# Secde Sûresi, 21. Âyet (32:21)

> وَلَنُذِيقَنَّهُم مِّنَ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَدْنَىٰ دُونَ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَكْبَرِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

*Velenużîkannehum mine-l'ażâbi-l-ednâ dûne-l'ażâbi-l-ekberi le'allehum yerci'ûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Andolsun, dönsünler diye biz onlara (ahiretteki) en büyük azaptan önce (dünyadaki) yakın azabı elbette tattıracağız.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/32/21

---

## Tefsir

{"topics":["imtihan-bela","ahiret-mukafat","tovbe","hidayet-dalalet"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Secde Suresi 21. ayet, Allah'ın insanlara büyük azaptan önce dünya azabını tattırmasını ve bunun amacını dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır. Ayet, 'azap' ve 'dönüş' kavramları üzerinden ilahi uyarı ve tövbe imkanını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"لَنُذِيقَنَّهُم","root":"ذ و ق","rootLatin":"Z-V-Q","meaning":"Allah'ın insanlara bir şeyi tattırması, deneyimletmesi, burada azabı deneyimletmesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zevk' (ذوق) kelimesinin aslen bir şeyin tadını dil ile idrak etmek olduğunu belirtir. Ancak mecazi olarak bir şeyin sonucunu veya etkisini deneyimlemek, hissetmek anlamında da kullanılır. Ayetteki 'lenuzîkannahum' ifadesi, Allah'ın insanlara dünya azabının acısını bizzat yaşatacağını, hissettireceğini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, Kur'an'daki 'tattırma' (إذاقة) fiilinin genellikle mecazi anlamda kullanıldığını ve bir şeyin sonucunu veya cezasını yaşatmak anlamına geldiğini belirtir. Bu ayette de 'azabı tattırmak', azabın acısını ve etkisini onlara hissettirmek demektir."}]},{"word":"ٱلْعَذَابِ","root":"ع ذ ب","rootLatin":"A-Z-B","meaning":"İnsanlara verilen ceza, eziyet veya sıkıntı, burada hem dünya hem de ahiret azabını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'azab' (عذاب) kelimesinin kökeninin 'azb' (عذب) yani tatlı su ile ilişkili olduğunu, ancak 'azab'ın tatlı sudan mahrum bırakma, yani rahatlıktan uzaklaştırma ve sıkıntı verme anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'el-azâb' hem dünya hayatındaki sıkıntıları hem de ahiretteki cezayı kapsayan geniş bir anlam taşır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'azab'ın, nefse acı veren her şey olduğunu ve bunun hem dünyevi hem de uhrevi olabileceğini ifade eder. Ayette 'el-azâbü'l-ednâ' (dünya azabı) ve 'el-azâbü'l-ekber' (büyük azap) şeklinde iki farklı azap türünden bahsedilmesi, bu kelimenin geniş kapsamını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'azab' kavramının sadece fiziksel bir cezayı değil, aynı zamanda psikolojik bir ıstırabı ve ilahi bir uyarıyı da içerdiğini vurgular. Bu ayetteki 'azab', insanları doğru yola döndürme amacı taşıyan bir ilahi müdahale olarak sunulur."}]},{"word":"ٱلْأَدْنَىٰ","root":"د ن و","rootLatin":"D-N-V","meaning":"Daha yakın, daha aşağı veya daha az anlamında olup, burada dünya azabını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ednâ' (أدنى) kelimesinin 'denâvet' (دناوة) kökünden geldiğini ve 'daha yakın' veya 'daha aşağı' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'el-azâbü'l-ednâ', ahiret azabına kıyasla daha yakın olan dünya azabını veya şiddeti daha az olan azabı ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ednâ'nın hem mekansal yakınlığı hem de mertebece aşağılığı ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, ahiret azabına göre hem zaman olarak daha yakın olan dünya azabını hem de şiddet olarak daha hafif olan azabı kasteder."}]},{"word":"ٱلْأَكْبَرِ","root":"ك ب ر","rootLatin":"K-B-R","meaning":"Daha büyük, daha yüce veya daha şiddetli anlamında olup, burada ahiret azabını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ekber' (أكبر) kelimesinin 'kiber' (كبر) kökünden geldiğini ve büyüklük, yücelik veya şiddet anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'el-azâbü'l-ekber', dünya azabına kıyasla hem süresi hem de şiddeti bakımından çok daha büyük ve kalıcı olan ahiret azabını ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ekber'in 'büyüklük' ifade eden bir sıfat olduğunu ve burada azabın niteliğini vurguladığını belirtir. 