# Lokmân Sûresi, 16. Âyet (31:16)

> يَـٰبُنَىَّ إِنَّهَآ إِن تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ فَتَكُن فِى صَخْرَةٍ أَوْ فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ أَوْ فِى ٱلْأَرْضِ يَأْتِ بِهَا ٱللَّهُ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ

*Yâ buneyye innehâ in teku miśkâle habbetin min ḣardelin fetekun fî saḣratin ev fî-ssemâvâti ev fî-l-ardi ye/ti biha(A)llâh(u)(c) inna(A)llâhe latîfun ḣabîr(un)*

**Meal (Diyanet):** (Lokman, öğütlerine şöyle devam etti:) "Yavrum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde, yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/31/16

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın ilminin ve kudretinin sınırsızlığını, en küçük ve gizli amelleri dahi bildiğini ve ortaya çıkaracağını vurgulamaktadır. Anahtar kavramlar, bu ilahi kudretin ve adaletin boyutlarını dilbilimsel olarak derinleştirmektedir.","keyConcepts":[{"word":"مِثْقَالَ","root":"ثقل","rootLatin":"s-k-l","meaning":"Bir şeyin ağırlığı, tartısı veya değeri anlamına gelir; ayette 'ağırlığınca' anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 's-k-l' kökünü 'ağırlık, ağır olma' olarak açıklar. 'Miskâl' ise, bir şeyin ağırlığını ölçmek için kullanılan alet veya o ağırlığın kendisidir. Ayetteki kullanımı, amelin niceliğini ve Allah katındaki değerini ifade eder, hardal tanesi gibi en küçük bir ağırlığı dahi kapsar."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'miskâl' kelimesini 'ağırlık' olarak yorumlar ve bu bağlamda bir şeyin tartı değeri olduğunu belirtir. Ayetteki 'miskâle habbetin' ifadesi, amelin ne kadar küçük olursa olsun Allah tarafından bilineceğini ve karşılığının verileceğini mecazi olarak anlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ağırlık' kavramının Kur'an'da sadece fiziksel ağırlığı değil, aynı zamanda manevi değeri ve önemini de ifade ettiğini belirtir. 'Miskâl' burada, amelin Allah katındaki 'ağırlığını' ve dolayısıyla hesabının görüleceğini vurgular, en küçük amelin bile göz ardı edilmeyeceğini gösterir."}]},{"word":"حَبَّةٍ","root":"حبب","rootLatin":"h-b-b","meaning":"Küçük tanecik, tohum anlamına gelir; ayette 'hardal tanesi' gibi en küçük bir şeyi ifade etmek için kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'habbe' kelimesini 'tane, tohum' olarak açıklar. Ayetteki 'habbetin min hardal' ifadesi, en küçük ve önemsiz görünen şeyin bile Allah'ın ilminden gizli kalmayacağını vurgulamak için bir benzetme olarak kullanılmıştır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'habbe'yi 'bitkilerin tohumu' olarak tanımlar ve genellikle küçük, önemsiz görünen şeyleri ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Bu ayette, Allah'ın ilminin ve kudretinin her şeyi kuşattığını, en küçük zerreye kadar her şeyi bildiğini göstermek için sembolik bir anlam taşır."}]},{"word":"صَخْرَةٍ","root":"صخر","rootLatin":"s-h-r","meaning":"Büyük ve sert kaya parçası anlamına gelir; ayette gizliliğin ve ulaşılmazlığın sembolü olarak kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'sahra' kelimesini 'büyük ve sert kaya' olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, bir şeyin ne kadar gizli ve ulaşılmaz bir yerde olursa olsun, Allah'ın onu bulup ortaya çıkaracağını ifade etmek için bir benzetmedir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sahra'yı 'sert ve büyük taş' olarak tanımlar. Bu ayette, amelin veya olayın ne kadar gizli ve saklı bir yerde gerçekleşirse gerçekleşsin, Allah'ın ilminden kaçamayacağını ve ortaya çıkarılacağını vurgulamak için kullanılmıştır. Gizliliğin ve erişilmezliğin zirvesini temsil eder."