# Ahzâb Sûresi, 12. Âyet (33:12)

> وَإِذْ يَقُولُ ٱلْمُنَـٰفِقُونَ وَٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ مَّا وَعَدَنَا ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥٓ إِلَّا غُرُورًا

*Ve-iż yekûlu-lmunâfikûne velleżîne fî kulûbihim meradun mâ ve'adena(A)llâhu verasûluhu illâ ġurûrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, "Allah ve Resulü bize, ancak aldatmak için vaadde bulunmuşlar" diyorlardı.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/33/12

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Ahzâb Suresi'nin 12. ayeti, münafıkların ve kalplerinde hastalık bulunanların, Allah ve Resulü'nün vaatlerini 'gurûr' (aldatıcı vaat) olarak nitelemelerini ele almaktadır. Ayet, bu kişilerin iman zafiyetini ve hakikati çarpıtma eğilimini dilbilimsel olarak ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْمُنَـٰفِقُونَ","root":"ن ف ق","rootLatin":"n-f-q","meaning":"Dışarıdan Müslüman görünüp içten inkâr eden, ikiyüzlü kimseler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nifak kelimesinden türemiş olup, 'nafak' (tünel) kelimesiyle ilişkilidir. Tünelin bir giriş ve bir çıkışı olduğu gibi, münafık da bir taraftan girip diğer taraftan çıkar, yani bir yüzüyle inanmış görünürken diğer yüzüyle inkâr eder. Ayetteki kullanımı, bu ikiyüzlülüğün Allah ve Resulü'nün vaatlerini küçümsemek şeklinde tezahür ettiğini gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Münafık, İslam'ı kabul etmiş gibi görünen ancak kalbinde küfrü gizleyen kişidir. Bu ayetteki 'diyorlardı' ifadesi, onların bu içsel durumlarını sözleriyle dışa vurduklarını ve iman edenlere karşı bir tavır sergilediklerini belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Nifak kavramı, Kur'an'da 'iman'ın zıddı olarak ele alınır ve 'küfür'den daha tehlikeli bir durum olarak resmedilir. Münafıklar, dış görünüşleriyle Müslüman toplumun bir parçası gibi davransalar da, içsel olarak İslam'a karşıdırlar. Ayetteki 'Allah ve Peygamberi bize sadece kuru vaadlerde bulundular' sözü, onların bu içsel inkârlarını ve alaycı tutumlarını açıkça ortaya koyar."}]},{"word":"مَّرَضٌ","root":"م ر ض","rootLatin":"m-r-d","meaning":"Kalpteki şüphe, zayıflık, iman eksikliği veya ahlaki bozukluk gibi manevi hastalık.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Maraz, bedendeki hastalığın yanı sıra, Kur'an'da genellikle kalpteki manevi rahatsızlıklar için kullanılır. Bu, şüphe, nifak, şehvet veya ahlaki bozukluk gibi durumları ifade eder. Ayetteki 'kalplerinde hastalık olanlar' ifadesi, onların imanlarının zayıf olduğunu, şüphe içinde olduklarını ve bu yüzden Allah'ın vaatlerine güvenmediklerini belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Maraz, kalbin iman ve yakin nurundan mahrum kalmasıdır. Bu durum, kişinin hakikati idrak etmesini engeller ve onu şüpheye düşürür. Ayetteki bağlamda, bu hastalık, münafıkların vaatleri 'gurûr' olarak görmelerine neden olan temel zihinsel ve ruhsal bozukluğu ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da 'kalpteki hastalık' ifadesi, genellikle nifak, şüphe, haset ve şehvet gibi olumsuz duygusal ve ahlaki durumları tanımlar. Bu hastalık, kişinin doğruyu yanlıştan ayırma yeteneğini zayıflatır ve onu yanılgıya sürükler. Ayette, bu hastalığın, Allah'ın vaatlerine karşı güvensizlik ve alaycılık şeklinde tezahür ettiği görülür."}]},{"word":"وَعَدَنَا","root":"و ع د","rootLatin":"w-'-d","meaning":"Allah ve Resulü'nün müminlere zafer, yardım ve cennet gibi konularda verdiği sözler.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Va'd, bir şeyin olacağına dair verilen sözdür. Kur'an'da Allah'ın vaatleri genellikle hayır ve müjde içerir. Ayetteki 'bize vaat etti' ifadesi, münafıkların, Allah ve Resulü'nün müminlere zafer ve yardım gibi konularda verdiği sözleri kastettiklerini gösterir."},{"author":"Ebû'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Va'd, gelecekte bir şeyin gerçekleşeceğine dair kesin bir bildirimdir. Allah'ın vaatleri, asla değişmez ve mutlaka gerçekleşir. Münafıkların bu vaatleri 'gurûr' olarak nitelemesi, onların Allah'ın kudretine ve sözüne olan inançsızlıklarını ortaya koyar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Va'd kavramı, Kur'an'da Allah'ın insanlara yönelik taahhütlerini ifade eder. Bu taahhütler, genellikle ahiret mükafatları, dünyevi zaferler veya ilahi yardım gibi konularda olur. Münafıkların bu vaatleri 'kuru' veya 'aldatıcı' olarak görmesi, onların ahiret inançlarının zayıflığını ve dünyevi çıkarlara odaklandıklarını gösterir."}]},{"word":"غُرُورًا","root":"غ ر ر","rootLatin":"ğ-r-r","meaning":"Aldatıcı, boş, gerçek dışı vaatler veya aldanma hali.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Gurûr, bir şeyi olduğundan farklı, daha iyi veya daha cazip göstererek aldatmaktır. Bu, hem aldatma eylemini hem de aldanma halini ifade edebilir. Ayetteki kullanımı, münafıkların Allah ve Resulü'nün vaatlerini gerçek dışı, boş ve aldatıcı olarak gördüklerini, bu vaatlerin kendilerini boş yere oyaladığını düşündüklerini belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Gurûr, kişinin bir şeye aldanması, onun gerçek mahiyetini idrak edememesidir. Münafıklar, Allah'ın vaatlerini bir aldatmaca olarak görerek, aslında kendi kendilerini aldatmış olurlar. Bu ifade, onların iman zafiyetinin ve hakikati çarpıtma eğiliminin bir göstergesidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Gurûr, Kur'an'da genellikle şeytanın insanları aldatması veya dünya hayatının geçici cazibeleriyle insanları yanıltması bağlamında kullanılır. Münafıkların Allah'ın vaatlerini 'gurûr' olarak nitelemesi, onların şeytanın vesveselerine kapıldıklarını ve dünya hayatının geçici menfaatlerine aldanarak ahiret gerçeklerini göz ardı ettiklerini gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *33/12*
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *33/12*
