# Secde Sûresi, 12. Âyet (32:12)

> وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا۟ رُءُوسِهِمْ عِندَ رَبِّهِمْ رَبَّنَآ أَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَٱرْجِعْنَا نَعْمَلْ صَـٰلِحًا إِنَّا مُوقِنُونَ

*Velev terâ iżi-lmucrimûne nâkisû ruûsihim ‘inde rabbihim rabbenâ ebsarnâ vesemi'nâ ferci'nâ na'mel sâlihan innâ mûkinûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Suçlular, Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, "Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız" dedikleri vakit, (onları) bir görsen!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/32/12

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet gününde suçluların pişmanlıklarını ve dünyaya geri dönme isteklerini tasvir eder. Anahtar kavramlar, suçluluk, görme, işitme, geri dönme ve kesin inanç gibi temel dini ve ahlaki durumları dilbilimsel olarak derinlemesine ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْمُجْرِمُونَ","root":"ج ر م","rootLatin":"C-R-M","meaning":"Suç işleyenler, günahkarlar, cezayı hak edenler anlamındadır ve ayette ahiretteki halleri tasvir edilen kişileri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"C-R-M kökünden türeyen 'cürüm', bir şeyin meyvesini toplamak anlamına gelir. Ancak Kur'an'da genellikle 'günah işlemek', 'suç işlemek' anlamında kullanılır. 'Mücrim', günah işleyen, suçlu olan kişidir ve bu ayette ahiretteki azabı hak edenleri belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"C-R-M fiili, 'kesmek' anlamından türemiştir. 'İcram', bir şeyi kesip ayırmak, dolayısıyla hayırdan uzaklaşmak ve günaha düşmek demektir. Ayetteki 'mücrimûn', Allah'ın emirlerinden yüz çevirip günah işleyen ve bu nedenle cezayı hak eden kimselerdir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'cürüm' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'a karşı işlenen büyük günahları ve isyanı ifade ettiğini belirtir. 'Mücrimûn', Allah'ın koyduğu sınırları aşan, O'na karşı gelen ve bu yüzden ahirette azaba uğrayacak olan kişilerdir. Ayetteki kullanılışı, onların bu dünyadaki eylemlerinin ahiretteki sonuçlarını göstermektedir."}]},{"word":"نَاكِسُوا۟","root":"ن ك س","rootLatin":"N-K-S","meaning":"Başları öne eğik, boynu bükük bir halde olmak, alçakgönüllülük veya utançtan dolayı başını aşağıya indirmek anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"N-K-S kökü, bir şeyi ters çevirmek, baş aşağı etmek anlamına gelir. 'Nâkis' ise başını öne eğmiş, utanç ve zillet içinde olan kişiyi ifade eder. Ayetteki 'nâkisû ruûsihim', mücrimlerin Rablerinin huzurunda duydukları utanç ve pişmanlıktan dolayı başlarını öne eğmelerini tasvir eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"N-K-S, bir şeyi eski haline döndürmek veya tersine çevirmek anlamındadır. 'Neksü'r-re's', başı aşağıya eğmek demektir ki bu, genellikle zillet, utanç veya boyun eğme halini gösterir. Ayetteki bağlamda, mücrimlerin Allah karşısındaki acizliklerini ve pişmanlıklarını ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"N-K-S fiili, bir şeyin üstünü altına getirmek veya başı aşağıya eğmek manasına gelir. 'Nâkisûn', başları öne eğik olanlar demektir. Bu ayette, mücrimlerin kıyamet günündeki zillet ve pişmanlık hallerini, başlarını utançla öne eğmeleriyle anlatır."}]},{"word":"أَبْصَرْنَا","root":"ب ص ر","rootLatin":"B-S-R","meaning":"Gördük, idrak ettik, hakikati anladık anlamındadır ve ayette mücrimlerin ahiretteki gerçekleri çıplak gözle görmelerini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"B-S-R kökü, gözle görmek ve kalple idrak etmek anlamlarına gelir. 'Basar', hem görme duyusu hem de idrak gücüdür. Ayetteki 'ebsarnâ', mücrimlerin dünya hayatında inkar ettikleri veya görmezden geldikleri ahiret gerçeklerini artık açıkça gördüklerini, idrak ettiklerini belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"B-S-R, bir şeyi açıkça görmek, gözlemlemek ve anlamak demektir. 'İbsâr', görme eylemini ifade eder. Mücrimlerin 'ebsarnâ' demesi, dünya hayatında kör oldukları hakikatlere ahirette şahit olduklarını, artık inkar edemeyecekleri bir gerçekle yüzleştiklerini gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'basar' kelimesinin Kur'an'da sadece fiziksel görmeyi değil, aynı zamanda manevi idraki ve hakikati kavramayı da ifade ettiğini vurgular. Ayetteki 'ebsarnâ', mücrimlerin sadece gözleriyle değil, tüm varlıklarıyla ahiret gerçeklerini idrak ettiklerini, artık şüphelerinin kalmadığını belirtir."}]},{"word":"سَمِعْنَا","root":"س م ع","rootLatin":"S-M-'-A","meaning":"İşittik, anladık, kulak verdik anlamındadır ve ayette mücrimlerin ahiretteki uyarıları ve gerçekleri işitmelerini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"S-M-'-A kökü, kulakla işitmek ve işittiğini anlamak, itaat etmek anlamlarına gelir. 