}]},{"word":"يَأْتِ","root":"أتى","rootLatin":"e-t-y","meaning":"Gelmek, getirmek, ulaşmak anlamına gelir; ayette Allah'ın gizli olanı ortaya çıkaracağını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'e-t-y' kökünü 'gelmek, ulaşmak' olarak açıklar. Ayetteki 'ye'ti biha' ifadesi, Allah'ın o gizli ameli veya şeyi 'getireceğini', yani onu ortaya çıkaracağını, açığa vuracağını ve hesabını göreceğini mecazi olarak ifade eder. Bu, Allah'ın mutlak kudretini ve her şeye nüfuz eden ilmini gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'etâ' fiilinin farklı bağlamlarda 'meydana getirmek, gerçekleştirmek' anlamlarına gelebileceğini belirtir. Bu ayette, Allah'ın gizli olanı 'getirmesi', yani onu bilmesi, ortaya çıkarması ve karşılığını vermesi anlamındadır. Bu, Allah'ın adaletinin ve her şeyi kuşatan bilgisinin bir göstergesidir."}]},{"word":"لَطِيفٌ","root":"لطف","rootLatin":"l-t-f","meaning":"Lütuf sahibi, ince ve derin bilgilere sahip, her şeye nüfuz eden anlamına gelir; Allah'ın her şeyi en ince ayrıntısına kadar bildiğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'l-t-f' kökünü 'incelik, yumuşaklık, nüfuz etme' olarak açıklar. 'Latîf' ismi, Allah'ın en ince ve gizli şeyleri dahi bildiğini, her şeye nüfuz eden ilme sahip olduğunu ve kullarına karşı lütufkâr davrandığını ifade eder. Ayetteki bağlamda, en gizli amelleri dahi bilme yönünü vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'Latîf' isminin Allah'ın her şeyin en ince ayrıntısına kadar vakıf olduğunu, gözle görülmeyen, akılla idrak edilemeyen şeyleri dahi bildiğini belirtir. Bu ayette, hardal tanesi kadar küçük bir amelin, kayanın içinde veya göklerde dahi olsa, Allah'ın ilminden gizli kalmayacağını ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'Latîf' isminin Kur'an'da Allah'ın 'nüfuz edici' ve 'ince bilgili' yönünü vurguladığını belirtir. Bu, Allah'ın sadece büyük şeyleri değil, en küçük ve en gizli detayları dahi bildiği anlamına gelir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın her ameli, nerede ve nasıl olursa olsun, eksiksiz bir şekilde bildiğini ve hesaba katacağını gösterir."}]},{"word":"خَبِيرٌ","root":"خبر","rootLatin":"h-b-r","meaning":"Her şeyden haberdar olan, her şeyi bilen anlamına gelir; Allah'ın her şeyin iç yüzünü ve sonucunu bildiğini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'h-b-r' kökünü 'bilgi, haber' olarak açıklar. 'Habîr' ismi, Allah'ın her şeyin iç yüzünü, gizli yönlerini ve sonuçlarını en iyi bilen olduğunu ifade eder. Ayetteki 'Latîf' ismiyle birlikte kullanılması, Allah'ın sadece ince detayları bilmekle kalmayıp, aynı zamanda her şeyin tam ve eksiksiz bilgisine sahip olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'Habîr' isminin Allah'ın 'her şeyden haberdar olan, her şeyin iç yüzünü bilen' anlamını taşıdığını belirtir. Bu ayette, Allah'ın kullarının yaptığı her ameli, niyetlerini ve sonuçlarını tam olarak bildiğini, hiçbir şeyin O'nun ilminden gizli kalmayacağını ifade eder. Bu, ilahi adaletin temelini oluşturur."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *31/16*
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *31/16*
- **Kelime-i Lokmâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *31/16*
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *31/12-19*
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *31/12-19*
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *31/16*
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *31/16*
- **Kelime-i Lokmâniyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *Lokmân, 31/16*
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *31/16*
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *31/16*
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *31/16*
- **TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *31/16*
