# Ahzâb Sûresi, 18. Âyet (33:18)

> ۞ قَدْ يَعْلَمُ ٱللَّهُ ٱلْمُعَوِّقِينَ مِنكُمْ وَٱلْقَآئِلِينَ لِإِخْوَٰنِهِمْ هَلُمَّ إِلَيْنَا ۖ وَلَا يَأْتُونَ ٱلْبَأْسَ إِلَّا قَلِيلًا

*Kad ya'lemu(A)llâhu-lmu'avvikîne minkum velkâ-ilîne li-iḣvânihim helumme ileynâ(s) velâ ye/tûne-lbe/se illâ kalîlâ(n)*

**Meal (Diyanet):** (18-19) Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, "Bize gelin" diyenleri biliyor. Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az gelirler. Korku geldiğinde ise, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş kimse gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidince de ganimete karşı aşırı düşkünlük göstererek sizi keskin dillerle incitirler. İşte onlar iman etmediler. Allah da onların amellerini boşa çıkardı. Bu, Allah'a kolaydır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/33/18

---

## Tefsir

{"topics":["munafiklar","cihad","iman","kufur-sirk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قَدْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tahkîk","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"قَدْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"muhakkak ki"},{"position":2,"surface":"يَعْلَمُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"bilir"},{"position":3,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":4,"surface":"ٱلْمُعَوِّقِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ع-و-ق","rootLatin":"'-w-q","lemma":"مُعَوِّق","form":"Tef'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"alıkoyanları"},{"position":5,"surface":"مِنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":5,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"ٱلْقَآئِلِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَائِل","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki isme (المعوقين) atfedildiği için mansûb","gloss":"diyenleri"},{"position":7,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"için"},{"position":7,"surface":"إِخْوَٰنِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ا-خ-و","rootLatin":"a-kh-w","lemma":"أَخ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kardeşlerine"},{"position":7,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":8,"surface":"هَلُمَّ","pos":"fiil","posDetail":"Emir Fiili","root":"ه-ل-م","rootLatin":"h-l-m","lemma":"هَلُمَّ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiili olduğu için mebnî","gloss":"gelin"},{"position":9,"surface":"إِلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-e, -a"},{"position":9,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bize"},{"position":10,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":10,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":11,"surface":"يَأْتُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ا-ت-ي","rootLatin":"a-t-y","lemma":"أَتَى","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"gelmezler"},{"position":12,"surface":"ٱلْبَأْسَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-ا-س","rootLatin":"b-a-s","lemma":"بَأْس","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"zorluğa"},{"position":13,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstisnâ","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ancak"},{"position":14,"surface":"قَلِيلًا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat","root":"ق-ل-ل","rootLatin":"q-l-l","lemma":"قَلِيل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûl-i Mutlak'ın sıfatı veya Hâl olduğu için mansûb","gloss":"az"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Ahzâb Suresi 18. ayet, münafıkların veya zayıf imanlıların savaş zamanındaki tutumlarını, başkalarını savaştan alıkoymalarını ve kendilerinin de savaşa isteksiz katılmalarını ele almaktadır. Ayet, Allah'ın bu kişilerin iç yüzünü bildiğini ve eylemlerinin sonuçlarını vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْمُعَوِّقِينَ","root":"ع و ق","rootLatin":"a-v-q","meaning":"Başkalarını bir işten, özellikle savaştan alıkoyan, engelleyen kimseler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'عوق' kökünü 'bir şeyi bir şeyden alıkoymak, engellemek' olarak açıklar. Ayetteki 'el-mu'avvikîn' ise, insanları cihaddan alıkoyan, geri çeviren kimseleri ifade eder. Bu, onların hem kendileri katılmadıkları hem de başkalarını engelledikleri bir durumu yansıtır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'el-mu'avvikîn' kelimesini 'savaştan geri bırakanlar' veya 'engelleyenler' olarak tefsir eder. Ayetteki bağlamda, bu kişiler müminleri savaşa katılmaktan caydıran, onlara mani olanlardır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'engelleme' kavramının, özellikle Allah yolunda yapılan eylemleri sekteye uğratma bağlamında önemli bir yer tuttuğunu belirtir. 'Mu'avvikîn', bu bağlamda, müminlerin cihad azmini kıran, onları geri durmaya teşvik eden ve böylece topluluğun gücünü zayıflatan kişilerdir."}]},{"word":"ٱلْقَآئِلِينَ","root":"ق و ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"Söz söyleyenler, konuşanlar; ayette belirli bir tavırla başkalarına hitap edenler.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'قول' kökünü 'söz söylemek, ifade etmek' olarak açıklar. Ayetteki 'el-kâilîn', belirli bir mesajı, yani 'bize gelin, savaşa gitmeyin' çağrısını dile getiren kişileri ifade eder. Bu, onların sadece düşünmekle kalmayıp, bu düşüncelerini başkalarına da aktardıklarını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'قول' kelimesinin hem sözlü hem de fiili ifadeyi kapsayabileceğini belirtir. Ancak ayetteki 'el-kâilîn', açıkça 'söyleyenler' anlamında kullanılarak, münafıkların veya zayıf imanlıların başkalarını savaştan alıkoyma çabalarını sözlü olarak ifade ettiklerini vurgular."}]},{"word":"هَلُمَّ","root":"ه ل م","rootLatin":"h-l-m","meaning":"Gelin, yaklaşın, acele edin anlamında bir emir fiili.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'helümme' kelimesini 'gelin, yaklaşın' anlamında bir emir fiili olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, münafıkların kardeşlerine 'bize gelin, savaşa gitmeyin' şeklindeki çağrısını ifade eder. Bu, onları kendi yanlarına çekme ve savaştan uzaklaştırma çabalarının bir göstergesidir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'helümme'nin hem tekil hem çoğul için kullanılan, 'gel' veya 'gelin' anlamına gelen bir kelime olduğunu belirtir. Ayetteki bağlamda, bu kelime, münafıkların başkalarını savaştan alıkoymak için kullandıkları doğrudan ve davetkar bir ifadeyi temsil eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'helümme'nin aslen 'hâ' ve 'lemme'den türediğini ve 'acele et' veya 'gel' anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki kullanımı, münafıkların, müminleri savaştan uzaklaştırıp kendi yanlarına çekmek için acil bir çağrı yaptıklarını gösterir."}]},{"word":"ٱلْبَأْسَ","root":"ب أ س","rootLatin":"b-e-s","meaning":"Şiddet, zorluk, savaş, sıkıntı, korku.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'el-be's' kelimesini 'şiddet, savaş' olarak açıklar. Ayetteki 'lâ ye'tûne'l-be'se illâ kalîlen' ifadesi, onların savaşa ancak çok az katıldıklarını veya savaştaki zorluklara karşı isteksiz olduklarını belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'بأس' kökünün 'şiddet, zorluk, korku' gibi anlamlara geldiğini ve Kur'an'da genellikle savaşın zorluklarını veya Allah'ın azabını ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'el-be's', savaşın zorluğunu ve tehlikesini temsil eder ki münafıklar bundan kaçınmaya çalışırlar."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'el-be's' kelimesini 'savaş' ve 'şiddet' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, münafıkların savaşa katılmaktan kaçındıklarını ve ancak çok az bir kısmının bu zorluğa katlandığını vurgular."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Ahzâb Sûresi** · *33/18-19*
- **Ahzâb Sûresi** · *33/18-19*
- **Ahzâb Sûresi** · *33/18-19*
- **Ahzâb Sûresi** · *33/18-19*