'Semâ'' hem duyma hem de anlama eylemini kapsar. Ayetteki 'semi'nâ', mücrimlerin dünya hayatında kulak tıkadıkları uyarıları ve hakikatleri ahirette işittiklerini ve anladıklarını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"S-M-'-A fiili, işitme duyusuyla algılamak demektir. Kur'an'da bazen 'itaat etmek' anlamında da kullanılır. Mücrimlerin 'semi'nâ' demesi, dünya hayatında peygamberlerin ve kitapların getirdiği mesajlara kulak vermediklerini, ancak ahirette bu mesajların doğruluğunu işitip anladıklarını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'semâ'' kavramının Kur'an'da sadece fiziksel işitmeyi değil, aynı zamanda ilahi mesajı kabul etme ve ona göre hareket etme anlamını da taşıdığını belirtir. Ayetteki 'semi'nâ', mücrimlerin artık ilahi hakikatleri işitip anladıklarını ve pişmanlıklarını dile getirdiklerini vurgular."}]},{"word":"فَٱرْجِعْنَا","root":"ر ج ع","rootLatin":"R-C-A","meaning":"Bizi geri çevir, bizi dünyaya geri gönder anlamındadır ve mücrimlerin pişmanlıkla dünyaya dönme isteklerini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"R-C-A kökü, bir yerden dönmek, geri gelmek anlamına gelir. 'İrcâ'' ise birini geri göndermek demektir. Ayetteki 'farcı'nâ', mücrimlerin ahiretteki azabı gördükten sonra, dünyaya geri dönerek iyi ameller işleme arzusunu dile getirmelerini ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"R-C-A, bir şeyin geldiği yere geri dönmesi veya döndürülmesi demektir. 'İrcâ'' emri, Allah'tan dünyaya geri gönderilmeyi talep etmektir. Bu ayette, mücrimlerin pişmanlıklarının ve telafi etme isteklerinin bir ifadesidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"R-C-A fiili, bir şeyin başlangıç noktasına dönmesi veya döndürülmesi anlamını taşır. 'İrcâ'' fiili, bir şeyi geri çevirmek, iade etmek demektir. Ayetteki 'farcı'nâ', mücrimlerin dünya hayatına geri dönerek, ahiretteki bu kötü durumlarını değiştirecek ameller işleme umutlarını yansıtır."}]},{"word":"مُوقِنُونَ","root":"ي ق ن","rootLatin":"Y-K-N","meaning":"Kesin olarak inananlar, şüphe duymayanlar anlamındadır ve mücrimlerin ahiretteki gerçekleri gördükten sonra ulaştıkları kesin imanı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Y-K-N kökü, şüpheden uzak, kesin bilgiye ulaşmak demektir. 'Yakîn', şüpheye yer bırakmayan kesin bilgidir. 'Mûkınûn', kesin bilgiye sahip olanlar, şüphe etmeyenlerdir. Ayetteki 'innâ mûkınûn', mücrimlerin dünya hayatında şüphe ettikleri veya inkar ettikleri ahiret gerçeklerine artık kesin olarak inandıklarını ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Y-K-N, bir şeyin hakikatini kesin olarak bilmek, şüpheyi ortadan kaldırmak demektir. 'Yakîn', ilmin en yüksek derecesidir. Mücrimlerin 'mûkınûn' demesi, dünya hayatında sahip olmadıkları bu kesin imana, ahiretteki gerçekleri gördükten sonra ulaştıklarını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'yakîn' kavramının Kur'an'da sadece entelektüel bir bilgiyi değil, aynı zamanda kalbi bir tasdiki ve tam bir teslimiyeti ifade ettiğini belirtir. 'Mûkınûn', bu kesin imana ulaşanlardır. Ayetteki bağlamda, mücrimlerin bu imana çok geç, azabı gördükten sonra ulaşmalarının bir ifadesidir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["dirilis","hesap-mizan","ahiret-mukafat","tovbe","iman"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَلَوْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf ve Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَلَوْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve eğer","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":2,"surface":"تَرَىٰٓ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-ا-ي","rootLatin":"r-'-y","lemma":"رَأَى","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"görsen","irabMarker":"takdîrî damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":3,"surface":"إِذِ","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf olduğu için mebnî","gloss":"o zaman ki","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Zaman zarfı","izafet":"Muzâf"},{"position":4,"surface":"ٱلْمُجْرِمُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ج-ر-م","rootLatin":"j-r-m","lemma":"مُجْرِم","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"İz zarfının fâili olduğu için merfû","gloss":"suçlular","irabMarker":"vâv ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mübteda"},{"position":5,"surface":"نَاكِسُوا۟","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ن-ك-س","rootLatin":"n-k-s","lemma":"نَاكِس","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû (vâv ile)","gloss":"eğmiş olanlar","irabMarker":"vâv ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Haber","izafet":"Muzâf"},{"position":6,"surface":"رُءُوسِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ا-س","rootLatin":"r-'-s","lemma":"رَأْس","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"başları","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh","izafet":"Muzâf"},{"position":6,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":7,"surface":"عِندَ","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عِنْدَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"yanında","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mekân zarfı","izafet":"Muzâf"},{"position":8,"surface":"رَبِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Rabbi","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh","izafet":"Muzâf"},{"position":8,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":9,"surface":"رَبَّنَآ","pos":"isim","posDetail":"Münada","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Nida harfi hazfedilmiş münada olduğu için mansûb","gloss":"Rabbimiz","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Münâdâ","izafet":"Muzâf"},{"position":9,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"bizim","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":10,"surface":"أَبْصَرْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ب-ص-ر","rootLatin":"b-s-r","lemma":"أَبْصَرَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"gördük","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":11,"surface":"وَسَمِعْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"س-م-ع","rootLatin":"s-m-'","lemma":"سَمِعَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ve işittik","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":12,"surface":"فَٱرْجِعْنَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"o halde","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":12,"surface":"ٱرْجِعْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ر-ج-ع","rootLatin":"r-j-'","lemma":"رَجَعَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"geri çevir","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Emir fiil"},{"position":12,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bizi","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":13,"surface":"نَعْمَلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-م-ل","rootLatin":"'-m-l","lemma":"عَمِلَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir fiilinin cevabı olduğu için meczûm","gloss":"işleyelim","irabMarker":"sükûn ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":14,"surface":"صَـٰلِحًا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-ل-ح","rootLatin":"s-l-h","lemma":"صَالِح","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"iyi iş","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":15,"surface":"إِنَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"doğrusu biz"},{"position":15,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"biz","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Nâsih harfin ismi"},{"position":16,"surface":"مُوقِنُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ي-ق-ن","rootLatin":"y-q-n","lemma":"مُوقِن","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"kesin olarak inananlarız","irabMarker":"vâv ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Nâsih harfin haberi"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Velev"},{"position":2,"translit":"terâ"},{"position":3,"translit":"iżi"},{"position":4,"translit":"lmucrimûne"},{"position":5,"translit":"nâkisû"},{"position":6,"translit":"ruûsihim"},{"position":7,"translit":"‘inde"},{"position":8,"translit":"rabbihim"},{"position":9,"translit":"rabbenâ"},{"position":10,"translit":"ebsarnâ"},{"position":11,"translit":"vesemi'nâ"},{"position":12,"translit":"ferci'nâ"},{"position":13,"translit":"na'mel"},{"position":14,"translit":"sâlihan"},{"position":15,"translit":"innâ"},{"position":16,"translit":"mûkinûn(e)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *32/12*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmet Avni Konuk · *32/12*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *32/12*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *32/12*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *32/12*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12. ayetler*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12. Ayet*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *12. Ayet*
- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk · *32/12*
- **Nebe' Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *32/12*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *32/12*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9** — Ahmet Avni Konuk · *32/12*
