# Secde Sûresi, 26. Âyet (32:26)

> أَوَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ أَهْلَكْنَا مِن قَبْلِهِم مِّنَ ٱلْقُرُونِ يَمْشُونَ فِى مَسَـٰكِنِهِمْ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ ۖ أَفَلَا يَسْمَعُونَ

*Eve lem yehdi lehum kem ehleknâ min kablihim mine-lkurûni yemşûne fî mesâkinihim(c) inne fî żâlike leâyât(in)(s) efelâ yesme'ûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Yurtlarında gezip dolaştıkları nice nesilleri helak etmiş olmamız, onlar için yol gösterici olmadı mı? Şüphesiz bunda ibretler vardır. Hala duymayacaklar mı?

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/32/26

---

## Tefsir

{"topics":["kissa-gecmis-kavimler","tabiat-ayetleri","hidayet-dalalet","musrikler"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Secde Suresi 26. ayet, geçmiş nesillerin helak edilişini ve onların yurtlarında dolaşmayı bir ibret vesilesi olarak sunarak, insanları doğru yola yönelmeye ve işitmeye davet etmektedir. Ayet, helak, nesiller, meskenler ve ayetler gibi kavramlar üzerinden uyarıcı bir mesaj vermektedir.","keyConcepts":[{"word":"يَهْدِ","root":"ه د ي","rootLatin":"H-D-Y","meaning":"Doğru yolu göstermek, rehberlik etmek, yoluna koymak anlamındadır ve ayette geçmiş kavimlerin helakinin bir yol gösterici olup olmadığı sorgulanmaktadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hedy' (هدي) kelimesinin asıl anlamının lütufla yol göstermek olduğunu belirtir. Ayetteki 'yehdî' fiili, geçmiş kavimlerin akıbetinin, muhataplar için bir ibret ve doğru yolu gösteren bir işaret olup olmadığını sormaktadır. Bu, Allah'ın insanlara doğru yolu gösterme lütfunu hatırlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hidayet' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın insanlara doğru yolu göstermesi, onları hakikate ulaştırması anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayette ise, geçmişin yıkımının bir 'hidayet' vesilesi olup olmadığı, yani insanların bu olaylardan ders çıkarıp doğru yolu bulup bulmadıkları sorgulanmaktadır."}]},{"word":"أَهْلَكْنَا","root":"ه ل ك","rootLatin":"H-L-K","meaning":"Yok etmek, helak etmek, mahvetmek anlamındadır ve ayette Allah'ın önceki nesilleri nasıl yok ettiğine vurgu yapılmaktadır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'helak' kelimesinin Kur'an'da genellikle bir şeyin tamamen ortadan kalkması, yok olması anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'ehleknâ' ifadesi, Allah'ın kudretini ve geçmiş kavimlerin işledikleri günahlar yüzünden uğradıkları kesin sonu ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'helak' (هلاك) kelimesinin bir şeyin faydasız hale gelmesi, bozulması ve nihayetinde yok olması anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'ehleknâ' fiili, Allah'ın önceki nesilleri tamamen ortadan kaldırdığını, onların varlıklarını sona erdirdiğini ve bunun bir ibret olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'helak' kavramının Kur'an'da genellikle ilahi bir ceza olarak, bir kavmin veya kişinin yeryüzünden silinmesi şeklinde tezahür ettiğini belirtir. Bu ayetteki kullanımı, geçmiş kavimlerin akıbetinin, yaşayanlar için bir uyarı ve ders niteliği taşıdığını gösterir."}]},{"word":"الْقُرُونِ","root":"ق ر ن","rootLatin":"K-R-N","meaning":"Nesiller, çağlar, zaman dilimleri anlamındadır ve ayette geçmişte yaşamış topluluklara işaret etmektedir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'karn' (قرن) kelimesinin bir araya gelmiş, birbirine yakın yaşayan insan topluluğu anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'el-kurûn' ifadesi, geçmişte yaşamış, belirli bir zaman diliminde var olmuş ve helak edilmiş nesilleri kasteder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'karn' (قرن) kelimesinin hem belirli bir zaman dilimini hem de o zaman diliminde yaşayan insan topluluğunu ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'minel-kurûn' ifadesi, önceki nesillerin, yani geçmişte yaşamış ve helak edilmiş toplulukların bir ibret vesilesi olduğunu vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'karn'ın bir asır veya bir nesil anlamına geldiğini, insanların bir araya gelip yaşadığı dönemi ifade ettiğini açıklar. Ayetteki 'el-kurûn' kelimesi, geçmişte yaşamış ve helak olmuş birçok neslin varlığını hatırlatarak, onların akıbetinden ders çıkarılması gerektiğini ima eder."}]},{"word":"مَسَاكِنِهِمْ","root":"س ك ن","rootLatin":"S-K-N","meaning":"Meskenler, yurtlar, ikamet edilen yerler anlamındadır ve ayette helak olan kavimlerin geride kalan boş yurtlarına işaret etmektedir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'mesken' (مسكن) kelimesinin 'sükûn' (sakin olmak, yerleşmek) kökünden geldiğini ve insanların ikamet ettiği, huzur bulduğu yer anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'mesâkinihim' ifadesi, helak olan kavimlerin bir zamanlar yaşadığı, şimdi ise harabe haline gelmiş yurtlarını ifade eder ve bu durumun bir ibret olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sükûn' (سكون) kelimesinin hareketin zıttı olduğunu ve 'mesken'in (مسكن) de insanın içinde sükûnet bulduğu yer olduğunu açıklar. Ayetteki 'fî mesâkinihim' ifadesi, helak olan kavimlerin bir zamanlar huzur içinde yaşadıkları, şimdi ise harabeye dönmüş yurtlarında gezip dolaşmanın, onların akıbetinden ders çıkarılması için bir vesile olduğunu gösterir."