'El-azâbü'l-ekber' ifadesi, dünya azabının geçiciliğine ve hafifliğine karşılık, ahiret azabının sonsuzluğunu ve şiddetini ortaya koyar."}]},{"word":"يَرْجِعُونَ","root":"ر ج ع","rootLatin":"R-C-A","meaning":"Geri dönmek, vazgeçmek, tövbe etmek veya doğru yola dönmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'rücû' (رجوع) kelimesinin aslen bir yerden veya durumdan geri dönmek anlamına geldiğini belirtir. Kur'an'da ise genellikle günah ve isyandan tövbe ederek Allah'a dönmek, doğru yola gelmek anlamında kullanılır. Ayetteki 'yercî'ûn' ifadesi, dünya azabının insanları gafletten uyandırıp Allah'a ve doğru yola dönmelerini sağlamak amacını taşır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'rücû' kavramının Kur'an'da hem fiziksel bir dönüşü hem de manevi bir dönüşü ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'yercî'ûn', insanların yanlış inanç ve davranışlarından vazgeçip Allah'ın emirlerine uymaya yönelmeleri, yani tövbe etmeleri anlamında kullanılmıştır."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَلَنُذِيقَنَّهُم","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ذ-و-ق","rootLatin":"dh-w-q","lemma":"أَذَاقَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Tevkid Nûnu ile birleştiği için mebnî","gloss":"ve tattıracağız onlara"},{"position":1,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"elbette"},{"position":1,"surface":"نُذِيقَنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ذ-و-ق","rootLatin":"dh-w-q","lemma":"أَذَاقَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Tevkid Nûnu ile birleştiği için mebnî","gloss":"tattıracağız"},{"position":1,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onlara"},{"position":2,"surface":"مِّنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den"},{"position":3,"surface":"ٱلْعَذَابِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"'-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"azaptan"},{"position":4,"surface":"ٱلْأَدْنَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"د-ن-و","rootLatin":"d-n-w","lemma":"أَدْنَى","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"en yakın"},{"position":5,"surface":"دُونَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"د-و-ن","rootLatin":"d-w-n","lemma":"دُونَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"önce"},{"position":6,"surface":"ٱلْعَذَابِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"'-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"azabın"},{"position":7,"surface":"ٱلْأَكْبَرِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"ك-ب-ر","rootLatin":"k-b-r","lemma":"أَكْبَر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"en büyük"},{"position":8,"surface":"لَعَلَّهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَعَلَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"umulur ki onlar"},{"position":8,"surface":"لَعَلَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَعَلَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"umulur ki"},{"position":8,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"لَعَلَّ'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"onlar"},{"position":9,"surface":"يَرْجِعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-ج-ع","rootLatin":"r-j-'-","lemma":"رَجَعَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"dönerler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Secde Sûresi** · *32/21*
- **Secde Sûresi** · *32/21*
- **Secde Sûresi** · *32/21*
- **Secde Sûresi** · *32/21*
- **Secde Sûresi** · *21. Ayet*
- **Secde Sûresi** · *21. Ayet*
- **Kelime-i Şîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *32/21*
- **Kelime-i Şîsiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *32/21*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13** — Ahmed Avni Konuk · *32/21*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13** — Ahmed Avni Konuk · *32/21*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmed Avni Konuk · *32/21*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmed Avni Konuk · *32/21*
