# Lokmân Sûresi, 8. Âyet (31:8)

> إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ لَهُمْ جَنَّـٰتُ ٱلنَّعِيمِ

*İnne-lleżîne âmenû ve'amilû-ssâlihâti lehum cennâtu-nna'îm(i)*

**Meal (Diyanet):** (8-9) Şüphesiz, iman edip salih amel işleyenler için içlerinde ebedi kalacakları Naim cennetleri vardır. Allah, (bu konuda) gerçek bir vaadde bulunmuştur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/31/8

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Lokmân Suresi'nin 8. ayeti, iman ve salih amelin karşılığı olarak vaat edilen nimet cennetlerini ele almaktadır. Ayet, bu vaadin Allah'ın gücü ve hikmetiyle gerçekleşeceğini vurgulayarak, inanç ve eylem arasındaki ilişkiyi cennet kavramı üzerinden derinlemesine işlemektedir.","keyConcepts":[{"word":"ءَامَنُوا۟","root":"ء-م-ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"Allah'a ve O'nun bildirdiklerine kalben tasdik edip güvenmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman (أمن), kalbin tasdiki ve güven duymasıdır. Ayetteki 'âmenû' ifadesi, sadece dil ile ikrarı değil, aynı zamanda kalbin mutmain olmasını ve Allah'ın vaadine tam bir teslimiyetle inanmayı ifade eder. Bu, cennet vaadinin temelini oluşturan içsel bir kabuldür."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutu'ya göre 'iman' (îmân), Kur'an'da sadece bir inanç değil, aynı zamanda bir 'güven' ve 'emniyet' duygusudur. Ayetteki 'âmenû' fiili, müminlerin Allah'a duyduğu bu derin güveni ve O'nun vaatlerinin gerçekleşeceğine dair kesin inancı vurgular. Bu güven, salih amellerin motivasyon kaynağıdır."}]},{"word":"ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ","root":"ص-ل-ح","rootLatin":"s-l-h","meaning":"İyi, doğru, faydalı ve Allah'ın rızasına uygun olan işler ve davranışlar.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Salihât (صالحات), Kur'an'da 'iyi ve doğru olan şeyler' anlamında kullanılır. Ayetteki 'amelû's-sâlihât' ifadesi, sadece bireysel iyilikleri değil, aynı zamanda topluma faydalı olan, Allah'ın şeriatına uygun her türlü eylemi kapsar. Bu, imanın pratik bir tezahürüdür."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Salâh (صلاح), fesadın zıddıdır ve her şeyin kendi yerli yerine konulması, doğru ve düzgün olması anlamına gelir. 'Salihât' ise, hem dünyevi hem de uhrevi fayda sağlayan, şer'î ve aklî açıdan güzel görülen amellerdir. Ayetteki bağlamda, imanla birlikte yapılan bu ameller, cennetin kazanılmasının şartıdır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'salihât' kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu belirtir. Bu, sadece ibadetleri değil, aynı zamanda ahlaki erdemleri, sosyal sorumlulukları ve insanlara faydalı olmayı da içerir. Ayetteki kullanımı, imanın eyleme dönüşmüş halini ve bu eylemlerin niteliğini vurgular."}]},{"word":"جَنَّـٰتُ","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"c-n-n","meaning":"Ağaçlarla örtülü, gizli ve gözden uzak bahçeler; ahirette müminlere vaat edilen ebedi ikamet yeri.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet (جنة), Arapçada 'örtmek, gizlemek' kökünden gelir. Ağaçların sık dalları ve yaprakları sebebiyle içindekileri gizlediği bahçelere denir. Kur'an'da ise bu kelime, ahirette müminlere vaat edilen, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve insan aklının tasavvur edemeyeceği güzelliklerle dolu mekanları ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet (جنة), yeryüzünde ağaçlarla örtülü bahçeler için kullanılırken, Kur'an'da daha çok ahiretteki mükafat yurdunu ifade eder. Ayetteki 'cennâtü'n-na'îm' (nimet cennetleri) terkibi, bu bahçelerin sadece güzelliklerle değil, aynı zamanda her türlü nimet ve lezzetle dolu olduğunu vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Cennet, 'örtmek' manasına gelen 'cenn' kökünden türemiştir. Çünkü ağaçları ve bitkileriyle toprağı örter. Ahiretteki cennet ise, dünyevi gözlerden gizlenmiş, akıl ve hayal gücünün ötesinde bir güzelliğe sahiptir. Ayetteki çoğul kullanımı (cennât), cennetin farklı dereceleri ve çeşitleri olduğuna işaret eder."}]},{"word":"ٱلنَّعِيمِ","root":"ن-ع-م","rootLatin":"n-a-m","meaning":"Her türlü rahatlık, lezzet, güzellik ve bolluk; nimetin en üst seviyesi.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Na'îm (نعيم), nimetin kemali ve bolluğudur. Ayetteki 'cennâtü'n-na'îm' ifadesi, cennetin sadece bahçelerden ibaret olmadığını, aynı zamanda içinde her türlü lezzet, rahatlık ve güzelliği barındırdığını gösterir. Bu, müminlere vaat edilen mükafatın eksiksiz ve sürekli olduğunu belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Na'îm (نعيم), Allah'ın kullarına bahşettiği her türlü iyilik ve lütuftur. Özellikle cennetle birlikte kullanıldığında, bu nimetlerin kesintisiz, tükenmez ve en mükemmel seviyede olduğunu ifade eder. Ayetteki bağlamda, iman ve salih amelin karşılığı olarak verilecek olan ebedi ve kusursuz mutluluğu simgeler."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Na'îm, 'nimet' kelimesinin mübalağalı şeklidir ve nimetin çokluğunu, sürekliliğini ve mükemmelliğini ifade eder. 'Cennâtü'n-na'îm' terkibi, cennetin sadece bir mekan değil, aynı zamanda içinde barındırdığı sınırsız ve eşsiz nimetlerle tanımlandığını gösterir. Bu, müminlerin ulaşacağı nihai refah ve huzur halidir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["iman","cennet","ahiret-mukafat","esma-i-husna"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"ءَامَنُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iman ettiler"},{"position":4,"surface":"وَعَمِلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-م-ل","rootLatin":"a-m-l","lemma":"عَمِلَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ve yaptılar"},{"position":5,"surface":"ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-ل-ح","rootLatin":"s-l-h","lemma":"صَالِحَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb (kesra ile)","gloss":"salih amelleri"},{"position":6,"surface":"لَهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"onlar için"},{"position":6,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":7,"surface":"جَنَّـٰتُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جَنَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda-i muahhar olduğu için merfû","gloss":"cennetler"},{"position":8,"surface":"ٱلنَّعِيمِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ن-ع-م","rootLatin":"n-`-m","lemma":"نَعِيم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"nimet"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8. ayet*
- **Lokmân Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8. ayet*