}]},{"word":"لَآيَاتٍ","root":"أ ي ي","rootLatin":"E-Y-Y","meaning":"İşaretler, deliller, ibretler anlamındadır ve ayette geçmiş kavimlerin helakinde ve yurtlarında dolaşmada alınacak dersler olduğunu belirtir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'âyet' (آية) kelimesinin bir alamet, bir işaret anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'leâyâtin' ifadesi, geçmiş nesillerin helakinin ve onların yurtlarının, Allah'ın kudretine ve uyarılarına dair açık ve anlaşılır deliller olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'âyet' (آية) kelimesinin, bir şeyin varlığına veya doğruluğuna delalet eden açık bir işaret olduğunu ifade eder. Ayetteki 'leâyâtin' ifadesi, geçmiş kavimlerin akıbetinin ve onların meskenlerinin, düşünenler için Allah'ın varlığına, kudretine ve uyarılarına dair kesin ve açık ibretler, deliller olduğunu belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'âyet' kavramının Kur'an'da hem kozmik işaretleri (tabiat olayları) hem de peygamberlerin mucizelerini ve geçmiş kavimlerin akıbetlerini kapsayan geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu açıklar. Bu ayetteki 'leâyâtin' ifadesi, geçmiş nesillerin helakinin, Allah'ın gücünü ve adaletini gösteren, insanları doğru yola sevk etmesi gereken somut ve tarihi 'işaretler' olduğunu vurgular."}]},{"word":"يَسْمَعُونَ","root":"س م ع","rootLatin":"S-M-Ayn","meaning":"İşitmek, dinlemek, kulak vermek anlamındadır ve ayette geçmişin ibretlerine karşı duyarsızlığı sorgulamaktadır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'semâ'' (سمع) kelimesinin sadece fiziksel işitme değil, aynı zamanda anlama ve idrak etme anlamında da kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'yesme'ûn' ifadesi, geçmiş kavimlerin akıbetine dair uyarıları sadece duymakla kalmayıp, aynı zamanda onlardan ders çıkarıp anlamalarını ve gereğini yapmalarını beklediğini ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'semâ'' (سمع) kelimesinin hem kulağın sesi algılaması hem de söylenen şeyi anlayıp kabul etmesi anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'efelâ yesme'ûn' ifadesi, geçmişin ibretlerinin açıkça ortada olmasına rağmen, insanların bu uyarılara kulak verip anlamadıklarını ve gereğini yapmadıklarını hayretle sorgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'semâ'' fiilinin Kur'an'da genellikle sadece işitme eylemini değil, aynı zamanda işitilen şeye icabet etme, itaat etme ve ders çıkarma anlamlarını da içerdiğini belirtir. Bu ayetteki kullanım, geçmişin derslerine karşı gösterilen duyarsızlığı ve bu derslerden faydalanmama durumunu eleştirel bir şekilde sorgulamaktadır."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"mi?"},{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"لَمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cezm","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil mi?"},{"position":2,"surface":"يَهْدِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"هَدَى","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Harf-i cezm (لَمْ) ile meczûm olduğu için sonundaki illet harfi düşmüştür.","gloss":"yol göstermedi mi?"},{"position":3,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"için"},{"position":3,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlara"},{"position":4,"surface":"كَمْ","pos":"harf","posDetail":"İstifhamiye/Haberiyye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَمْ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb (takdiri: كم قرنا أهلكنا)","gloss":"nice, ne kadar"},{"position":5,"surface":"أَهْلَكْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ه-ل-ك","rootLatin":"h-l-k","lemma":"أَهْلَكَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"helak ettik"},{"position":6,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"den, dan"},{"position":7,"surface":"قَبْلِ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ق-ب-ل","rootLatin":"q-b-l","lemma":"قَبْل","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"önce"},{"position":7,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":8,"surface":"مِّنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"den, dan"},{"position":9,"surface":"ٱلْقُرُونِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-ر-ن","rootLatin":"q-r-n","lemma":"قَرْن","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"nesiller"},{"position":10,"surface":"يَمْشُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"م-ش-ي","rootLatin":"m-ş-y","lemma":"مَشَى","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"yürürler"},{"position":11,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde"},{"position":12,"surface":"مَسَـٰكِنِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mekân","root":"س-ك-ن","rootLatin":"s-k-n","lemma":"مَسْكَن","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"meskenleri"},{"position":12,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":13,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"şüphesiz"},{"position":14,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde"},{"position":15,"surface":"ذَٰلِكَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bu"},{"position":16,"surface":"لَـَٔايَـٰتٍ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ي-ي","rootLatin":"'-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb (Lâm-ı ibtida ile)","gloss":"elbette ibretler"},{"position":17,"surface":"أَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"mi?"},{"position":17,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"o halde"},{"position":17,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":18,"surface":"يَسْمَعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"س-م-ع","rootLatin":"s-m-ʿ","lemma":"سَمِعَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"işitmezler mi?"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Secde Sûresi** · *32/26*
- **Secde Sûresi** · *32/26*
- **Secde Sûresi** · *32/26*
- **Secde Sûresi** · *32/26*
- **Secde Sûresi** · *26. Ayet*
- **Secde Sûresi** · *26. Ayet*
- **Secde Sûresi** · *32/26*
- **Secde Sûresi** · *32/26*
- **Secde Sûresi** · *26. Ayet*
- **Secde Sûresi** · *26. Ayet*
