَصَاحِبْهُمَا فِى ٱلدُّنْيَا مَعْرُوفًا ۖ وَٱتَّبِعْ سَبِيلَ مَنْ أَنَابَ إِلَىَّ ۚ ثُمَّ إِلَىَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

*Ve-in câhedâke ‘alâ en tuşrike bî mâ leyse leke bihi ‘ilmun felâ tuti'humâ(s) vesâhibhumâ fî-ddunyâ ma'rûfâ(en)(s) vettebi' sebîle men enâbe iley(ye)(c) śümme ileyye merci'ukum feunebbi-ukum bimâ kuntum ta'melûn(e)*

**Meal (Diyanet):** "Eğer, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonra dönüşünüz ancak banadır. Ben de size yapmakta olduğunuz şeyleri haber vereceğim."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/31/15

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, ana-babaya itaatin sınırlarını, şirke karşı duruşu ve Allah'a yönelişin önemini vurgularken, dünya hayatındaki güzel geçimi ve ahiretteki hesabı ele almaktadır. Anahtar kavramlar, bu temel mesajları dilbilimsel ve semantik derinlikleriyle ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"جَاهَدَاكَ","root":"ج ه د","rootLatin":"c-h-d","meaning":"Ana-babanın, evladı şirke zorlamak için gösterdiği yoğun çaba ve gayreti ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"C-h-d kökü, 'güç ve takatin tamamını sarf etmek' anlamına gelir. Ayetteki 'câhedâke' ifadesi, ana-babanın evladı şirke sürüklemek için tüm güçlerini ve ısrarlarını ortaya koymalarını, bu uğurda ciddi bir mücadele vermelerini anlatır. Bu, sadece bir talep değil, yoğun bir baskı ve zorlama çabasıdır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Cihad kelimesi, bir şey için azami gayret göstermek demektir. Burada ana-babanın, evlatlarını Allah'a ortak koşmaya zorlamak için gösterdikleri aşırı çabayı ve ısrarı mecazi olarak ifade eder. Bu, evladın inancını değiştirmeye yönelik bir tür 'mücadele'dir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Cihad kavramı, Kur'an'da genellikle 'Allah yolunda mücadele' anlamında kullanılır. Ancak bu ayette, 'Allah'a karşı' bir mücadele, yani evladı şirke yönlendirme çabası olarak karşımıza çıkar. Bu, kavramın zıt bir bağlamda kullanılmasıyla, ana-babanın bu konudaki ısrarının ne denli ciddi olduğunu vurgular."}]},{"word":"تُشْرِكَ","root":"ش ر ك","rootLatin":"ş-r-k","meaning":"Allah'a ortak koşmak, O'nun birliğini ve tekliğini reddederek başka varlıklara ilahlık atfetmektir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ş-r-k kökü, 'iki şeyden birini diğerine katmak, ortak etmek' anlamına gelir. 'Şirk', Allah'ın zatında, sıfatlarında veya fiillerinde O'na ortak koşmaktır. Ayetteki 'tüşrike' ifadesi, Allah'ın mutlak birliğine aykırı olarak, O'nunla birlikte başka ilahlar edinme eylemini ifade eder."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şirk, Allah'a ortak koşmaktır. Bu ayette, ana-babanın evladı, Allah'ın birliğine aykırı bir inanca zorlaması durumunu anlatır. Bu, tevhid inancının temelini sarsan en büyük günahtır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Şirk, Kur'an'ın merkezi kavramlarından biridir ve tevhidin zıttıdır. Allah'ın mutlak egemenliğini ve tekliğini reddetmek anlamına gelir. Bu ayette, ana-babanın evladı bu temel dinî ilkeyi ihlal etmeye zorlaması, itaatin sınırlarını belirleyen kritik bir noktadır."}]},{"word":"صَاحِبْهُمَا","root":"ص ح ب","rootLatin":"s-h-b","meaning":"Ana-babayla dünya işlerinde iyi geçinmek, onlara karşı güzel muamelede bulunmaktır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"S-h-b kökü, 'bir şeye eşlik etmek, arkadaşlık etmek' anlamına gelir. 'Sâhibhümâ' emri, onlarla birlikte yaşarken, onlara iyi davranmayı, arkadaşça ve saygılı bir ilişki sürdürmeyi ifade eder. Bu, inanç farklılığına rağmen sosyal ilişkilerde nezaketi ve iyi muameleyi sürdürme yükümlülüğünü vurgular."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sahabe, birine eşlik eden, arkadaşlık eden demektir. Ayetteki 'sâhibhümâ' emri, ana-babaya karşı güzel ahlakla muamele etmeyi, onlarla iyi geçinmeyi, dünya işlerinde onlara karşı nazik ve anlayışlı olmayı ifade eder. Bu, inanç konusunda itaat etmemekle birlikte, insani ilişkileri koparmamayı emreder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Sahabe fiili, bir kimseyle sürekli ve yakın ilişki içinde olmayı ifade eder. Ayetteki kullanımı, ana-babanın inançlarına katılmasak bile, onlarla olan sosyal ve beşerî bağları koparmadan, onlara karşı 'ma'rûf' (iyilik ve güzellikle) davranma gerekliliğini vurgular. Bu, dinî ayrılığın ailevi bağları tamamen koparmaması gerektiğini gösterir."