# Secde Sûresi, 19. Âyet (32:19)

> أَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ فَلَهُمْ جَنَّـٰتُ ٱلْمَأْوَىٰ نُزُلًۢا بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

*Emmâ-lleżîne âmenû ve'amilû-ssâlihâti felehum cennâtu-lme/vâ nuzulen bimâ kânû ya'melûn(e)*

**Meal (Diyanet):** İman edip salih amel işleyenlere gelince, onlar için, yapmakta olduklarına karşılık bir mükafat olarak Me'va cennetleri vardır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/32/19

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Secde Suresi'nin 19. ayeti, iman ve salih amellerin ahiretteki karşılığını, özellikle de cennet konaklarını vurgulamaktadır. Ayet, müminlerin eylemleri ile alacakları mükafat arasındaki doğrudan ilişkiyi dilbilimsel olarak ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"ءَامَنُوا۟","root":"أ م ن","rootLatin":"E-M-N","meaning":"Allah'a ve O'nun bildirdiklerine kalben tasdik edip güvenmek, iman etmek anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman (أمن), korkunun zıddı olan emniyet kökünden gelir. Kur'an'da ise genellikle kalbin tasdiki ve güveni ifade eder. Bu ayetteki 'âmenû' fiili, sadece sözlü ikrarı değil, aynı zamanda kalbin tam bir teslimiyetle Allah'a inanmasını ve bu inancın getirdiği güveni ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İzutu'ya göre 'iman' kavramı, Kur'an'da sadece bir inanç beyanı değil, aynı zamanda Allah ile insan arasında kurulan bir 'güven' ilişkisidir. Bu ayetteki kullanımı, müminlerin Allah'a duydukları bu derin güvenin, salih amellerle pekişerek ahiretteki mükafatı hak etmelerini sağladığını gösterir."}]},{"word":"عَمِلُوا۟","root":"ع م ل","rootLatin":"A-M-L","meaning":"Bir işi yapmak, icra etmek, eylemde bulunmak demektir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Amel (عمل), bir fiili kasten ve iradi olarak yerine getirmektir. Ayetteki 'amilû' fiili, müminlerin imanlarının bir tezahürü olarak ortaya koydukları bilinçli ve iradeli eylemleri, yani salih amelleri ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Amel, bir fiilin kasıtlı olarak yapılmasıdır. Kur'an'da genellikle hayırlı veya şerli fiiller için kullanılır. Bu ayette 'salihât' kelimesiyle birlikte kullanılması, yapılan işlerin sadece bir eylem olmakla kalmayıp, aynı zamanda Allah katında makbul ve faydalı işler olduğunu vurgular."}]},{"word":"ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ","root":"ص ل ح","rootLatin":"S-L-H","meaning":"İyi, doğru, faydalı ve ıslah edici işler anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Salih (صالح), fesadın zıddıdır ve doğru, iyi, faydalı olanı ifade eder. 'Salihât' ise bu niteliklere sahip olan amellerdir. Ayetteki kullanımı, müminlerin sadece herhangi bir iş yapmakla kalmayıp, bu işlerin Allah'ın rızasına uygun, topluma faydalı ve bireyi ıslah edici nitelikte olması gerektiğini belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Salah (صلاح), bir şeyin bozukluktan kurtulup doğru ve düzgün hale gelmesidir. 'Salihât' kelimesi, hem kişinin kendi nefsini ıslah eden hem de başkalarına fayda sağlayan, Allah'ın emirlerine uygun olan her türlü güzel ameli kapsar. Bu ayette, imanın pratik bir yansıması olarak bu tür amellerin önemi vurgulanır."}]},{"word":"جَنَّـٰتُ","root":"ج ن ن","rootLatin":"C-N-N","meaning":"Ağaçlarla örtülü, gizli ve gözden uzak bahçeler; ahiretteki mükafat yurdu olan cennetler.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Cennet (جنة), 'cenne' fiilinden türemiştir ve örtmek, gizlemek anlamına gelir. Ağaçların sık dallarıyla yerin örtülmesinden dolayı bahçelere cennet denilmiştir. Ayetteki 'cennât' kelimesi, müminlere vaat edilen, güzellikleri ve nimetleri gözlerden gizli olan ahiret bahçelerini ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Cennet, lügatte ağaçlarla örtülü bahçe demektir. Şer'i ıstılahta ise müminlerin ahiretteki ebedi ikametgahı olan nimet yurdudur. Bu ayette 'cennât' kelimesi, iman eden ve salih amel işleyenlere verilecek olan çok sayıdaki ve çeşitli nimetlerle dolu bahçeleri, yani cennetleri işaret eder."}]},{"word":"ٱلْمَأْوَىٰ","root":"أ و ي","rootLatin":"E-V-Y","meaning":"Sığınılacak, barınılacak yer, ikametgah.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Me'vâ (مأوى), 'evâ' fiilinden türemiş olup, bir yere sığınmak, barınmak anlamındadır. Kur'an'da genellikle ahiretteki nihai varış yerini ifade eder. Bu ayette 'cennâtü'l-me'vâ' terkibi, cennetlerin müminler için ebedi bir sığınak, huzur ve ikametgah olacağını belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Me'vâ, kişinin dönüp sığındığı, ikamet ettiği yerdir. Ayetteki 'el-me'vâ' kelimesi, cennetlerin müminler için sadece geçici bir konaklama yeri değil, aynı zamanda ebedi ve güvenli bir sığınak, nihai bir varış noktası olduğunu vurgular."}]},{"word":"نُزُلًۢا","root":"ن ز ل","rootLatin":"N-Z-L","meaning":"Misafire ikram edilen şey, konuk ağırlama, ziyafet.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nüzül (نزل), misafire hazırlanan yiyecek ve içecek demektir. Ayetteki 'nüzülen' kelimesi, cennetlerin müminler için bir misafir ağırlama yeri gibi, en güzel nimetlerle donatılmış bir ikram ve ziyafet yeri olduğunu ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Nüzül, misafir için hazırlanan ilk ikramdır. Bu ayetteki 'nüzülen' kelimesi, cennetlerin müminler için bir karşılama hediyesi, bir ziyafet ve ilk ikram olarak sunulacağını mecazi bir anlatımla ifade eder. Bu, cennet nimetlerinin bolluğunu ve değerini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","iman","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَمَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Şart ve Tafsîl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَمَّا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"gelince","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Şart edatı"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"o kimseler ki","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Mübteda"},{"position":3,"surface":"ءَامَنُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ا-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iman ettiler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":4,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"و","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":4,"surface":"عَمِلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-م-ل","rootLatin":"'-m-l","lemma":"عَمِلَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"işlediler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":5,"surface":"ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil Cemi Müennes Salim","root":"ص-ل-ح","rootLatin":"s-l-h","lemma":"صَالِحَة","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için kesra ile mansûb","gloss":"salih amelleri","irabMarker":"kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":6,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Cevap Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":6,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":6,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"onlar","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":7,"surface":"جَنَّـٰتُ","pos":"isim","posDetail":"İsim Cemi Müennes Salim","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"c-n-n","lemma":"جَنَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda-i muahhar olduğu için merfû","gloss":"cennetler","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mübteda","izafet":"Muzâf"},{"position":8,"surface":"ٱلْمَأْوَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mekân","root":"ا-و-ي","rootLatin":"a-w-y","lemma":"مَأْوَى","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için takdiren mecrûr","gloss":"barınak","irabMarker":"takdîrî kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":9,"surface":"نُزُلًۢا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ن-ز-ل","rootLatin":"n-z-l","lemma":"نُزُل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"konak olarak","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Hâl"},{"position":10,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"sebebiyle","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":10,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"şey","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":11,"surface":"كَانُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nâkıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idiler","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":12,"surface":"يَعْمَلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-م-ل","rootLatin":"'-m-l","lemma":"عَمِلَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"yapıyorlar","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâri fiil"}]

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Emmâ"},{"position":2,"translit":"lleżîne"},{"position":3,"translit":"âmenû"},{"position":4,"translit":"ve'amilû"},{"position":5,"translit":"ssâlihâti"},{"position":6,"translit":"felehum"},{"position":7,"translit":"cennâtu"},{"position":8,"translit":"lme/vâ"},{"position":9,"translit":"nuzulen"},{"position":10,"translit":"bimâ"},{"position":11,"translit":"kânû"},{"position":12,"translit":"ya'melûn(e)"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *32/19*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *32/19*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *32/19*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *32/19*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *19. Ayette*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *19. Ayet*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *19. Ayet*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *19. Ayette*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *32/19*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *32/19*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *19. Ayet*
- **Secde Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *19. Ayet*