}]},{"word":"مَعْرُوفًا","root":"ع ر ف","rootLatin":"a-r-f","meaning":"İyilik, güzellik, örf ve adete uygun, toplum tarafından kabul gören güzel davranış.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"A-r-f kökü, 'bilmek, tanımak' anlamına gelir. 'Ma'rûf', akıl ve şeriat tarafından iyi ve güzel olduğu bilinen, tanınan şeydir. Ayetteki 'ma'rûfen' ifadesi, ana-babaya karşı, toplumun genel ahlak kurallarına ve dinin emrettiği iyilik prensiplerine uygun, güzel ve nazik bir şekilde davranmayı emreder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Ma'rûf, şeriatın ve aklın güzel gördüğü, çirkin görmediği her şeydir. Bu ayette, ana-babaya karşı gösterilmesi gereken muamelenin, hem dinen hem de toplumsal olarak kabul gören, iyi ve güzel davranışlar çerçevesinde olması gerektiğini belirtir. Bu, onlara karşı kaba veya saygısız olmamayı içerir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Ma'rûf kelimesi, 'bilinen, tanınan, iyi ve güzel olan' anlamlarına gelir. Kur'an'da genellikle 'iyilik, güzellik, adalet' gibi anlamlarda kullanılır. Bu ayette, ana-babaya karşı gösterilecek davranışların, genel ahlak kurallarına uygun, herkesçe iyi bilinen ve takdir edilen bir nezaket ve saygı çerçevesinde olması gerektiğini vurgular."}]},{"word":"أَنَابَ","root":"ن و ب","rootLatin":"n-v-b","meaning":"Allah'a yönelmek, O'na dönmek, tövbe etmek ve O'nun emirlerine uymak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"N-v-b kökü, 'bir yere dönmek, geri gelmek' anlamına gelir. 'İnâbe', Allah'a yönelmek, O'na dönmek, O'nun emirlerine uymak ve O'ndan yardım dilemek demektir. Ayetteki 'enâbe' ifadesi, kalben ve fiilen Allah'a yönelen, O'nun yolunu takip eden kimseyi ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"İnâbe, Allah'a yönelmek, O'na itaat etmek ve O'nun rızasını kazanmak için çaba göstermektir. Bu ayette, ana-babanın şirke zorlamasına karşı, Allah'a yönelen ve O'nun yolunu takip eden müminlerin örnek alınması gerektiğini belirtir. Bu, tevhid inancına bağlı kalmanın bir göstergesidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İnâbe, Kur'an'da 'Allah'a dönüş, tövbe ve O'na teslimiyet' anlamında kullanılan önemli bir kavramdır. Bu ayette, ana-babanın yanlış yönlendirmelerine karşı, kişinin kendi iradesiyle Allah'a yönelmesi ve O'nun belirlediği doğru yolu takip etmesi gerektiğini vurgular. Bu, bireysel sorumluluğun ve Allah'a olan bağlılığın ifadesidir."}]},{"word":"مَرْجِعُكُمْ","root":"ر ج ع","rootLatin":"r-c-a","meaning":"Dönüş yeri, ahirette Allah'ın huzuruna varılacak son durak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"R-c-a kökü, 'geri dönmek, geri gelmek' anlamına gelir. 'Mercî' kelimesi, 'dönüş yeri' demektir. Ayetteki 'mercî'uküm' ifadesi, tüm insanların öldükten sonra Allah'ın huzuruna döneceklerini, O'na hesap vereceklerini ve nihai dönüş yerlerinin Allah olduğunu belirtir. Bu, ahiret inancının ve hesap gününün bir hatırlatıcısıdır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Mercî', dönüş yeri ve varış noktasıdır. Bu ayette, dünya hayatındaki tüm eylemlerin bir sonu olduğunu ve herkesin eninde sonunda Allah'a döneceğini ifade eder. Bu dönüş, yapılan amellerin karşılığının görüleceği bir hesaplaşma anıdır."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mercî', insanların kıyamet günü Allah'a dönecekleri yerdir. Bu ifade, dünya hayatının geçiciliğini ve ahiretin kesinliğini vurgular. İnsanların yaptıkları her şeyin hesabını vermek üzere Allah'ın huzuruna çıkacakları gerçeğini hatırlatır."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *31/12-19*
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *31/12-19*
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *31/12-19*
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *31/12-19*
